İPEKYOLU

Sabri Işık’tan Van’ın ekonomik sorunları için ortak akıl çağrısı

Van Lokantacılar, Fırıncılar, Tatlıcılar, Pastaneciler ve Kasaplar Odası Başkanı Sabri Işık, artan maliyetler, vergi ve prim borçları, banka kesintileri ile kentteki yatırım eksikliğinin esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, “Van esnafının sesini duyun. Artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi.

Abone Ol

2026-11-04 16:41:16 | Son Güncelleme : 2026-11-04 23:41:28

Sabri Işık’tan Van’ın ekonomik sorunları için ortak akıl çağrısı

Van’da esnafın yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve kentte çözüm bekleyen sorunlar yeniden gündeme geldi. Van Lokantacılar, Fırıncılar, Tatlıcılar, Pastaneciler ve Kasaplar Odası Başkanı Sabri Işık, esnafın karşı karşıya kaldığı sorunlara dikkat çekerek yetkililerden çözüm beklediklerini dile getirdi.

Türkiye'de ekonomik koşulların giderek ağırlaşması, küçük işletmelerin ayakta kalma mücadelesini zorlaştırırken Van esnafının yaşadığı sorunlar da büyümeye devam ediyor. Artan kira, elektrik, doğal gaz ve personel giderlerinin yanı sıra vergi yükleri, SGK ve Bağ-Kur primleri, banka komisyonları ve biriken borçlar esnafın belini büküyor. Ekonomik sorunların yanında kentteki yatırım eksikliği, turizm potansiyelinin yeterince değerlendirilememesi, Kapıköy Sınır Kapısı'ndaki eksiklikler ve seyyar satıcı sorunu da esnafın çözüm beklediği konular arasında yer alıyor. Van Lokantacılar, Fırıncılar, Tatlıcılar, Pastaneciler ve Kasaplar Odası Başkanı Sabri Işık Şehrivan Gazetesi'ne konuştu. Başkan Işık, esnafın yaşadığı sorunları ve çözüm önerilerini sıralayarak yetkililere önemli çağrılarda bulundu.

ESNAFIN ARTAN MALİYETLER KARŞISINDAKİ YÜKÜ AĞIRLAŞIYOR

Oda Başkanı Sabri Işık, Van esnafının son dönemde giderek ağırlaşan ekonomik koşullar karşısında ciddi bir mücadele verdiğini belirterek artan maliyetler, yüksek vergiler, SGK ve Bağ-Kur primleri ile banka kesintilerinin küçük işletmeleri zor durumda bıraktığını söyledi. Esnafın ayakta kalabilmesi için üzerindeki mali yüklerin hafifletilmesi gerektiğini vurgulayan Işık, prim ve vergi borçlarının faizlerinin silinmesini, ana paranın uzun vadeli taksitlendirilmesini ve banka hesaplarına konulan blokelerin kaldırılmasını talep etti. Mal alımında yüzde 1, satışta yüzde 10 olarak uygulanan KDV arasındaki farkın yeniden düzenlenmesi, POS komisyonlarının denetlenmesi ve Bağ-Kur emekliliğinde prim gün sayısının 7 bin 200'e düşürülmesi gerektiğini ifade etti.

VAN'IN YATIRIM, TURİZM VE SEYYAR SATICI SORUNLARI

Van’ın turizm ve sınır ticareti alanındaki potansiyelinin yeterince değerlendirilemediğini belirten Oda Başkanı Sabri Işık, Kapıköy Sınır Kapısı’ndaki bekleme süreleri ve sosyal donatı eksikliklerinin giderilmesi gerektiğini ifade etti. Kentteki seyyar satıcı sorununun kayıtlı esnafı mağdur ettiğine dikkat çeken Işık, haksız rekabetin önlenmesi için kayıt ve denetim sisteminin oluşturulmasını istedi. Van’ın ekonomik ve ticari sorunlarının çözümü için kamu kurumları, yerel yönetimler, milletvekilleri ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Işık, esnafın taleplerinin ilgili makamlara iletilmesi ve Ankara nezdinde girişimlerde bulunulması çağrısında bulundu.

“ESNAFIMIZ BUGÜN ÇOK CİDDİ BİR EKONOMİK MÜCADELE VERMEKTE”

Artan maliyetler, yüksek vergiler, SGK ve Bağ-Kur primleri, banka kesintileri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve biriken borçlar nedeniyle işletmelerin ayakta kalmakta zorlandıklarını belirten Van Lokantacılar, Fırıncılar, Tatlıcılar, Pastaneciler ve Kasaplar Odası Başkanı Sabri Işık, “Esnafımız bugün çok ciddi bir ekonomik mücadele vermektedir. Artan maliyetler, yüksek vergiler, SGK ve Bağ-Kur primleri, banka kesintileri, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ve biriken borçlar nedeniyle işletmelerimiz ayakta kalmakta zorlanmaktadır. Unutulmamalıdır ki esnaf yalnızca kendi geçimini sağlayan bir işletme sahibi değildir. Esnaf, istihdam sağlayan, ailesini geçindiren, vergisini ödeyen, şehrin ekonomisine katkı sunan, üretim yapan ve toplumsal dayanışmayı ayakta tutan önemli bir güçtür. Ancak bugün esnafımızın sırtındaki yük her geçen gün ağırlaşmaktadır. Sorunları dile getirmekten yorulduk, çözüm beklemekten vazgeçmedik. Artık sorunlarımızın dinlenmesini değil, çözüme kavuşturulmasını istiyoruz” dedi.

“SGK VE BAĞ-KUR PRİMLERİ ESNAFIN ÖDEYEBİLECEĞİ SEVİYEYE ÇEKİLMELİ”

Esnafın SGK ve Bağ-Kur primlerinin mevcut ekonomik koşullarda ciddi bir yük haline geldiğini söyleyen Oda Başkanı Sabri Işık, “Esnafımızın SGK ve Bağ-Kur primleri, mevcut ekonomik koşullarda ciddi bir yük haline gelmiştir. İşletmesini ayakta tutmaya çalışan, yanında personel çalıştıran ve ailesinin geçimini sağlamaya uğraşan esnafımız, bir de yüksek prim ödemeleriyle mücadele etmektedir. Özellikle geçmiş dönem prim borçlarına uygulanan gecikme faizleri, borçların katlanarak büyümesine neden olmaktadır. Bu borçlar nedeniyle esnafımızın banka hesaplarına bloke konulması, ticari faaliyetlerini sürdüremez hale getirmektedir. Hesabındaki paraya ulaşamayan esnaf nasıl mal alacak, nasıl personelinin maaşını ödeyecek, nasıl işletmesini döndürecektir? SGK ve Bağ-Kur primleri esnafın ödeme gücüne göre yeniden düzenlenmelidir. Biriken borçlara uygulanan gecikme faizleri ve cezalar silinmelidir. Ana para uzun vadeli, uygun ve ödenebilir taksitlere bölünmelidir. Ticari hayatı durma noktasına getiren hesap blokeleri için esnafı koruyacak düzenlemeler yapılmalıdır” diye konuştu.

“VERGİ BORÇLARINDA FAİZ YÜKÜ KALDIRILMALI”

Vergi borçları nedeniyle banka hesaplarına konulan blokelerin işletmelerin günlük ticari faaliyetlerini olumsuz etkilediğini belirten Başkan Işık, “Esnafımız vergisini ödemek istemeyen değil, vergisini ödeyebilmek için mücadele eden kesimdir. Ancak ekonomik şartlar nedeniyle zamanında ödenemeyen vergi borçları, gecikme faizleri ve diğer yükümlülüklerle birlikte içinden çıkılmaz bir hale gelmektedir. Vergi borçları nedeniyle banka hesaplarına konulan blokeler, işletmelerin günlük ticari faaliyetlerini olumsuz etkilemektedir. Devletimizden beklentimiz, esnafı borçları nedeniyle ticaret yapamaz hale getirmek değil, yeniden ayağa kaldıracak kolaylıkları sağlamasıdır. Vergi borçlarının gecikme faizleri silinmeli, ana para uygun vadelerle taksitlendirilmelidir. Esnafın ticari faaliyetini sürdürebilmesi için hesap blokeleri konusunda adil ve uygulanabilir düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Borç yükü altında ezilen esnafın yeniden üretime, istihdama ve ekonomiye kazandırılması herkesin yararınadır” şeklinde konuştu.

KDV'DEKİ YÜZDE 9'LUK FARKIN DÜZENLENMESİNİ İSTEDİ

Oda Başkanı Sabri Işık, “Gıda ve yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren esnafımızın önemli sorunlarından biri de mal alımında uygulanan yüzde 1 KDV ile satışta uygulanan yüzde 10 KDV arasındaki yüzde 9'luk farktır. Esnaf malını yüzde 1 KDV ile almakta, satışında ise yüzde 10 KDV uygulamasıyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu uygulama, özellikle kâr marjlarının çok düşük olduğu lokantacı, fırıncı, tatlıcı, pastaneci ve benzeri işletmeler açısından ciddi bir mali yük oluşturmaktadır. Artan kira, elektrik, doğal gaz, personel, hammadde ve diğer işletme giderleri de düşünüldüğünde bu vergi yükü esnafın kârlılığını önemli ölçüde azaltmaktadır. Esnafımızın talebi vergi vermemek değildir. Talebimiz, adil ve sürdürülebilir bir vergi sistemidir. KDV uygulamasındaki bu yüzde 9'luk farkın esnaf üzerinde oluşturduğu yük yeniden değerlendirilmelidir. Sektörün gerçek maliyetleri ve kâr marjları dikkate alınarak adil bir düzenleme yapılmalıdır” diye aktardı.

“BANKALARIN POS KOMİSYONLARI DENETLENMELİ”

Işık, “Günümüzde esnafımız satışlarının önemli bir bölümünü banka POS cihazları üzerinden gerçekleştirmektedir. Ancak bankaların POS işlemlerinden aldığı yüksek komisyonlar, bunun yanında tahsil edilen bakım, yıllık kullanım ve diğer ek ücretler esnafımızın kazancını ciddi şekilde azaltmaktadır. Esnaf ürününü satıyor, emeğini ortaya koyuyor; fakat kazancının önemli bir bölümünü daha eline geçmeden banka kesintilerine vermek zorunda kalıyor. Bir tarafta yüksek maliyetler, diğer tarafta banka komisyonları... Esnafın zaten sınırlı olan kazancı her geçen gün daha da eriyor. Bankaların POS komisyon oranları makul seviyelere çekilmeli, bakım ve yıllık kullanım ücretleri denetlenmeli, esnafın bilgisi ve onayı dışında alınan ek ücretlerin önüne geçilmelidir. Bankacılık sistemi esnafın kazancını azaltan değil, ticaretini kolaylaştıran bir yapıda olmalıdır” dedi.

“VAN HAK ETTİĞİ YATIRIMI ALMALI”

Şehrin sahip olduğu potansiyelin yeterince değerlendirilemediğini söyleyen Işık, “Yanında işçi çalıştıran, üretim yapan, istihdam sağlayan esnafımızın emeklilik şartları da yeniden değerlendirilmelidir. Aynı çalışma hayatının içerisinde bulunan çalışanlar ile Bağ-Kur kapsamında çalışan esnaf arasında prim gün sayısı bakımından oluşan farklılıklar adalet duygusunu zedelemektedir. Esnafımız yıllarca kendi işinin başında çalışmakta, istihdam sağlamakta ve ülke ekonomisine katkıda bulunmaktadır. Bağ-Kur kapsamında emeklilik için gerekli prim gün sayısı 9.000 günden 7.200 güne düşürülmeli, çalışan esnafımızın emeklilik şartlarında eşitlik ve adalet sağlanmalıdır. Van, sahip olduğu coğrafi konum, genç nüfusu, doğal güzellikleri, tarihi mirası, sınır ticareti ve turizm potansiyeliyle Doğu Anadolu'nun en önemli şehirlerinden biridir. Ancak ne yazık ki şehrimizin sahip olduğu potansiyel yeterince değerlendirilememektedir. Van artık ertelenen yatırımların değil, hayata geçirilen projelerin şehri olmalıdır” dedi.

“VAN TURİZMİ İÇİN SOMUT ADIMLAR ATILMALI”

Turizmin yalnızca otelcilerin veya seyahat acentelerinin kazancı olmadığının altını çizen Işık, şöyle devam etti:

“Van, turizm açısından son derece önemli değerlere sahiptir. Van Gölü, Akdamar Adası, tarihi yapıları, doğal güzellikleri, kültürü, mutfağı ve İran başta olmak üzere komşu ülkelerle olan bağlantısı şehrimizi önemli bir turizm merkezi yapabilecek güçtedir. Ancak bu potansiyeli değerlendirebilmek için yeterli tanıtım, organizasyon, ulusal ve uluslararası etkinlikler ile turizm yatırımlarına ihtiyaç vardır. Turizm yalnızca otelcinin veya seyahat acentesinin kazancı değildir. Turizm; lokantacının, fırıncının, pastanecinin, kasabın, taksicinin, esnafın ve bütün şehir ekonomisinin kazancıdır. Van ekonomisi açısından İranlı turistlerin ve ziyaretçilerin çok önemli bir yeri bulunmaktadır. Ancak İran'dan ülkemize girişlerde yaşanan uzun bekleme süreleri, kontrol süreçlerindeki aksaklıklar ve yıllardır çözülemeyen geçiş sorunları hem ziyaretçileri hem de Van esnafını olumsuz etkilemektedir. Ülkemize gelmek isteyen turistlerin saatlerce beklemesi, seyahat planlarının aksaması ve sınır kapısındaki yoğunluklar turizm hareketliliğine zarar vermektedir.”

KAPIKÖY VE SEYYAR SATICI SORUNUNA DİKKAT ÇEKTİ

Van’daki seyyar satıcı sorununun çözülmesi ve Kapıköy Sınır Kapısı’ndaki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini belirten Işık, hem kayıtlı esnafın haklarının korunması hem de kentin ticari ve turistik imajının güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Işık, “Kapıköy Sınır Kapısı, Van'ın dış dünyaya açılan en önemli kapılarından biridir. Ancak burayı kullanan vatandaşların ve turistlerin temel ihtiyaçlarını karşılayacak tesislerin tamamlanamaması kabul edilebilir bir durum değildir. Lavabo, tuvalet, bekleme alanı ve diğer temel sosyal donatıların eksikliği hem ülkemize gelen misafirler açısından hem de şehrimizin imajı bakımından ciddi bir sorundur. Van'da uzun süredir devam eden seyyar satıcı sorunu, kayıtlı ve vergisini ödeyen esnafımızı ciddi anlamda mağdur etmektedir. İş yeri kirası ödeyen, vergisini veren, SGK ve Bağ-Kur primlerini yatıran, personel çalıştıran esnafımız ile herhangi bir denetime ve yükümlülüğe tabi olmadan faaliyet gösteren kayıt dışı satış noktaları arasında haksız rekabet oluşmaktadır. Bizler kimsenin ekmeğiyle oynamak istemiyoruz. Her vatandaşımızın çalışma ve geçimini sağlama hakkına saygı duyuyoruz. Seyyar satıcılar için uygun alanlar oluşturulmalı, kayıt ve denetim sistemi getirilmeli, kayıtlı esnafın hakları korunmalı ve haksız rekabetin önüne geçilmelidir” şeklinde konuştu.

“KURUMLAR VE SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI SORUMLULUK ALMALI”

Işık, Van’ın sorunlarının çözümü için kurumlar arasında iş birliği ve ortak hareket etme çağrısı yaparak kentteki tüm paydaşların sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Işık, “Van'ın sorunları yalnızca bir meslek odasının veya bir sektörün sorunu değildir. Bu şehirde yaşayan, üreten, çalışan, yatırım yapan ve geçimini ticaretle sağlayan herkesin ortak sorunudur. Yerel yönetimlerin, kamu kurumlarının, milletvekillerimizin, siyasi partilerin, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının Van'ın sorunları karşısında daha fazla sorumluluk alması gerekmektedir. Van'ın meseleleri için ortak akıl oluşturulmalı, ilgili kurumlar bir araya gelmeli, talepler raporlaştırılmalı ve çözüm için takip mekanizması kurulmalıdır. Bizler meslek odaları olarak üzerimize düşen sorumluluğu almaya hazırız. Ancak Van'ın sorunlarının çözümü için bütün kurumların aynı kararlılıkla hareket etmesini bekliyoruz” diye konuştu.

“ARTIK SÖZ DEĞİL, İCRAAT BEKLİYORUZ”

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 173’üncü maddesine de dikkat çeken Işık, “Burada özellikle altını çizmek istediğimiz çok önemli bir husus bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 173. maddesi açıkça şu hükmü içermektedir: ‘Devlet, esnaf ve sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.’ Bu hüküm, esnafın korunmasının yalnızca bir tercih veya iyi niyet meselesi olmadığını, devletin anayasal sorumluluklarından biri olduğunu ortaya koymaktadır. Bugün esnafımız yüksek vergi yükleri, ağır SGK ve Bağ-Kur primleri, biriken borçlar, faizler, banka kesintileri ve artan işletme maliyetleri altında ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Anayasa’nın devlete yüklediği koruma ve destekleme sorumluluğu doğrultusunda esnafımızın içinde bulunduğu ekonomik koşullar yeniden değerlendirilmelidir. Buradan yetkililere sesleniyoruz. Artık söz değil, icraat bekliyoruz! Artık vaat değil, çözüm istiyoruz!” ifadelerini kullandı.

IŞIK'TAN YETKİLİLERE VAN ESNAFININ SESİNİ DUYUN ÇAĞRISI

Esnafın adalet, kolaylık ve emeğinin karşılığını almak istediğini söyleyen Başkan Işık, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bizler bu şehrin esnafıyız. Sabahın erken saatlerinde iş yerimizin kapısını açan, gece geç saatlere kadar çalışan, sofralara ekmek koyan, insanlara hizmet eden, üretim yapan ve istihdam sağlayan insanlarız. Bizler ayrıcalık istemiyoruz. Bizler adalet, kolaylık ve emeğimizin karşılığını istiyoruz. Vergimizi ödemek, primimizi yatırmak, personelimizin maaşını vermek, kiramızı karşılamak ve işletmemizi ayakta tutmak istiyoruz. Ancak bunun için esnafımızın üzerindeki ağır yüklerin hafifletilmesi, borçların yapılandırılması, faizlerin silinmesi, bankaların yüksek kesintilerinin denetlenmesi ve adil vergi düzenlemelerinin yapılması artık kaçınılmazdır. Buradan başta hükümetimize, ilgili bakanlıklarımıza, Van milletvekillerimize, Van Valiliğimize, belediyelerimize, kamu kurumlarımıza ve bütün sivil toplum kuruluşlarımıza açık çağrıda bulunuyoruz. Van esnafının sesini duyun. Gelin, Van'ın sorunlarını ortak akılla masaya yatıralım. İlgili kurumların katılımıyla kapsamlı bir çalışma başlatalım. Taleplerimizi Ankara'ya taşıyalım ve sonuç alıncaya kadar takipçisi olalım. Çünkü güçlü esnaf, güçlü şehir demektir. Güçlü şehir, güçlü ekonomi demektir.”

  • Etiketler : ESNAF
  • YORUM YAP
    Yorumlar (0)

    Bu habere ilk yorum yapan sen ol.

    ÖNERİLENLER