Yazarlar

deepblue

İLİMİZDE AĞIZ VE DİŞ TEDAVİSİ DUYARSIZLIĞI

İLİMİZDE AĞIZ VE DİŞ TEDAVİSİ DUYARSIZLIĞI

Abone Ol

2012-06-06 15:00:00

 

Bir dişim ağrıdı ve bu dişim sayesinde, ilimizde sağlık hizmetinin ne kadar rezil olduğunu gördüm.

31 Mayıs 2012 akşamı bir dişim ağrıdı ve sabaha kadar uyuyamadım. Sabah ilk işim Van Ağız ve Diş Hastanesi’ne gitmek oldu. İçeri girdim ve girişteki masada oturan görevliye muayene olmak istediğimi söyledim. Muayene olabilmem için, merkezi sistemden randevu almam gerektiğini, bunun için de 182’yi aramam gerektiğini söyledi.

Hastaneden çıkar çıkmaz 182’yi aradım ve en kısa süreye randevu almak istediğimi belirttim. En kısa sürenin 07 Haziran olduğunu söylediler ve o güne randevu aldım.

Ancak dişimin ağrısı çok fazlaydı. Ağız ve Diş Hastanesi’ni telefonla aradım ve durumumu belirttim. Acile görünebileceğimi söylediler. Gittim ve acile kaydımı yaptırdım. Sol elim sol yanağımda acil servisine gittim. Acil servis odasındaki manzara aynen şöyleydi: Bir temizlik görevlisi hasta koltuğuna uzanmış dinleniyordu, kayıtlara bakan bir bayan cep telefonuyla oynuyordu, iki kişi de diğer köşede sohbet ediyordu. Doktor yoktu. Durumumu belirttim, hiçbiri yüzüme bakmadan doktor çağıracaklarını söylediler. Yaklaşık 15 dakika sonra doktor geldi. Bu sırada ben, hemen arkamdaki “röntgen” kısmından çok yüksek sesle dinlenen müziği dinledim.

Doktor geldi. Üstü başı dağınık, sakalları uzamış genç bir doktor. İki ilaç yazdı, polikliniğe gitmem gerektiğini söyledi ve beni gönderdi.

Doktorun dediğini yaptım. Cumartesi sabahı polikliniklere gitmek için hastaneye gittim, nüfus cüzdanımı uzattım ama sıra kalmadığını söylediler.

Öğleden sonra gittim, sadece acile verebileceklerini söylediler.

Ertesi gün Pazar olduğu için gitmedim.

Dişimin ağrısından hiçbir şey yiyemiyorum ve içemiyorum; uyuyamıyorum. Acilden verdikleri ilaçları alıyorum ama ağrıyı kesmiyor.

Pazartesi sabahı erkenden gittim. İçerisi tıklım tıklımdı. Kimin nerde, neyin nasıl olması gerektiği belli değildi. Her yer karmakarışıktı.

Hamilelere, yaşlılara ve engellilere yönelik hiçbir çalışma görülmüyor.

Aşağıdan kimlikler sıralanmış ve sıra verilen üste çıkıyor.

Üst katlarda dişleri çekilenlerin bağırmalarıyla, güvenlik görevlisinin bağırmaları birbirine karışıyor. Hemen herkes durduğu yerden söyleniyor.

Kimliğimi uzattım, yine sıra bitmiş. “Ama daha erken, nasıl biter” diyorum; “bitti kardeşim, ne yapayım yani” tepkisiyle karşılaşıyorum.

Aynı günün öğleden sonrasında erkenden gittim. Daha saat 14.00 olmadan… Acile verebileceklerini söylediler, acil istemediğimi söyledim. Birinci katta bir doktora gönderdiler. Çıktım, yaklaşık 2 saat bekledim. Göründükten sonra doktor film çekmemi istedi. Filmi çektirip götürdüm. İlaç yazdı ve “yarın gel polikliniklere çık” dedi. “Peki” dedim ve çıktım.

Ertesi gün, yani Salı günü. Öğleden sonra Saat : 13.00’te sıraya girdim.

Sıram Saat: 14.09’da geldi ve doktora göründüm. Nazikçe “kolay gelsin, doktor bey” dedim. Doktor beyin cevabı şu: “Kolay değil kardeşim, kolay değil. Şikayetin nedir?”

Şikayetimi söyledim, filmi gösterdim. “4 gündür gelip gidiyorum, dişim çok fena ağrıyor. Filmde de göründüğü gibi, sanırım köprünün altı çürümüş.”

Doktor bey “ben köprü möprüyle uğraşamam” dedi. “Anlamadım” dedim. “Kardeşim bir sürü işim var, köprüye ayıracak zamanım yok benim, sen üniversiteye git.” dedi.

Şaştım kaldım. “Doktor bey, hastanenizde köprü yapılıyor mu” diye sordum. “Evet” dedi. “Peki neden ben bu haktan faydalanamıyorum?” “Kardeşim ben uğraşamam, başka yere git.” dedi.

Bir süre sandalyeden kalkmadım ve dişimin fena ağrıdığını söyledim, bir çare bulmasını istedim. Bu sırada, sıradaki hasta başucumda bekliyordu. “Haydi kardeşim haydi, başka yere” deyip kaldırdı beni.

Dişim hala ağrıyor. Hem de çok fena ağrıyor. Ama toplumumuzun çektiği bu çilenin, bu çağdışı muamelenin, bu insanlık ayıbının, bu rezaletin ağrısından, dişimin ağrısı hafifledi.

Yazıklar olsun. Bu toplumun zaaflarını kullanıp, toplumu sömüren okumuş aydın soytarılarına yazıklar olsun.

 Ha bu arada,  Van Ağız ve Diş Hastanesi’nin internet sitesinde, “haklarınız nelerdir?” diye bir bölüm var.

İşte bu bölüm:

1) Hizmetten genel olarak faydalanma:
Adalet ve Hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde sağlık hizmetlerinden faydalanma, Irk, dil, din ve mezhep, cinsiyet, felsefi inanç, ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınmadan hizmet alma hakkı vardır.

2) Bilgilendirme ve bilgi isteme:
Her türlü sağlık hizmetinin ve imkanının neler olduğunu öğrenmeye ve sağlık durumu ile ilgili her türlü bilgiyi sözlü veya yazılı isteme hakkı vardır.

3) Sağlık kuruluşunu ve personelini, seçme ve değiştirmeye :
Sağlık kuruluşunu seçmeye, değiştirmeye ve seçtiği sağlık tesisinde verilen sağlık tesisinde verilen sağlık hizmetlerinden faydalanmaya, sağlık hizmeti verecek, vermekte olan tabiplerin diğer sağlık çalışanlarının kimliklerini, görev ve ünvanlarını öğrenmeye seçme ve değiştirmeye hakkı vardır.

4) Mahramiyet:
Gizliliğe uygun bir ortamda her türlü sağlık hizmeti almaya hakkı vardır.

5) Reddetme, durdurma ve rıza:
Tedaviyi reddettmeye, durdurulmasını istemeye, tıbbi müdahalelerde rızasının alınmasına ve rıza çerçevesinde hizmetten faydalanmaya hakkı vardır.

6) Güvenlik:
Sağlık hizmetini güvenli bir ortamda almaya,

7) Dini vecibeleri yerine getirebilme:
Sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve idarece alınan tedbirler çerçevesinde, dini vecibelerini yerine getirmeye hakkı vardır.

8) İnsani değerlere saygı gösterilmesi, saygınlık görme ve rahatlık:
Saygı, itina ve ihtimam gösterilerek, güler yüzlü, nazik şefkatli bir ortamda, her türlü hijyenik şartlar sağlanmış, gürültülü ve rahatsız edici bütün etkenler giderilmiş bir sağlık hizmeti almaya hakkı vardır.

9) Ziyaret ve refakatçi bulundurma:
Sağlık tesislerince belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde ziyaretçi kabul etmeye, mevzuatın ve sağlık tesisinin imkanları ölçüsünde ve hekimin uygun görmesi halinde refakatçi bulundurmaya hakkı vardır.

10) Müracaat, şikayet ve dava hakkı:
Haklarının ihlali halinde, mevzuat çerçevesinde her türlü başvuru, şikayet ve dava hakkını kullanmaya hakkı vardır.

  • Etiketler :
  • Van Haber