İPEKYOLU

Hüseyin Çelik: İşin ucu kime dokunursa dokunsun, sorumluluğu bulunan herkes hesap vermeli

Kültür ve Millî Eğitim eski Bakanı, akademisyen ve Hece Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Çelik, yatırım fonlarında yaşananlara ilişkin yaptığı açıklamada, vatandaşların uğradığı zararın giderilmesi ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirterek, “İşin ucu kime dokunursa dokunsun, sorumluluğu bulunan herkesten hukuk önünde hesap sorulmalıdır.” ifadesini kullandı.

Abone Ol

2026-10-15 23:57:33 | Son Güncelleme : 2026-10-22 22:56:37

Hüseyin Çelik: İşin ucu kime dokunursa dokunsun, sorumluluğu bulunan herkes hesap vermeli

Çelik, yatırım fonlarında yaşananların ardından kamuoyunun yalnızca vatandaşların uğradığı zararın nasıl giderileceğini değil, sorumluluğu bulunan kişilerden hesap sorulup sorulmayacağını da merak ettiğini belirtti.

Denetimle görevli kurumların ne yaptığının ve varsa siyasi nüfuzun işlemlerde nasıl kullanıldığının açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Çelik, tasfiye kapsamındaki 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu aktardı.

Adalet Bakanının açıklamasına göre, incelenen üç fon grubunda 141 gerçek kişi ve 73 şirketin toplam 187 milyar 653 milyon lira kazanç elde ettiğinin tespit edildiğini belirten Çelik, bu kazançların hangi işlemlerle sağlandığının ve hukuka aykırılık bulunup bulunmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti.

Bir fona yatırım yapmanın veya kazanç elde etmenin tek başına suç teşkil etmediğine dikkati çeken Çelik, hukuki sorumluluğun yapılan işlemler ve deliller üzerinden belirlenmesi gerektiğini kaydetti.

Çelik, “Ancak masumiyet karinesini, makam sahiplerinin ve siyasi nüfuz kullananların sorumluluğunu araştırmamanın gerekçesi hâline de getiremeyiz. Hukuk, herkes için aynı ölçüyle uygulanırsa hukuktur.” değerlendirmesinde bulundu.

“Soruşturma fon yöneticileri ve şirket sahipleriyle sınırlı kalmamalı”

Soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri ve şirket sahipleriyle sınırlı kalıp kalmayacağının önem taşıdığını belirten Çelik, işlemlere aracılık edenlerin, denetim görevini yerine getirmeyenlerin ve varsa siyasi nüfuzlarıyla sorumluları koruyup kollayanların da hesap vermesi gerektiğini vurguladı.

Çelik, “İşlemleri yapanlara dokunup onlara bu imkânı sağlayanları makamları veya siyasi yakınlıkları sebebiyle koruyacaksak, adaleti nasıl savunacağız? Böyle bir tutumla cezasızlık algısını da pekiştirmiş olmaz mıyız?” ifadelerini kullandı.

Geçmişte yargının siyasi ve ideolojik tutumlarına itiraz eden insanlar olarak aynı anlayışın farklı bir siyasi tercihle sürdürülmesini kabul edemeyeceklerini belirten Çelik, kamu gücünü kullananların sorumluluğu sorgulanırken yapılan açıklamaların da siyasi ahlak bakımından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Nepotizm ‘küçük ayrıntı’ denilerek geçiştiriliyor”

Çelik, açıklamasında nepotizm, parlamenter denetim ve ekonomi yönetimine ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Nepotizmin “küçük ayrıntı” denilerek geçiştirildiğini, buna karşın Türkiye'nin özgürlük, adalet ve demokrasi alanlarında dünyanın en ileri ülkesi olarak sunulduğunu belirten Çelik, “Yargı zaten inceliyor, Meclis’in araştırmasına gerek yok” denilerek parlamenter denetimin gereksiz görülmesini eleştirdi.

Ekonomiyi “gözlerdeki ışıltı” ile açıklayanların, bir menkul kıymetin kısa sürede 1000 kat değer kazanmasını halkın “teveccühüne” bağladığını ifade eden Çelik, yüz milyon liralık bir olayın oluşturduğu rahatsızlığın da maddi kayıptan çok “kandırılmış olmaya” dayandırıldığını belirtti.

“AK Parti’nin kuruluşunda savunduğumuz anlayışla bugünkü manzarayı bağdaştıramıyorum”

Çelik, AK Parti'nin kuruluşunda savundukları hukuk devleti, demokrasi ve adalet anlayışıyla bugün karşı karşıya oldukları manzarayı bağdaştıramadığını belirterek, yolsuzlukla mücadele iddiasının yerini siyasi yakınlığa dayalı ayrıcalıkların, şeffaflık sözünün yerini açıklanmayan hesapların, yasaklarla mücadele sözünün yerini ise eleştiriyi susturma çabalarının aldığını savundu.

Geçim sıkıntısı içindeki vatandaşların adalete ve yönetenlere duyduğu güveni kaybetmesinin birkaç görevlinin yanlışı olarak değerlendirilip geçiştirilemeyeceğini vurgulayan Çelik, itirazının geçmişte şiddetle karşı çıktıkları anlayışın bugün iktidarın uygulamalarına hâkim olması olduğunu ifade etti.

Çelik, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Hukuk devleti olma iddiasının gereği olarak, işin ucu kime dokunursa dokunsun, sorumluluğu bulunan herkesten hukuk önünde hesap sorulmalıdır.”

  • Etiketler : HÜSEYİN ÇELİK
  • YORUM YAP
    Yorumlar (0)

    Bu habere ilk yorum yapan sen ol.

    ÖNERİLENLER