Yazarlar

MEBİT

NEREYE KADAR

NEREYE KADAR

Abone Ol

2015-12-15 15:00:00

Güneydoğu ateş hattında Türkiye ise güneydoğu olaylarına sesiz. Gün geçmiyor ki olaylar durmuyor ve gün geçtikçe olaylar vahim bir şekilde artmaya devam ediyor. Gerginlik ve korku artıyor. Kimse can korkusuyla sokağa çıkamıyor.


Memleketini terk eden 50 bin Cizreli vatandaşımız. Mecburi bir şekilde can güvenliği olmayan memleketlerini istemeyerek terk etmek zorunda kalıyorlar. Kim olsa onların yaptığını yapar çünkü yaşam şartlarına uzak bir yerde yaşamak mümkün değil. Ekmeğin, suyun, elektriğin, huzurun ve mutluluğun olmadığı yerde kim yaşayabilir ki.? Her gün silah ve bomba sesini olduğu yerde yaşamak mümkün değil. Vatandaşımız bu zorlu yaşam şartlarını bırakıp daha huzurlu bir yaşam için yanlarına aldıkları mutsuzluklarına, mutluluk verecek bir yer için, düşmüşler yollara.


Diyarbakır, Cizre, Silopi; Nusaybin ve Dargeçit’te çıkan terör olayları halkı perişan etmiş durumda. Kimse halkı düşünmüyor ve olan yine zavallı suçsuz halka oluyor. Nereye kadar sürecek bu olaylar neden bir çözüm üretilmiyor?. Neden kimse engel olmuyor?. Halka uygulanan zülüm ve eziyet nereye kadar sürecek çok merak ediyorum. Türkiye geneli bu duruma sesiz kalınıyor bu vahim bir olay. Artık Türkiye halkı ne yapacağını bilmiyor çünkü orada çıkan terör olayları herkesi korkutuyor. Ve halk ne yapacağını bilmiyor. Bölgeye konaklanan terör ve oradaki güvenlik güçleri arasında çok sert bir çatışma yaşanıyor bu durumda en çok etkilenen ister istemez halk oluyor.


Cizre’de artan terör olayları yüzünde eğitim askıya alındı. Öğretmenlere gelen bir mesajla Cizre öğretmenleri mecburen görev yaptıkları yeri ve öğretmenlere umutla bakan öğrencilerini bırakıp memleketlerine gönderildiler. Öğretmenler can tehlikesi ile mecburen gitmek zorunda kaldılar. Bir öğretmen arkadaşım Cizre’de görevini yaparken çektikleri zorluları anlattı. Şunları söyledi….


“Biz çok kötü şartlar altında görevimizi yerine getirmeye çalışıyorduk. Silah ve bomba sesinin olduğu yerde ne bizim eğitim verebiliyorduk nede öğrenciler eğitim alabiliyorlardı. Çünkü hepimizin can korkusu vardı. Kimse dışarı çıkamıyordu bu yüzden istemeyerek de olsa görevimizi geçici bir süreliğine bıraktık.” dedi. Oradaki halk gibi eğitmenlerde zor şartlar geçiriyorlar. Herkes gibi onlarında yaşama hakları var. Ama olan eğitim alıp bir yerlere gelip kendisine ve ailesine daha iyi bir yaşam için okuyan, okumayı seven kaleme, silgiye, ve deftere aşık olan geleceğe umutla bakan zavallı çaresiz çocuklara oldu. Öğretmenler tekrar ne zaman döneceği belli değil. Bu sürede aksayan eğitim nasıl telafi edilecek ve nasıl bir çözüm üretilecek bilinmiyor.


Bu durumu yaratanlar acaba huzurlular mı çok merak ediyorum. Nereye kadar sürecek acı, gözyaşı, ölüm, korku, sitem, açlık, huzursuzluk ve çaresizlik. Gün geçtikçe daha çok artan olaylar yavaş yavaş sıçrıyor. TAHİR ELÇİ gibi ölümler geliyor. Olaylar hiç iyiye gitmiyor. Bu olaylara nasıl çözüm üretilir bilemiyorum ama bildiğim tek şey ortam gittikçe kötüye gidiyor. TÜRKİYEYİ, SURİYELEŞTİRMEYİN

  • Etiketler :
  • Van Haber