Yazarlar

VANNE FUAR

B.Vanspor'un ilk yarı karnesi

B.Vanspor'un ilk yarı karnesi

Abone Ol

2013-12-23 15:00:00

İLK YARININ ARDINDAN

 

Zorlu maratona Şekerspor’u deplasmanda 2-0 yenerek başlayan B.Vanspor, daha sonra evinde Arsinspor’u mağlup ederek ikinci hafta liderlik koltuğuna oturmuştu.

 

İlk 6 haftada 11 puan toplayan B.Vanspor daha sonraki haftalarda inişli çıkışlı bir grafikle, ilginç sonuçlara imza atarak, devreyi 25 puanla 8. sırada tamamlayabildi.

 

Kimi zaman ligde hiç puanı olmayan takıma üç puan verdi, kimi zamanda bütçesinin 5 katı büyüklüğündeki 1. lig takımlarını üst üste kupa dışına itti.

 

İstikrarsızlık göbek adımız olsa gerek! B.Vanspor bunu hep yapıyor…

 

Kupadaki muhteşem performans sonrası üst üste kaybedilen dört maç, ardından ilk yarının son deplasman maçında Gölcükspor’dan 3 golle alınan üç puan, aklımızda kalan diğer tutarsız sonuçlarıydı.

 

Özellikle evimizdeki maçlarda ilk yarı birçok müsabakada hayal kırıklığı yaşadık. Oysa içerdeki maçlar, bir zamanlar takımın ligdeki gidişine yön verirdi. Ve takımın geçmişine baktığımızda, evinde kaybetmeyen sezonlar mutlaka şampiyonluklarla sonuçlanmıştır.

 

İstatistiklere göz attığımızda, ilk yarıda evimizde oynadığımız dokuz maçın sadece dördünde galip gelmiş bir takım görüyoruz. Aslında bunun sebepleri araştırılmalıdır…

 

Çünkü takım deplasmanda çok daha iyi futbol ortaya koyarken evinde son derece tutuk bir oyun sergiliyor. Toplam yedi galibiyetin 3’ü deplasmanda kazanılmış...

 

Yine 25 puanın 10’u deplasmanda toplanmış, ayrıca en farklı galibiyet yine deplasmanda 3-0’ la kazanılmış. Yediğimiz toplam 18 golün dokuzunu, evimizde oynadığımız maçlarda yemişiz. İç sahada iki de mağlubiyetimiz var. Yani, seyircinin olumlu yönde etkisinin beklendiği içerdeki maçlarda alınan bu can sıkıcı sonuçlar, bir soru işareti olarak karşımıza çıkıyor.

 

Takımda, kupa maçlarıyla beraber tam 20 maç forma giyen Mazlum’u, 19 maçla Volkan ve Emrah, 18’er maçla Birol, Maksut ve Ersoy izledi. Takımın en golcü futbolcuları ise sırasıyla Volkan (6 gol), Mazlum ve Aykut (4 gol), Birol 3 golle fileleri havalandırdılar.

 

En hırçın futbolcular ise; 6 sarı 1 kırmızı kart ile Ümit olurken bu futbolcuyu 5 sarı 1 kırmızı kartla Semih takip etti.

 

Takımın izlediğimiz maçlarından öne çıkan en büyük zaafı çok kolay gol yemesidir. Özellikle defans bloğunun sağına bir türlü çare bulunamazken, gollerin büyük bir kısmı sağ kanattan yediğimiz kontrataklardan geldi.

 

Diğer zaaflardan biride, pozisyon üretmekte sıkıntı çekmememize rağmen çok zor gol atmamız. Üst üste izleme fırsatı bulduğum Marmara deplasmanlarında dört maçtan sadece Gölcükspor maçında bu zaafı yenebildik.

 

Özellikle İstanbulspor maçı ders olarak anlatılmaya değer ölçüdeydi. Bir deplasman takımı karşısındaki rakip kendinden daha üst sıralarda olmasına rağmen, nasıl bunca pozisyon üretir

ve nasıl yenilir anca böyle anlatılırdı. Bir Kocaeli maçı da bundan farklı değildi. Keza, 90+2 de kaybedilen Tuzlaspor maçı da. Zaten zirveden kopuşumuz da bu şanssızca geçen maçların oynandığı periyoda rastlıyor.

 

Kısıtlı kadro ve alternatifsiz bir yedek kulübesiyle, bu takımda bazen beklenenin üstünde performanslara da şahit olduk elbette. Lakin bunu tamamen futbolcu kardeşlerimizin amatör ruhla, gayretkeş çabalarıyla ortaya koydukları performanslarına borçluyuz. Kuşkusuz Yahya Hocanın hakkını da teslim etmek gerek.

 

Takımın sezona nasıl belirsizliklerle başladığını hepimiz biliyoruz. Ve ardından hiçte beklemediğimiz istikrarsız da olsa iyi sayılacak sonuçlar almış, üstelik kupada şimdiye dek görülmemiş bir başarıya imza atan bir ekip varken ‘‘yeniden yapılanma’’ sebebiyle bir kan değişikliği gündemde…

 

Bizleri sezon sonu nasıl bir akıbet bekliyor bilmiyoruz ama takımın bu eksantrik hali yetmezmiş gibi bir de yönetim, son hafta Yahya Sönmez’i göndererek adeta üstüne tüy dikiyor.

 

Sormak lazım; acaba hoca başarısız olduğu için mi gönderildi, yoksa koyduğunuz hedefe mi ulaşamadı?

 

Eğer ligde ilk beşi düşünüyorsanız, buyurun Ocak ayında özellikle forvete ve defansa bir iki transfer yapında hedefinizde ciddi olduğunuzu anlayalım.

 

Hoş bu saatten sonra hangi futbolcuyu nasıl ikna edip, Van’a getireceksiniz bunu da merak ediyoruz doğrusu…

 

Her şeye rağmen takımını iç saha, deplasman demeden çılgınca alkışlayan ve özlem dolu, ümit dolu gözlerle izleyen bu seyirci varken, Allah aşkına bir kez olsun profesyonelce düşünün, sağduyuyla yönetin bu takımı!


  • Etiketler :
  • Van Haber