2026-08-25 01:01:52 | Son Güncelleme : 2026-08-25 02:45:59
Yaklaşık yedi ay süren yargılamanın ardından açıklanan 60 sayfalık kısa kararda, sanıklar hakkında yöneltilen suçlamalara ilişkin tek tek hüküm kuruldu. Gerekçeli kararın daha sonra açıklanacağı belirtilirken, kararlara itiraz yollarının açık olduğu kaydedildi.
7 belediye başkanı hakkında karar da karar açıklandı. İşte belediye başkanları hakkında hüküm verilen mahkeme kararları…
AHMET ÖZER’E BERAAT VE HAGB
Görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında “özel belgede sahtecilik” suçundan beraat kararı verildi. Özer hakkında ayrıca “ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma” suçundan 8 ay hapis cezasına hükmedildi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildi.
ZEYDAN KARALAR’A 6 YIL 3 AY HAPİS
Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında “rüşvet alma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Karalar hakkında ayrıca 3 yıl 1 ay 15 gün memuriyetten yasaklanma kararı kuruldu.
OYA TEKİN’E 8 YIL 4 AY HAPİS
Görevinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, “rüşvet alma” suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırıldı. Tekin hakkında ayrıca 4 yıl 2 ay memuriyetten yasaklanma kararı verildi.
KADİR AYDAR’A 5 YIL 10 AY HAPİS
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar hakkında “rüşvet alma” suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezası verildi. Aydar’ın 2 yıl 11 ay süreyle memuriyetten yasaklanmasına karar verildi.
UTKU CANER ÇAYKARA’YA 6 YIL 8 AY
Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara hakkında “rüşvet alma” suçundan 6 yıl 8 ay hapis cezası verildi. Çaykara hakkında ayrıca 3 yıl 4 ay memuriyetten yasaklanma kararı kuruldu.
Çaykara, daha önceki tutukluluk incelemesinde tahliye edilmişti.
RIZA AKPOLAT’A TOPLAM 23 YIL HAPİS
Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat hakkında farklı suçlamalardan toplam 23 yıla yakın hapis cezası verildi.
Akpolat hakkında “rüşvet almak” suçundan 12 yıl 6 ay, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan 7 yıl 9 ay 22 gün ve “ihaleye fesat karıştırma” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezaları verildi.
Akpolat hakkında ayrıca “örgüt üyeliği” ve “özel belgede sahtecilik” suçlarından beraat kararı verildi.
ABDURRAHMAN TUTDERE BERAAT ETTİ
Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere hakkında “rüşvet alma” suçundan beraat kararı verildi.
ANKA'nın haberine göre;
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Aziz İhsan Aktaş davası kapsamında kararını açıklarken Aktaş'ın “örgüt kurma” suçundan beraatine karar verdi. Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın “örgüt üyeliği” suçundan beraatına hükmeden mahkeme, Akpolat’a, çeşitli eylemler nedeniyle “rüşvet alma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından 23 yıl hapis cezası verdi. Akpolat ile Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve eşi Celal Tekin’in tutukluluk hallerinin devamına, tutuklu belediye başkan yardımcıları Ceyhan Kayhan ve Erhan Daka’nın ise tahliyesine hükmedildi.
Kararın ardından açıklama yapan belediye başkanları, adaletin er geç tecelli edeceğine inandıklarını söyledi.
Başkanların değerlendirmeleri şöyle:
"SUÇSUZLUĞUMUZA İNANIYORUZ"
Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara: "İhaleye fesat suçlarından beraat ettik. Seçim öncesi kampanyama destek geldiği iddiasıyla 6 yıl 8 ay ceza hükmedildi. İstinaf ve Yargıtay yolu açık. Biz suçsuzluğumuza inanıyoruz. Hukuki bütün imkanlarımızı değerlendireceğiz ve İstinafa itirazımızı gerçekleştireceğiz hızlı bir şekilde. Ben adaletin er ya da geç şekilde geleceğine inanıyorum. Ve suçlamalardan tümüyle beraat edeceğime inanıyorum."
"ALELACELE CEZA VERİLDİ"
Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar: "Bugün burada haksız bir şekilde ceza aldım. Ama adalete inanmaya devam ediyorum. Bilirkişi raporu istemiştim. Bilirkişi raporunun sonucunda olumlu ya da olumsuz sonuç neyse ben bu karara razıydım ama bilirkişi raporu olmadan, ortada evrak olmadan alelacele ceza verildi. Haksız bir şekilde ceza verildi. Bu işin istinafı var, Yargıtay'ı var. Bu cezanın döneceğine yüzde 100 eminim. O yüzden, hiç de canım sıkkın değil. Hiçbir suç işlemedim ama burada alelacele ceza verdiler ve inanıyorum ki bilirkişi raporu olmadan bu ceza geçmeyecek ve ben onun sonucunda beraat edeceğim."
"BERAAT BEKLİYORDUK... VERİLEN CEZA GÖREVE DÖNÜŞÜME ENGEL DEĞİL"
Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer: "Beraat bekliyorduk. Bana iddianamedeki iki iddiadan beraat verdi. Görevi ihmal ile ilgili 8 ay bir cezaya hükmetti. Bunu da ertelemeye koydu. Biz beraat bekliyorduk. Çünkü benim görevi ihmal diye bir suçum söz konusu değil. Müdahale etmiş olsaydım tam tersine suç olurdu. İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilikten beraat verdi. Görevi ihmalden 8 ay bir cezaya hükmetti ama onun da hükmün uygulanmasını geri bıraktı. Tabii ki diğer arkadaşlarımıza ceza verilmesi bizi üzdü. Ayrıca, bu benim göreve dönüşümün önünde bir engel de teşkil etmiyor, bu bizi sevindirdi. Umarım kısa sürede görevimizin başına dönüp Esenyurt'ta kaldığımız yerden hizmete devam ederiz.
Öncelikle kendimle ilgili bir durumu açıklığa kavuşturayım. Ben eylem 30 ve 31 ile ilgili yargılanıyordum iddianamede. İki eylemden de beraat ettim. Biri ihaleye fesat karıştırma, biri özel belgede sahtecilik. İkisinden de beraat ettim. Fakat her ne hikmetse görevi ihmal diye bir iddia var idi. O iddia da aslında bilirkişi raporlarında iki bilirkişi, Sayıştay mensubu ve İçişleri Bakanlığı mensubu olup da sonra bilirkişi raportörü olan kişiler bu konularla ilgili benim hiçbir şekilde bir dahlimin olmadığını ileri sürmelerine rağmen bir başka bilirkişi raporunda ‘Ahmet Özer'in bunlarla ilgili hiçbir dahli yok ama görevi ihmal olabilir’ diye maalesef görevi ihmalden 8 ay 10 gün bir ceza aldım. Bu cezanın da uygulanması ertelenmiş oldu. Bir çeşit yok hükmünde...
“İDDİANAMEDE OLMAYAN BİR İDDİADAN, SIRF CEZA VERİLMİŞ BİR CEZA GİBİ...”
Adaletin yerini bulmasını bekliyorduk bugün. Bunun da nevşünema bulması, pratik olarak işlemesi beraat olmasıydı. Bütün avukatlar, herkes benim toptan bütün bu iddialardan berat etmemi bekliyorlardı. Ama bu iddianamedeki 30 ve 31. eylemlerden berat etmeme rağmen, iddianamede olmayan bir iddiadan dolayı sırf ceza verebilmek amacıyla verilmiş bir ceza gibi böyle bir olaya muhatap oldum. Ama bunun sevindirici yanı şu, bu benim göreve dönüşümün önünde bir engel değil. Çünkü bu hükmün geri bırakılmasını beraberinde verdi.
“DİĞER BELEDİYE BAŞKANLARINA VERİLEN ORANTISIZ CEZALAR BEKLEDİĞİMİZ BARIŞCIL ORTAMI SABOTE ETMİŞ OLDU”
Ama diğer belediye başkanı arkadaşlarımıza verilen cezalar tabii ki beni üzdü, bu orantısız cezalar. Hem bu konjonktüre, içinden geçtiğimiz sürece uygun olmayan bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Oysa benim beklentim şuydu, içinden geçtiğimiz süreçte zaten o belediye başkanlarımız da içeride yattılar, cezalarının önemli bir kısmını içeride çekmiş oldular, bugün onlarla ilgili ben beraat bekliyordum. Fakat her birine ağır sayılabilecek cezalar verildi. Bu mevcut beklediğimiz barışçıl ortamı biraz gergin hale getirdi, sabote etmiş oldu. O nedenle de buradan üzgün ayrılıyorum.
“BENİM BÖYLE BİR DAVAYLA MUHATAP KILINMAM BAŞLI BAŞINA CEZALANDIRMADIR”
Bir diğer nokta da şu, ben Esenyurt'ta 7 ay görev yaptım. Bu 7 ay boyunca belki yıllara sari olabilecek hizmetler ürettim. Bunun da şahidi Esenyurt halkıdır. Benim böyle bir davayla muhatap kılınmam bile zaten başlı başına bir cezalandırmadır. Bunu da zül addederim. Yani benim ihaleyle, özel belgede sahtecilikle, görevi ihmalle uzaktan yakından ilgim olmaz, olmamıştır. Ben bugüne kadar 40 kitap yazmış, 40 bin öğrenci yetiştirmiş, kamunun en üst düzeyinde görevler yapmış, üniversitede bölüm başkanlığından rektörlüğe kadar görevler yapmış, çözüm süreçlerinde Meclis’e davet edilmiş görüşlerine başvurulmuş, her zaman ülkemin barış içerisinde, eşit temelde, demokrasi içinde, kardeşçe bir arada yaşaması için çaba göstermiş birisiyim.
"O DOSYADAN TAHLİYE EDİLECEĞİM GÖRÜLÜNCE BÖYLE BİR DOSYA OLUŞTURDULAR”
Esenyurt'ta da seçimi kazanacak ve bu işleri yapacak bir aday olduğum için adaylığı kabul ettim ve seçimi kazandım. Esenyurt'un geçmişten gelen birikmiş sorunlarını çözmek, makus talihini yenmek için gece gündüz çalışırken bir anda bir operasyonla karşı karşıya kaldım. Bana adeta ‘Ver belediyeyi gir içeriye, suçunun ne olduğuna sonra karar veririz’ dediler ve beni içeri aldılar. Sonra o içeri alındıktan sonraki dosyadan tahliye edileceğim görülünce, çünkü boş mesnetsiz bir dosyaydı ayrıca konjonktür de değişti, bu sefer yedekleme yapmak üzere böyle bir dosya oluşturdular. Orada da içeride kaldım. Nihayet 11 Kasım'da tahliye oldum. Üstelik o iddiaların hepsinden beraat ettim. Bu dosyanın aslında ne kadar boş olduğu bir çeşit iftiralarla karşı karşıya kaldığımın ispatı olmuş oldu.
Oysa ben bir bilim insanıyım. İnsanları bu kadar ucuz bir biçimde itham etmemek, bir takım iftiralarla, iftiracılarla karşı karşıya bırakmamak gerekir. Çünkü bizim hakkımızı, hukukumuzu, şerefimizi korumakla görevlidir hukuk. Ve hukuk bunu yaptığı takdirde ancak bir yere varabiliriz. Ve her zaman söylediğim gibi devletin dini adalettir. Adalet zaafa uğrarsa devlet zaafa uğrar. Hukuk kendisi zulme karşı bilimin bir aracı haline gelmezse, kendisi zulmün bir aracı haline gelir. Zira hukuk bir gün herkese lazım olur."
Bu habere ilk yorum yapan sen ol.