2025-08-24 16:33:23 | Son Güncelleme : 2025-08-29 04:41:14
Yaz aylarının kavurucu sıcakları ve yetersiz yağışlar Türkiye genelinde su sorununu had safhaya çıkardı, orman yangınlarının ardından şimdi de barajlardaki su seviyelerinin ciddi oranda azalmasıyla Van dahil pek çok ilde su krizine neden oluyor.
Uzmanlar ülke genelinde barajların yetersiz kaldığını ve su kaynaklarının hızla tükendiğini belirtirken halk arasında suyun bilinçsiz kullanımıyla ilgili endişeler artıyor, yetkililer acil önlem alınmazsa tarım ve günlük su ihtiyacının karşılanmasında ciddi sorunlar yaşanabileceğini aktarırken, vatandaşlardan su tasarrufu konusunda daha duyarlı olmaları isteniyor.
VAN GÖLÜ STRATEJİK VE KORUNMALI
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, Van Gölü gibi kapalı havzalarda yeraltı sularının stratejik olarak önemli ve korunması gerektiğini söyledi.
Yeraltı sularının, yatırım gerektirmeden kullanılan doğal su depoları olarak gelecek nesiller için hayati bir kaynak olduğunu belirten Alaeddinoğlu, yüzey sularının öncelikli olarak kullanılması gerektiğini ifade etti.
Alaeddinoğlu, “Yeraltı suyu çok stratejik öneme sahip bir sudur. Burası bir defa kapalı bir havza. Kapalı bir havzanın yeraltı su depolarının kesinlikle korunması lazım. Yeraltı su kaynakları doğal depo görevi görür; hiçbir yatırım yapmadan kullandığınız depolar. Dolayısıyla, hiçbir yatırım yapmadan kullandığınız bir deponun suyunu geleceğe taşımanız lazım. Yani 10 yıl, 20 yıl sonra ihtiyaç duyacağınız su, o sular. Bugün elde edebileceğiniz, kullanabileceğiniz ne varsa, dışarıda, yüzeyde olanı kullanmalısınız.” dedi.
“BURAYI DİĞER İLLERLE KARIŞTIRMAMALIYIZ”
Van Gölü Havzası gibi kapalı havzalarda, su kaynaklarının sınırlı ve riskli olduğu alanlar olduğundan, Muş, Ağrı gibi diğer yerlerle karıştırılmaması gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Alaeddinoğlu son olarak şu ifadeleri kullandı:
“Yeraltı sularına dokunmamalısınız. Oysa biz ne yapıyoruz? Geleceğimizi aslında tüketiyoruz. Halk bunun farkında değildir, olamaz da. Bu bilinci halktan beklemek yanlış olur. Bununla ilgili yasal düzenlemeler yapılması gerekiyor. Bununla ilgili altyapı çalışmaları yapılmalı. Köylünün suya ihtiyacı varsa eğer nereden temin edecek? Siz ona su temin etmezseniz, bir şekilde hayvanının ya da tarlasının ihtiyacını yeraltından sağlayacak. Bunu yönetmemiz lazım. Bu havza kaderine bırakacağınız bir havza değil. Burası kapalı bir havza. Burayı Muş’la, Ağrı’yla ya da herhangi bir yerle karıştırıyorlar ama aynı değiliz. Hele su konusunda hiç aynı değiliz. Bunu anlamaları lazım. Burası kapalı bir havza, yani çok riskli ve sorunlu bir alan.”
Kaynak: WanHaber
Bu habere ilk yorum yapan sen ol.