Yazarlar

VANNE FUAR

YÖNETİLEMEYEN KULÜP B.VANSPOR

YÖNETİLEMEYEN KULÜP B.VANSPOR

Abone Ol

2014-05-06 15:00:00

Beyler!

Bu takım 1.ligin kapısından döndüğü Eyüpspor maçından beri bir türlü düzen tutmuyor.

Neden anlamak istemiyorsunuz? İş bilenin, kılıç kuşananın demişler…

‘‘Bizim içimizde futbol takımını yönetecek kabiliyette adam yok’’ deyip çıkın işin içinden!

Ne insanları boş hayallere kaptırın ne de trilyonları boşa harcayın…

Size bir hatırlatma yapayım mı?

2011 yılında 2. ligdeyken federasyondan çok övünerek ‘‘Ulusal Kulüp Lisansı’’ almıştınız.

Gerçekten de bu lisansı ilk alan kulüplerden biriydi B.Vanspor.

Fakat bu lisansı alan kulüplerle federasyon bir sözleşme imzalar.

Ve bu sözleşmenin ilk maddelerinden biri; Kulübün gerekli eğitimi almış profesyonel kadrolarla çalışması şartıdır.

Yani anlayacağınız dilde söyleyeyim, kulüp yönetmek için ‘‘eğitim şart’’ demek isteniyordu.

Şimdi siz takım elbiselilere sorarım; Genel Kaptanlık müessesesi ne için var, Basın Sözcüsü nedir, Futbol Şube Sorumlusu kimdir?

Transfer Komitesi ne işe yarar, fonksiyonu nedir. Bunlar hakkında en ufak bir fikriniz ya da söyleyecek sözünüz var mı?

Hadi bunları geçtik diyelim…

Peki, siz bunu da mı bilmiyorsunuz?

Bizim ülkemizde, bir takımda ancak işler iyi gitmediği zaman en kolay yol seçilir ve teknik direktör gönderilir.

Bilmem farkında mısınız?

Bu kuralı tersine çevirerek ‘‘başarılı teknik direktörü devre arası gönderip Türk futbol tarihine geçtiniz’’ hem de defalarca…

Siz geçmişte (2011 de 2. ligdeyken) ‘‘Vanspor armasıyla bile ligde kalır’’ diyerek, futbol lügatimize veciz bir söz ekleyen, Mehmet Şansal adlı şahsı da o embesil vizyonunuzla takımın başına getirmemiş miydiniz?

İlk yarı, Rahim Zafer’le 20 puan toplayan13.sıradaki takımı, ikinci yarı sadece 4 puan toplayıp direkt 3.lige yollayarak Oscarlık bir performans göstermemiş miydiniz?

Bu sene de Yahya Sönmez’le ilk yarı 25 puan toplayan 8. sıradaki takımı, üstelik kupada tarihi sonuçlara imza atmışken ve de en golcü oyuncuları olan Aykut, Volkan gibi topçuları göndererek Ramazan Silin’le beraber yine Oscara aday olmadınız mı?

Neyse ki bu defa jüriyi ikna edemediniz ve 1 puanla hevesiniz kursağınızda kaldı.

Keşke takımların yönetici transfer etme şansı da olsaydı. Zira 2011 de yapılan yanlışlar, alınan sonuçlar bugünküyle tıpatıp aynı.

Şimdi kalkıp ta o zamanki yönetim farklı şimdiki yönetim farklı demeyin bize.

Yönetim değişse de mantalite değişmiyor ne yazık ki...

Yetmedi takımın adını değiştirdiniz. Yetmedi takımın renklerini gökkuşağına çevirdiniz. O da yetmedi, takımı sanki siyasal bir partiymiş gibi As başkanlık yerine Eş başkanlık Sistemiyle yönetmeye kalktınız.

Yeter artık! Bu halkın zekâsıyla daha fazla alay etmeyin…

Kimi Süper lig takımlarının hayal bile edemeyeceği bir seyirci potansiyeline sahipsiniz.

İnanılmaz bir medya gücü ilde mevcutken, ulusal anlamda yayın yapan yerel TV’lere, ulusal kalitede baskı yapan günlük, dinamik yerel gazeteler, internet siteleri varken, takımı kapalı kutu gibi yönetip, taraftarından, basından koparmak neden?

En önemlisi de tüm imkânsızlıklara, hor görülmeye rağmen, futbolcuların sırtını sıvazlayarak sahaya süren Hocaları göndermek neden?

Aynı muameleler geçmişte Turgay Karatekin, Mehmet Tuğrul, Nevzat Şipal ve Zeki Yılmaz gibi Vanlı Hocalara da reva görüldü.

Ve ne şanslısınız ki, tüm bunlara rağmen takımını bir daha kaybetmeye gönlü el vermeyen cefakâr seyircisi sayesinde, sadece ve sadece bir puan farkla lige tutundu da paçayı yırttınız.

Takımı değirmene çevirdiniz, harcadığınız paralar bir tarafa, bitirdiğiniz futbolcular, yediğiniz teknik adamları hiçbir vicdan kabul etmez…

Kendime haklılık payı bırakıp ‘‘ben demiştim’’ demekten nefret ederim ama ilk yarı sonunda yine bu köşeden yaptığım değerlendirmede kısaca şunları yazmıştım:

Bu zorlu maratonda kısıtlı kadro ve alternatifsiz bir yedek kulübesiyle, bu takımda bazen beklenenin üstünde performanslara da şahit olduk elbette. Lakin bunu tamamen futbolcu kardeşlerimizin amatör ruhla, ortaya koydukları gayretlerine borçluyuz. Kuşkusuz Yahya Hocanın hakkını da teslim etmek gerek.

Takımın sezona nasıl belirsizliklerle başladığını hepimiz biliyoruz. Ve ardından hiçte beklemediğimiz istikrarsız da olsa iyi sayılacak sonuçlar almış, üstelik kupada şimdiye dek görülmemiş bir başarıya imza atan bir ekip varken şimdi yeniden yapılanma sebebiyle bir kan değişikliği gündemde…

Bizleri sezon sonu nasıl bir akıbet bekliyor bilmiyoruz ama takımın bu eksantrik hali yetmezmiş gibi bir de yönetim, son hafta Yahya Sönmez i göndererek adeta üstüne tüy dikiyor.

Sormak lazım; acaba hoca başarısız olduğu için mi gönderildi, yoksa koyduğunuz hedefe mi ulaşamadı?

Eğer ligde ilk beşi düşünüyorsanız, buyurun Ocak ayında özellikle forvete ve defansa bir iki transfer yapında hedefinizde ciddi olduğunuzu anlayalım.

Hoş bu saatten sonra hangi futbolcuyu nasıl ikna edip, Van a getireceksiniz bunu da merak ediyoruz doğrusu…

Her şeye rağmen takımını iç saha, deplasman demeden çılgınca alkışlayan ve özlem dolu, ümit dolu gözlerle izleyen bu seyirci varken, Allah aşkına bir kez olsun profesyonelce düşünün, sağduyuyla yönetin bu takımı! …diye bitirmiştim yazımı.

Ve ligin sonuna geldik.

Düşme hattının sadece bir puan önünde ligi tamamlayabildi bu takım.

B.Vanspor’u yönettiğini zannedenler(!)

Başarısızlığın, basiretsizliğin, beceriksizliğin kitabını yazdınız da bir kez olsun kendinizi sorgulamadınız, pay çıkarmadınız, ders almadınız…

Neden kabullenmiyorsunuz? Futbol takımında başarı, amatör ruhla sağlanır ama o takımı başarılı yönetmek ancak profesyonel kadrolarla mümkündür. O yüzden her sezon profesyonellik çarkı gelir, sizi ezer böyle ne olduğunu anlamadan.

Defalarca söyledik, bu iş belediye modeliyle yürümüyor. Taraftarla kulübün bütünleşmesini sağlayamıyor diye.

B.Vanspor Kulübü, belediyenin su ve kanalizasyon işleri idaresi, fen işleri birimi neyse, sanki kulüpte belediyenin bu alt birimlerinden biriymiş gibi yönetilemez!

Aynı zamanda bu durum, kulübün farkında olmadan hızla siyasallaşmasını sağlıyor. Bu yüzden taraftarın bütününü kucaklayamıyor.

B. Vanspor un kulüple taraftarlar ve basın arasındaki kopukluğu giderecek, taraftarlarının gücünü ön plana geçirecek projelere ihtiyacı var.

Ve bunu sağlayacak ortak akıl devreye sokulmalıdır.

İşte bu yüzdendir ki her yıl birbirinin kopyası sezonlar yaşıyoruz.

Beyler, bu ülkede futbol takımı yönetmek her babayiğidin harcı değildir. Bıçak sırtında yürümek gibidir. Çok iyi giden takım, en ufak isabetsiz bir kararda geri dönüşü olmayan yollara girer. Türk futbolu veya Vanspor’ un tarihi bunun acı örnekleriyle doludur.

Ben yazmaktan yıldım, siz tekrarlamaktan bıkmadınız. Fakat benim ümidim artık tükendi.

Haa, ‘‘tek derdimiz B.Vanspor değil’’ diyorsanız ki zaten öyle olduğu anlaşılıyor, o zaman takımdan Vanspor’un adını da çıkarmanız çok isabetli olmuştur...!

  • Etiketler :
  • Van Haber