İPEKYOLU

AKADEMİSYENLERİN ÖNERİSİ - VAN HABERLERİ

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Çiçek, cinayet haberlerinin yazılı ve görsel medyada çok hoyratça ve duyarlılıktan uzak bir biçimde verildiğini söyledi.

Abone Ol

2011-10-13 17:12:00 | Son Güncelleme : 2026-05-08 20:48:47

AKADEMİSYENLERİN ÖNERİSİ - VAN HABERLERİ

AKADEMİSYENDEN, "KADIN CİNAYETLERİ MEDYADA YER ALMASIN" ÖNERİSİ

YYÜ EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÖÐRETİM ÜYESİ DOÇ. DR. HASAN ÇİÇEK :

"HABER VE GÖRÜNTÜLER CİNAYETLERİ TEŞVİK EDİCİ BİR ŞEKİLDE VERİLMEMELİDİR"

"KADIN CİNAYETLERİ BİR SÜRE MEDYADA YER ALMAMALIDIR"

Yüzüncü Yıl Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Tarihi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Çiçek, son zamanlarda artan kadın cinayetleriyle ilgili haber ve görüntülerin durumu daha da kötüleştirdiğini belirterek, "Kadın cinayetleri medyada bir süre yer almamalıdır" dedi.


Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Çiçek, cinayet haberlerinin yazılı ve görsel medyada çok hoyratça ve duyarlılıktan uzak bir biçimde verildiğini söyledi.

Çiçek, bu konuda sınırlamalar olmadığından haberin veriliş biçiminin suç potansiyeli taşıyanları daha da özendirdiğini kaydederek, "Bu durum kadın cinayetlerinde artan suç oranını tetiklemekte ve toplumsal duyarlılığı da azaltmaktadır.

Bundan dolayı bu tür olaylar hayatın bir parçasıymış gibi toplum tarafından kanıksanmaktadır.

Bunları da göz önünde bulundurarak belli bir süre kadın cinayetlerinin haber yapılmaması gerekir" diye konuştu.

"RİSK ALTINDAKİ KADINLAR KORUMAYA ALINMALI"


Belli bir süre kadın cinayetlerinin toplumun gündeminden uzak tutulmasının şart olduğunu belirten Doç. Dr. Hasan Çiçek, açıklamasını şöyle sürdürdü:


"Belki bir süre ülkemizin yüz karası kadın cinayetleri unutulmaya yüz tutar. Bunu yapacak olan da ancak görsel ve yazılı medyadır. Bu tür olaylarla ilgili haberleri sınırlandırmanın, sorunun çözümüne katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Bu arada da ilgili merciler çok hızlı hareket ederek risk altındaki kadınları korumaya almalı ve sorunlu bireylerin ıslahına yönelik çalışmalar yapmalıdır. Basında yer alacak haberlerin sınırlandırılması konusunda uyabileceğimiz ilgili metinler de bize yol gösterebilir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi, "Suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması" için sınırlamalardan söz eder. Keza, 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi de aynı duyarlılığı ifade eder.

Haberi, belli bir duyarlılıktan uzak, keyfi biçimde, istediğimiz gibi vermenin meslek etiğine de uymayacağı aşikardır. Oysa medya çalışanları, gerekli mesleki ilkelere ek olarak birtakım ahlaki ilkelere göre iş yapmayı gerektiren meslek etiğine göre de hareket edebilmelidir.

Medya etiğine göre hareket etmek, en çok basın mensuplarına yarayacak ve basının saygınlığını artıracaktır. Medya; şiddeti, zorbalığı, acımasızlığı, cinayeti özendirmeden aydınlatan, bilinç artıran, insani duyarlılık geliştiren bir pozisyonda olursa toplumsal işlevini yerine getirir ve iletişimin, diyaloğun sağlanmasına vesile olur; toplumun yaşam standardını yükseltmede rol oynar. Bu konuda medya çalışanlarını, temsilcilerini duyarlılığa, konuyu tekrar düşünmeye, empati kurmaya davet ediyorum."


  • Etiketler : Van Haber
  • YORUM YAP
    Yorumlar (0)

    Bu habere ilk yorum yapan sen ol.

    ÖNERİLENLER