2026-09-20 00:05:58 | Son Güncelleme : 2026-09-20 01:10:18
İstanbul'da yaşayan çift, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı gerekçesiyle karşılıklı olarak boşanma davası açtı. Davayı gören Bakırköy 13. Aile Mahkemesi, tarafların boşanmalarına karar verirken kadın lehine yoksulluk nafakası bağlanmasına hükmetti.
Karara yapılan istinaf başvurusunu inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin kararını hukuka uygun buldu.
Dosya Yargıtay’a taşındı
Boşanmasına karar verilen erkek, kadına yoksulluk nafakası bağlanmasına itiraz ederek dosyayı temyiz incelemesi için Yargıtay'a taşıdı.
Dosyayı inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların ekonomik durumlarını değerlendirdi.
Kadının düzenli geliri ve emekliliği dikkate alındı
Dairenin kararında, kadının emekli olduğu ve düzenli, sabit bir gelirinin bulunduğu belirtildi. Ayrıca tarafların gelir durumlarının birbirlerine yakın veya denk olduğu tespitine yer verildi.
Yargıtay, bu tespitler doğrultusunda kadının boşanma sonrasında yoksulluğa düşeceğine ilişkin yoksulluk nafakası koşullarının oluşmadığı sonucuna vardı.
Yoksulluk nafakası yönünden karar bozuldu
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, tarafların boşanmalarına ilişkin hükmü onarken, kadın lehine yoksulluk nafakası bağlanması yönündeki kararı bozdu.
Kararda, “Bu durum karşısında, davacı kadın yararına 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde düzenlenen yoksulluk nafakası koşulları oluşmamıştır. Davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.” ifadelerine yer verildi.
Yargıtay’ın kararı, düzenli ve sabit geliri bulunan, gelir durumu eski eşiyle yakın veya denk olan kişinin yoksulluk nafakası talebinin değerlendirilmesinde ekonomik durumun önemini ortaya koydu.
Bu habere ilk yorum yapan sen ol.