Yazarlar

deepblue

GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM

GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKALIM

Abone Ol

2013-02-04 15:00:00

     Dünyanın neresine bakarsanız bakın, gençliğin gözünde endişe, korku, gelecek kaygısı ve vurdumduymazlık görürsünüz. Bizim gençliğimizin gözlerinin içindeyse yaşam ışıltısını, gelecek sevincini, umudu ve saygınlığı görürsünüz. Bizim gençliğimizin ışıltısı, güneşin en parıldayan ışıltısıdır. Saygılı, nerede ne zaman ne yapması gerektiğini bilen ve başarı umudunu asla yitirmeyen bir gençliktir.

            Ancak son zamanlarda gençliğimiz çok yalnızlaştırıldı.

            Gençliğin, düzeyi ne olursa olsun, ellerinden tutan birilerinin desteğine ihtiyacı vardır. Onların önünden gidenlerin, onlara ışık olmaları gerekir.

            Ne yazık ki bizim büyüklerimiz ve yetkililerimiz bunun bilincinde değiller. Özellikle depremden sonra umutları kırılan, çalışmaları dağılan gençliğe yol gösterici hiçbir çalışma yapılmadı. Ne valilik, ne belediye, ne ilimizdeki STK’lar, ne siyasi partiler, ne emniyet müdürlüğü… Hiçbiri bu konuda yapması gerekenin mislini bile yapmadı.

            Annelere ve babalara gelince…Onlar da zaten depremden dolayı psikolojik tahribat yaşadılar. Onlara da hiçbir destek verilmedi. Ancak onlara destek verilmemesi, onların çocuklarını olduğundan daha fazla etkiledi.

            Hemen hemen her aile, çocuğundan beklentilerini arttırdı. Çünkü deprem döneminde, en çok okumanın ve meslek sahibi olmanın farkına bir kez daha vardılar. Hal böyle olunca her aile, çocuğunun sınavlaı kazanması için daha çok çaba göstermiş oldu.

            Peki çocuklar ne yaptılar? Söyleyeyim: Beklentileri artan anne-babalarına karşı mahcup olmamak için daha iyi çalışmaya karar verdiler. Ancak psikolojik sorunların yanı sıra, sosyolojik sorunlar da giderilmeyince…Yani çocuğun ailesi konteynırdan çıkarılınca, taşındıkları TOKİ’de sorunlar diz boyu olunca, yıkılan okulu yapılmayınca, 80 kişilik sınıflarda ders görmeye başlayınca işler değişiyor tabi.

            Alın işte…Van’ın neresine giderseniz gidin, hemen herkesten bu yıl duyduğunuz klasik laflar: “Bu yıl berbat bir öğrenci profili var. Bütün enkazlar burada. Bütün yılların en kötü öğrencileri. Hiçbiri kazanmayacak. Çok saygısız bir kitle var…”

            …Ve işte intihar vakaları…

            Sokaklarda çoğalan tinerciler…

            En ufak tartışmalarda sonu hoş olmayan sokak kavgaları…

            Çünkü gençlik sahipsiz bırakılıyor.

            Çünkü gençliğe yol gösterilmiyor.

            Çünkü gençlik anlaşılmıyor.

            Çünkü gençliğe, kaldıramayacakları yükler bindiriliyor.

            Çünkü gençlik için empati kurulmuyor.

            Çünkü başarıyı teşvik edici seminerler, konferanslar, paneller yapılmıyor.

            Çünkü dayanışmayı, saygıyı, sevgiyi, iş bölümünü, iş sahalarını anlatan toplantılar yapılmıyor.

            Çünkü onlar arasında tatlı rekabeti arttıran yarışmalar, müsabakalar, turnuvalar düzenleniyor.

            Çünkü kurduğumuz bütün cümlelerin başlangıcı şöyle: “Bizim dönemimizde…”

            Oysa uyanmanın zamanıdır şimdi. Ey büyükler, ey yetkililer, ey vekiller, ey anneler, ey babalar…Bakın gençleriniz elden gidiyor. Dönüşü olmayan hatalar baş göstermeden, dönün kendinize ve gençleriniz için ne yaptığınıza bakın. Bir genç sadece okula gönderilmekle, sadece dersaneye gönderilmekle, sadece fırçalanmakla, sadece evlendirilmekle kazanılmaz. Bir gence sadece harçlık verilerek, sadece onunla televizyon seyrederek, sadece ona kızarak sahip çıkamayız.

            İster kabul edelim ister etmeyelim, ilimizin gençliği bugün, her zamankinden çok daha kırgın ve kızgın. Çok daha hassas ve çok daha duygusal. Ve gençlerimizin bugün, her zamankinden çok daha fazla desteğe ihtiyaçları var.

            O halde durmanın zamanı değil, gençlerimizi her zamankinden çok daha fazla sahiplenmenin ve desteklemenin zamanıdır. Onların ruhuna hitap edin. Onları yüreklendirin, cesaretlendirin. Onlar, bu dünyadaki en değerli varlıklarımız. Onları koşulsuz kabul edin ve sevin.

            …Ve son isteğim…

            Bu yazıyı okuyan herkes, lütfen bugün eve gittiğinizde ya da çocuklarınızı ilk gördüğünüz yerde, ona her zamankinden çok daha sıkı sarılın. Siz ona sarılın ki o da geleceğinin güzel düşlerine sarılsın.    

 

  • Etiketler :
  • Van Haber