Yazarlar

deepblue

VAN BÖLGE HASTANESİ NE DURUMDA?

VAN BÖLGE HASTANESİ NE DURUMDA?

Abone Ol

2012-12-27 15:00:00

,  Bölge Araştırma Hastanesi…

            Bölge için büyük bir nimet.

Neredeyse küçük bir şehir kadar. Yüzlerce çalışanı var ve günde binlerce hasta orayı ziyaret ediyor. İmkanlarıyla, belki de Türkiye’nin sayılı hastaneleri arasında.

Görkemi ve uğrayanı sayesinde Van – İpekyolu – Edremit hattı, neredeyse günün her dakikasında çok canlı. Verdiği hizmetlerle, uzun yıllar adından söz ettirebilecek kadar donanımlı.

Bu hastane sayesinde, Edremit tarafındaki arsaların fiyatları neredeyse 3 katına çıktı. Hiç hesapta olmadığı halde, günde onlarca insan bu hastanenin bahçesinde sattığı simit, çiçek, çay gibi şeylerden geçimini sağlıyor.

Ama bu hastanenin eksik bir yanı var ve bu eksik yanı yüzünden, bu saydıklarımın hepsinin tadı kaçabiliyor. Hastanenin idari sistemi…

İdari sistem ya işlemiyor ya da çok kötü işliyor.

Tabi bu hastaneyi kim nasıl yönetiyor bilmiyorum ama  kim yapıyor olursa olsun, iyi yapmıyor.

Neden? Sayayım…

Hastaneye ilk girdiğinizde, dış kapısında ya güvenlik yok ya da güvenlik işini yapmıyor. Onlarca araç, yüzlerce yaya birbirine karışıyor. Trafik ışıklarında, ışıklar 3-4 kez yanıp sönüyor ama araçlar yerinden oynayamıyor. Mesela bugün o ışıklarda, içinde acil hasta olan ve sirenleri sürekli çalan bir ambulans dakikalarca beklemek zorunda kaldı.

Araç park yeri çok kötü. Yüzlerce araç aynı anda park edebilir ama hastane bahçesinde 5-6 kez tur attığınız halde park yeri bulamıyorsunuz. Bahçede  hasta ve hasta yakınına ait olmayan onlarca araç var. bu araçlar günlerce, belki de haftalarca orayı işgal ediyor. Hatta il dışına gidenler, gelip araçlarını oraya park edip gidiyor. Hiçbir Allah’ın kulu bu parka bir düzen getirmeye çalışmıyor. Onlarca park görevlisi ve güvenlik görevlisi var. ama hiç biri bu bahçede olumsuz giden duruma müdahale etmiyor, hepsi bu kötü manzarayı sadece izliyor.

İçeri girdiğinizde, hastanenin onlarca kapısıyla karşılaşıyorsunuz. Hangi kapının nereye çıktığına dair yeterince yönlendirme yok.

Ben tam 3 danışmaya “işitme ünitesi”ni sordum ama üçü de bilmediğini söyledi.

Danışma yazılan yerde güvenlik görevlisi oturuyor. Güvenlik görevlileri, girilmesi yasak olan yerlere girilmesini engellemiyor.

Biraz üstelediğinizde, istediğiniz birimlere girebiliyorsunuz. Bu birimlere yoğun bakım dahil. Hatta yoğun bakım ünitesinde, o kadar giren çıkan oluyor ki, kimin çalışan, kimin hasta, kimin hasta yakını olduğunu bilemiyorsunuz. İçeriden, hemşire olduğunu anladığım biri uzaktan sürekli bağırıyor.

Hatta şunu da belirteyim: Yenidoğan yoğun bakım ünitesinin kapısında bekliyorduk. Hastanenin bir çalışanı geldi ve kapının şifresini bilmiyordu. O sırada bir hasta yakını şifreyi yüksek sesle söyledi, hastane çalışanı o şifreyi girdi ve içeri girdi. İsterseniz şifreyi yazayım: 35xxx.

Kayıt masalarında onlarca kişi birikiyor. Hiçbir sıra yok. Onları yönlendiren kimse yok. Sırada olanlar birbirlerine zarar verebiliyor. Aralarındaki tek çalışan ise sürekli kayıt yapıyor ama yetersiz kalıyor.

Başka bir şey: Danışma yerlerinin bazılarında bilgisayarlar var. o bilgisayarlara gidin bakın. O bilgisayarlarda Hakkarim.net web sayfası neredeyse sürekli açık. (Bilmeyenler için hatırlatayım: Hakkarim.net web sayfası, okey oyunuyla ünlü bir sitedir.)

Benim burada çalışanlara söyleyecek bir sözüm yok. Yöneticilere de söyleyecek bir sözüm yok. Hiçbirini de tanımıyorum. Ama bu hastanenin bizler için büyük bir nimet olduğunu bilmemiz lazım ve bu hastane çok daha iyi idare edilebilir. Kuşkusuz ki burada her çalışan elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyordur. Ama kendi odalarına çekilip günlerce odasından başka bir birime uğramayarak ve sadece evrak imzalayarak idarecilik yapılmaz.

İdareci, en büyük işçidir.  Bütün çalışanlarından çok daha fazla ve çok daha iyi çalışmak zorundadır. İdareci lider olmak zorundadır. Kurumunda neler olup bittiğini, nelerin eksik olduğunu ve bu eksikliklerin nasıl giderilmesi gerektiğini bilmek zorundadır. Ve en önemlisi, bu eksiklikler dile getirildiğinde küsmeden, darılmadan öz eleştirisini yapabilmelidir. Ben bu konuda onlara güveniyorum.

Sağlık çalışanı, aynı zamanda rehabilite edebilen olmalıdır. Kucağındaki bir haftalık anneye bir sağlık çalışanı bağırıyorsa, bilgisayardaki oyunu bozulmasın diye dönüp yanıt vermiyorsa, hastaları duruyorken o bilgisayar başında atama tercihlerini yapıyorsa, burada bir sorun vardır. Bu sorun giderilmelidir.

Bugün, yani 24 Aralık 2012. Ben oradaydım. Türkçe bilmediği için derdini anlatamayan yaşlı bir kadın neredeyse hastane çalışanı tarafından kovuluyordu. Yaşlı kadına bir çok kez hakaret edildi. Hangi çağın evlatlarıyız bizler? Dönüp şöyle bir kendimizi silkelememiz gerekmez mi?

  • Etiketler :
  • Van Haber