Yazarlar

deepblue

Van’da Ölümle dans devam ediyor

Van’da Ölümle dans devam ediyor

Abone Ol

2012-01-16 15:00:00

Binalardan bahsediyorum. Binalar tehlike saçıyor. Bu tehlike karşısında hiçbir önlem alınmıyor.
 
Hemen hemen her gün yetkililer gazetelerde boy gösterip duruyorlar. Bu yapılacak, şu yapılacak. Aynı şeyleri ısıtıp ısıtıp sunuyorlar. Mehmet Şimşek 2 gün önce vergilerin ertelendiğini söyledi, günlerdir manşetlerde. İyi de hatırladığım kadarıyla 1. depremden hemen sonra bu karar alınmıştı. Yine bakanın açıklamalarında “esnaflara müjde, esnafı sevindirecek açıklamalar” türünden başlıklar gördüm. Gazeteler ve internet haber siteleri bu şekilde verdi, açıklamaları. 
 
Haberin içi boştu. Defalarca okudum ama müjde falan yoktu. Hiçbir çalışma yok. Ne müjdesi anlamadım. 
 
Van’a bilmem kaç milyar dolar ayrılmış. Nerede? Hiçbir şeye başlanmadı. Başlanan tek çalışma TOKİ’ler. O da eskiden olduğu gibi kira ödenerek verilecek. TOKİ başvuruları nereye yapılıyor, kimler yapabiliyor, kimse bilmiyor. 
 
Ama en önemlisi, can sağlığı ve can güvenliği. Bu dakika itibariyle yüzlerce insanın can güvenliği yok. Neden mi?
 
Yıkılan binalar var, bu binaların etrafında yeterince önlem alınmıyor. Araçlar, yıkılan binaların hemen yanından geçebiliyor. Onlarca insan, yıkılan binanın enkazından demir topluyor. Yıkılan binaların yakınındaki işyerleri ve diğer binalar boşaltılmıyor.
 
Birkaç gün önce Cumhuriyet’teydim. F.Teyran Parkı’nın yanından geçiyordum. Bu parkın hemen karşısında bir bina var. 1 ay önce binanın yıkılacağı söylendi. Esnaf binayı boşalttı. Geçen gün oradan geçtiğimde, binanın 3. Katından tonlarca ağırlıkta bir beton parçası düştü. Sorduk, tamirat yapıyorlarmış e hani yıkılacaktı! Diyelim ki tamirat yapılsın, hiçbir önlem alınmadan bu nasıl tamirattır? En işlek caddede, tonlarca ağırlıkta bir beton parçası düşüyor, daha doğrusu düşürülüyor ama hiçbir önlem yok. İnanın bana facia sadece şans eseri atlatıldı.
 
Ama bütün bunların daha tehlikelisi var. Yıkılacak binalar…
Onlarca binanın yıkım kararı çıktı. Ekipler sırayla yıkıyor. Ancak sırası henüz gelmemiş binalara insanlar girip çıkıyorlar, bu binalardan eşyalarını çıkarıyorlar, binaların altından geçiyorlar. Üstelik binaların yakınındaki caddeler trafiğe açık. Günde binlerce insan ölümle dans ediyor.
 
Sanırım yetkililer sadece binaların yıkılması durumunda can kaybının olabileceğini düşünüyorlar. Bu binalar ağır hasarlı ve çok katlı. Bu günlerde rüzgar sertçe esiyor. Bu binaların bir tuğlası, sıvası, camı düşerse, ölüm getirebilir.. Rüzgarın uçurduğu herhangi bir şey ölüm getirebilir. 
 
Bütün bunları hiçbir yetkili görmüyor mu? Bir sistem bu kadar mı yaşamı ucuzlatır? Valilik, belediye, emniyet, jandarma gibi bir çok kurum var. Ne yapıyor bütün bu çalışanlar? Geçen gün itfaiyeye gittim, onlarca çalışan boş boş oturuyor. Çarşının her köşe başında onlarca polis boş boş tur atıyor. Bu kentte binlerce asker var.
 
Ne yapıyor bütün bu insanlar?
Yıkılacak her bir binanın kapısına ya da bahçesine bu çalışanlardan birini bırakamaz mısınız? Çok mu zor? Çarşıda 300 polis duracağına, 100’ünü dağıtın bu binaların güvenliğiyle ilgilensinler, oturan itfaiyecilerin 10 tanesini bu iş için görevlendirin. Çok mu zor? Hayır! 
Güzel bir dönem başlıyor. Kentimizi yeniden güzelliklerle kuracağız. Ama hayati sorunları da görmezden gelmememiz gerekir. Geçen gün çarşıdan geçerken, dışarıdan gelen bir bayan ailesiyle konuşuyordu. Ne diyordu, biliyor musunuz? Diyordu ki, “yok yok Van fena bir yer değilmiş. Burada Colin’s bile var.” Bunu söyleyen bayan nereli, biliyor musunuz? Bingöllü… 
Bingöllüler bile Van’ı tanımıyor. İnanın bana hükümet de tanımıyor. Biz birbirimizi tanımak zorundayız. Bu kente, depremden bu yana gelen bütün yetkililer, sadece siyasi amaçları için geldiler. Ama güzel olan şudur ki, dünyanın her tarafından yüzlerce gönüllü insan buraya akın etti. Bu çok güzel bir şey. Şemdinli’den onlarca kadın, günlerce pişirdikleri ekmekleri, ördükleri yün çorapları çadırlara gönderdiler. Roboski’de oğlu öldürülen bir kadın, taziyeye giden Vanlılar’a acısına rağmen, hatırlarını soruyor. Çok güzel bir şey bu.  
Bu kenti yeniden kurmak için bu insanların duyarlılıkları ve samimiyetleri yeterlidir. Üstüne bir de bizlerin emekleri eklenince, bu kent çok daha güzel olacaktır. Koca Artos yanımızda, Erek Dağı yanımızda. Uzaklardan Süphan gülümsüyor. Tamara, bu gülümsemeyi gölümüzün en mavi renginden alıp, Xaçort’a dağıtıyor. Edremit Yakamozları her zamankinden daha nazlı. Ayazlar, Garipler, Şabaniye, İskele hiç bu kadar birbirine sıkı sarılmamışlardı. 
 
Van asla eskisi gibi olmayacak. Çünkü Van, eskisinden çok daha güçlü ve çok daha güzel olacak. Bunun için herkesin yapması gereken şudur : Direnmek ve umut etmek. Bize yakışan ise, çelik gibi bir sinir yapısı ve güçlü bir irade.  
  • Etiketler :
  • Van Haber