İPEKYOLU

TMMOB'dan 16 Ekim Dünya Gıda Günü Mesajı

TMMOB Gıda Mühendisleri, Kimya Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odaları, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptıkları açıklamada, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak, çocuklara okullarda ücretsiz yemek verilmesi ve üreticiyi koruyan kamusal tarım politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

Abone Ol

2026-10-15 11:15:04 | Son Güncelleme : 2026-10-16 23:45:24

TMMOB'dan 16 Ekim Dünya Gıda Günü Mesajı

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) bünyesindeki Gıda Mühendisleri, Kimya Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odaları, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, artan gıda fiyatları, yoksulluk, gelir dağılımındaki adaletsizlik ve üretim maliyetlerinin milyonlarca insanın sağlıklı beslenmeye erişimini zorlaştırdığına dikkat çekildi.

Yeterli, dengeli, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin bir ayrıcalık değil, temel bir insan hakkı olduğu belirtilen açıklamada, emekçilerin, emeklilerin, işsizlerin, öğrencilerin ve dar gelirli ailelerin sağlıklı beslenme ile diğer temel ihtiyaçlarını karşılamak arasında tercih yapmak zorunda kaldığı ifade edildi.

“Açlık ve yoksulluk kaçınılmaz bir kader değil”

Gıda sorununun yalnızca üretim miktarıyla açıklanamayacağına dikkat çekilen açıklamada, gıdanın ne için, nasıl ve kimler için üretildiğinin de belirleyici olduğu vurgulandı. Tohumdan gübreye, işlemeden dağıtıma kadar uzanan gıda zincirinde sermaye yoğunlaşmasının üreticinin bağımsızlığını ve tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişimini sınırlandırdığı kaydedildi.

Açıklamada, açlık ve yoksulluğun kaçınılmaz bir kader olmadığı belirtilerek, uygulanan ekonomi, tarım ve gelir politikalarının bu sorunların ortaya çıkmasında etkili olduğu ifade edildi. Gıdanın yalnızca piyasada alınıp satılan bir meta olarak değerlendirilemeyeceği vurgulanarak, gıda politikalarının şirketlerin kârlılık hedeflerine ve piyasa koşullarına terk edilmemesi gerektiği belirtildi.

Okullarda ücretsiz yemek çağrısı

Açıklamada, gıdaya erişim sorununun çocuklar üzerindeki etkilerine özel olarak dikkat çekildi. Yetersiz ve dengesiz beslenmenin çocukların fiziksel gelişimini, bilişsel becerilerini, okul başarısını ve geleceğini doğrudan etkilediği belirtilerek, çocukların sağlıklı beslenme hakkının ailelerinin ekonomik koşullarına bağlı olmaması gerektiği vurgulandı.

TMMOB’ye bağlı üç oda, bütün çocuklara okullarda en az bir öğün ücretsiz, yeterli, dengeli ve güvenli yemek ile temiz içilebilir su sağlanması çağrısında bulundu. Bu uygulamanın bir yardım değil, kamunun temel sorumluluğu olduğu ifade edilen açıklamada, okul yemeklerinin bilimsel beslenme ilkelerine uygun hazırlanması, hijyen ve izlenebilirlik koşullarının sağlanması ve etkin denetim mekanizmalarının oluşturulması gerektiği kaydedildi.

Açıklamada, okul yemekleri için gerekli bütçenin ayrılması ve uygulamanın ülke genelinde eşit, sürdürülebilir bir kamusal programa dönüştürülmesi istenerek, “Çocukların geleceği tasarruf kalemi, sağlıklı beslenme bir lüks, okul yemeği ve okul gıdası logosu ise ertelenebilir bir vaat değildir” denildi.

“Üretici korunmalı, kooperatifler güçlendirilmeli”

Tarım sektöründe artan tohum, gübre, mazot, enerji, sulama, yem ve işçilik maliyetlerinin üreticilerin üretimi sürdürmesini zorlaştırdığına dikkat çekilen açıklamada, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, tüketicinin ise gıdayı yüksek fiyatlarla satın almak zorunda kaldığı belirtildi.

Bu kısır döngünün kırılması için tarımsal üretimin yalnızca piyasa getirisi üzerinden değil, toplumun beslenme ihtiyaçları ve kamusal yarar doğrultusunda ele alınması gerektiği ifade edildi. Küçük üreticilerin ve aile işletmelerinin desteklenmesi, kooperatiflerin güçlendirilmesi, üreticinin gelir güvencesini sağlayan desteklerin artırılması ve kamusal alım mekanizmalarının etkinleştirilmesi çağrısı yapıldı.

Gıda egemenliğinin toplumların neyi, nasıl ve kimin için üreteceklerine demokratik biçimde karar verebilmesi anlamına geldiği belirtilen açıklamada, üretim ve dağıtım süreçlerinde kamusal planlamanın ve üretici-tüketici dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Doğal kaynakların korunması istendi

İklim değişikliği, kuraklık, su kaynaklarının kirlenmesi, toprak kaybı ve tarım alanlarının amaç dışı kullanımının gıda üretiminin geleceğini tehdit ettiği belirtilen açıklamada; tarım alanlarının, meraların, ormanların ve su havzalarının korunması çağrısı yapıldı.

Sürdürülebilir bir gıda sistemi için bilimsel bilgi ve mesleki uzmanlığın vazgeçilmez olduğu ifade edilerek, gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve kamu kurumlarında yeterli sayıda nitelikli teknik personel istihdam edilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Yetkililere çağrı

TMMOB Gıda Mühendisleri, Kimya Mühendisleri ve Ziraat Mühendisleri Odaları, yetkilileri ve kamuoyunu şu adımları atmaya çağırdı:

Yeterli, dengeli, sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişimin temel bir insan hakkı olarak güvence altına alınması,

Yoksullukla mücadelenin adil gelir dağılımı ve sağlıklı gıdaya erişim politikalarıyla birlikte yürütülmesi,

Bütün çocuklara okullarda en az bir öğün ücretsiz yemek ve temiz içilebilir su sağlanması,

Üreticilerin maliyetlerini gözeten ve emeklerinin karşılığını almalarını sağlayan politikaların geliştirilmesi,

Küçük üreticilerin ve kooperatiflerin desteklenmesi, adil bir üretim ve dağıtım sisteminin oluşturulması,

Tarım alanlarının, su kaynaklarının ve ekolojik dengenin korunması,

Gıda denetimlerinin güçlendirilmesi ve kamu kurumlarında nitelikli teknik personel istihdam edilmesi,

Tarım ve gıda politikalarının bilimsel bilgi, mesleki uzmanlık ve kamusal yarar temelinde oluşturulması.

Açıklamanın sonunda açlık, yoksulluk ve eşitsizliğin ortadan kaldırılmasının mümkün olduğu vurgulanarak, herkesin sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişebildiği bir ülke için mücadelenin sürdürüleceği belirtildi.

  • Etiketler : GIDA
  • YORUM YAP
    Yorumlar (0)

    Bu habere ilk yorum yapan sen ol.

    ÖNERİLENLER