Buldan: Tehditle oy istiyorsunuz, hani memleket işi gönül işiydi

Buldan: Tehditle oy istiyorsunuz, hani memleket işi gönül işiydi

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin seçim çalışmaları kapsamında Karayazı’daydı. HDP'nin ittifak yaptığı PDK’den Sertaç Bucak ve Bora Balin'in eşlik etti.

Abone Ol

2019-03-13 18:40:00 | Son Güncelleme : 2021-08-02 23:24:36

Buldan: Tehditle oy istiyorsunuz, hani memleket işi gönül işiydi

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin seçim çalışmaları kapsamında Karayazı’daydı. HDP'nin ittifak yaptığı PDK’den Sertaç Bucak ve Bora Balin'in eşlik ettiği halk buluşmasında konuşan Buldan, şu ifadeleri kullandı: 


Bu soğuk havayı sizin gözlerinizdeki ışıltı ısıtmış. İyi ki buradasınız, iyi ki varsınız. Bugün sizlerle birlikte olmanın onurunu yaşıyoruz. İki gündür Erzurum’un ilçelerindeyiz. Bugün de burada, Karayazı’da sizlerle bir arada olmanın onurunu yaşıyoruz. Ama itiraf edelim diğer ilçelerde bu kadar kadın yoktu. Her biji Karayazı, her biji.


İstediğiniz kadar engelleyin, biz halkız, buradayız!

31 Mart tarihi için herkes çalışma yapıyor. Ama en zorlu çalışma Halkların Demokratik Partisi’nin. Bu kadar yoğun baskıya ve engellemeye rağmen, halkımızın yapmış olduğu bütün çalışmaların engellenmesine rağmen bugün burada binlerce insanın bir arada olması bize şunu gösteriyor: İstediğiniz kadar engelleyin, istediğiniz kadar baskı kurun biz halkız halk, buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz!


Kimse özgürlük mücadelemizden taviz vermemizi beklemesin


Kimse bizim bu ülkede sürdürdüğümüz demokrasi, barış, adalet, hukuk ve özgürlük mücadelemizden asla taviz vermemizi beklemesin. Biz Şeyh Saidlerin torunlarıyız.


Herkes 31 Mart'ı bekliyor

Her yerde, her türlü engellemeye rağmen alanlarda, meydanlarda, seçim mitinglerinde, seçim çalışmalarında gittiğimiz her yerde aynı coşku, aynı kararlılık var. Şırnak'ta, Van’da, Hakkari’de; hatta Türkiye’nin batısında aday çıkarmadığımız yerlerde bile aynı coşku var. Herkes 31 Mart'ı bekliyor. İşte bize güç veren sizin bu kararlılığınız, moral ve motivasyonunuzdur. Siz bütün bu baskılara rağmen böyle alanlarda olduğunuz sürece kimsenin gücü bize yetmez. 


Halkımız tüm baskılara rağmen bizimle 


Peki, diğer partiler mitinglerini yaparken bu kadar engellemeyle karşılaşıyorlar mı? Hayır. Bugün hiçbir parti, Türkiye’de legal siyaset arenasında mücadele eden, siyaset yapan, seçim çalışması yapan hiçbir parti üzerinde bu kadar baskı yok. En büyük baskıyı, en büyük engellemeyi her zaman için Halkların Demokratik Partisi görüyor. Tutuklanıyoruz, cezaevine giriyoruz, engelleniyoruz. Ama her şeye rağmen halkımızın bizimle olduğunu her yerde görüyoruz, her yerde buna tanıklık ediyoruz.


Demirtaş cezaevinde olmasaydı Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olacaktı


Selo Başkan Edirne’de. Selo Başkan bize dedi ki; gittiğiniz her yere bizden binlerce selam götürün, Selo Başkan'ın selamını getirdik size. Biliyorsunuz 24 Haziran seçimlerinde Selahattin Demirtaş Cumhurbaşkanı adayıydı. Aynı zamanda Tayyip Bey de adaydı. Tayyip Bey, devletin bütün imkanlarını kullanırken, Selahattin Demirtaş cezaevinde sadece kettle kullandı, sadece Twitter’dan, sosyal medyadan bizlere mesajlar gönderdi. Buna rağmen her yerden oy aldı Selahattin Demirtaş. İnanın cezaevinde değil dışarıda olsaydı, bugün Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Selahattin Demirtaş olacaktı. Ama Selahattin Demirtaş’tan korkanlar, Figen Yüksekdağ’dan korkanlar, İdris Baluken’den, Selma Irmak’tan, Sebahat Tuncel’den, Gültan Kışanak’tan, cezaevindeki arkadaşlarımızdan, yoldaşlarımızdan korkanlar şunu bilsinler ki; siz tutukladınız biz çoğaldık, siz cezaevine gönderdiniz biz daha çok güçlendik, daha çok büyüdük.


31 Mart tarihi Türkiye açısından önemli. Belki de Türkiye tarihinin en önemli seçimlerinden biri yapılacak. Çünkü 17 yıldır Tayyip Bey ve partisi AKP bu ülkeyi yönetiyor. 17 yılın sonunda artık miting meydanlarında Türkiye halklarına hiçbir şey vaat edemiyor. Tayyip Bey bütün belediye başkanları adına, Türkiye’nin her yerine gidiyor. Hiçbir belediye başkanı çalışma yapmıyor. Sanki Türkiye’de bir tane belediye başkanı seçilecek, o da Tayyip Bey olacak. 


Her yere gidiyor, her gün aynı yalanı söylemekten bıkmıyor, usanmıyor. Bunların dillerinde yalan, ceplerinde haram var. 81 milyon insanımızın bunların üzerinde vebali var. 17 yıldır bu ülkeyi yönetenler, bugün artık seçim meydanlarında söyleyecek tek söz bulamıyorlar.

 


 

 

Bugün üzerinde durdukları tek konu HDP. Sadece bizden bahsediyorlar başka da bir şey söylemiyorlar. Diyorlar ki, "HDP bölücü bir partidir. HDP Kandil’in uzantısıdır, HDP teröristtir". Bunu, bu ülkenin cumhurbaşkanı gittiği her miting meydanında söylüyor. Oysa bu ülkenin geleceğini düşünen, demokratik siyasetten, barıştan, adaletten, hukuktan bahseden tek parti HDP'dir. Bugün, bu ülkeyi bölmek isteyen tek parti AKP'dir, AKP anlayışıdır. 


'Memleket işi gönül işi' diyorlar, o zaman bırakın insanlar sizlere gönüllerinden geldiğince oy versin


Biz Türkiye’de yaşayan halklar arasında hiçbir ayrım yapmıyoruz. Bize oy veren kardeşlerimizi de, oy vermeyen kardeşlerimizi vatandaşlarımızı da seviyoruz. Elbette ki insanlar seçim dönemlerinde istediği partiye oy verir. 'Memleket işi' diyorlar, 'gönül işi' diyorlar sloganlarında. Bırakın insanlar sizlere gönüllerinden geldiğince oy versinler. Bu insanları, Türkiye halklarını ayrıştırmaktan, bölmekten, kutuplaştırmaktan artık vazgeçin. Türkiye Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Çerkesiyle, Ermenisiyle, Süryanisiyle bir bütündür. Bu halkları kutuplaştırmak, bölmek kimsenin haddi değildir. 


Atadıkları kayyımlar da aynı onların zihniyetiyle yaklaşıyor. Karayazı'ya da kayyım atandı. Halkımızın iradesi hiçe sayıldı. Karayazı halkı iradesini belli etmiş, belediye başkanlarını seçmişti. Ancak bunu hazmedemediler. Sandıkla kazanamadıkları yerleri kayyımlarla bizim elimizden aldılar, gasp ettiler belediyelerimizi. O kayyımlar her yerde yolsuzluk yapıp, hırsızlık yapıp belediyeleri borç batağına sapladılar. 


Tehditle oy istiyorsunuz, hani memleket işi gönül işiydi


Aynı zamanda bu ilçenin kaymakamı da muhtarları tehdit edip AKP’ye oy istiyormuş. Şimdi bir parti halkından, insanlarından, vatandaşından tehditle oy ister mi? Hani memleket işi gönül işiydi? Hani bu ülkeyi yönetirken herkese aynı derecede yaklaşıyordu. Ama buranın kaymakamı muhtarları HDP’ye oy vermeyin diye tehdit ediyor. Buradan Kaymakam Bey'e seslenmek istiyorum. Bakınız aynı sizin gibi geçen sene Beytüşşebap’ta bir kaymakam vardı. O kaymakam da oradaki halkımızı her gün tehdit ediyordu, halkımıza her gün hakaret ediyordu. O tehditleriyle, hakaretleriyle televizyonları, hepsini tek tek dolaşıp açık oturumlara katılıyordu. Peki o kaymakam şimdi nerede biliyor musunuz? FETÖ’den tutuklanmış. İşte hiçkimse bir halkın iradesiyle, bir halkın kararı ile bir halkın kendi kendini yönetme hevesiyle ne dalga geçsin ne hakaret etsin ne de hafife alsın. Kaymakam Bey, bırakın insanlar kime oy vermek istiyorsa ona oy versin. Biz her yurttaşımıza aynı derecede yaklaşıyor, aynı şekilde oy istiyoruz. 


Eğer bir ülkede adalet yoksa, hukuk yoksa, demokrasi yoksa; ağzını açan herkes, hak arayan, talep eden, özgürlük isteyen, demokrasi isteyen herkes cezaevine gönderiliyorsa, demokratik siyaset yapanlar engelleniyorsa o zaman AKP’ye soruyoruz; siz ne işe yarıyorsunuz? Bugün Türkiye’de demokrasiyi, adaleti, özgürlükleri ayaklar altına aldınız. Bugün kimse adaletten, özgürlükten, haktan, hukuktan bahsedemez. Eğer bugün bir ülkenin seçilmiş temsilcileri, milyonlarca insanın oy verdiği Demirtaş, Yüksekdağ cezaevindeyse o zaman bu ülkede adalet yoktur. Eğer bir ülkede insanlar bedenlerini açlığa yatırıp tecrit kalksın barış gelsin diyorsa, bu ülkeyi yönetenlerin şapkasını önüne koyup bir kez daha düşünmelidir. 


Leyla Güven'in açlık grevinin 126. günü, 3 maymunu oynuyorlar

Bugün Leyla Güven'in açlık grevinin 126’ncı günü. Adalet Bakanı, bir ülkenin milletvekilinin bedenini niçin açlık grevine yatırdığını sorma gereği duymuyor. Kendi yasalarını çiğneyen bir Adalet Bakanı, yüzlerce insanın açlık grevinde olduğunu bilmiyor mu? Üç maymunu oynamıyorlar mı? Görmeyen, duymayan, konuşmayan bu anlayışı buradan reddediyoruz. 


31 Mart'ta Karayazı'da destan yazmaya evet diyor muyuz? Karayazı’yı da, Karaçoban’ı da, Tekman'ı da, Hınıs’ı da almaya evet diyor muyuz? Bugün belli oldu ki Karayazı sizin olacak. Halkımızın olacak, kadınların olacak. 


Karayazı’yı kadın yoldaşlarımıza emanet ediyorum

Sevgili kadın arkadaşlarım, sevgili anneler, her seçimde en büyük sorumluluğu sizler üstlendiniz. Bu seçimlerde de çalışmaları layığıyla yürüteceğinize inanıyorum. Karayazı’yı kadın yoldaşlarımıza, annelerimize emanet ediyorum. Belediye eşbaşkanlarımızı önce Allah’a sonra sizlere emanet ediyorum. 


Biliyoruz ki kazanacağız, haklıyız ve kazanacağız. Onların tekçi anlayışına, yok sayan zihniyetine karşı bir kez daha halkların kardeşliği için, kadınlar için o kayyımları Ankara’ya, Saray'a göndermeye hep birlikte hazırlanıyoruz. 


  • Etiketler : Van Haber
  • YORUM YAP

    Yorumlar (0)

    Bu habere ilk yorum yapan sen ol.

    ÖNERİLENLER