İPEKYOLU

Cüneyt Tuncil: Van’ın potansiyelini yatırıma, üretime ve istihdama dönüştürmeliyiz

“Van’ın potansiyelini konuşmaktan, bu potansiyeli yatırıma ve istihdama dönüştürme aşamasına geçmeliyiz.”

Abone Ol

2026-10-12 22:21:49 | Son Güncelleme : 2026-10-13 01:08:53

Cüneyt Tuncil: Van’ın potansiyelini yatırıma, üretime ve istihdama dönüştürmeliyiz

Van Ticaret ve Sanayi Odası’nın yaklaşan seçim sürecinin, şehrimizin ticari hayatına, sanayisine, yatırım iklimine ve geleceğine hayırlı sonuçlar getirmesini temenni ediyorum. Van Ticaret ve Sanayi Odası başkanlığı için yarışan tüm adaylara başarılar diliyor; ortaya koyacakları projelerin, fikirlerin ve çalışmaların Van’ın ekonomik kalkınmasına katkı sunmasını gönülden arzuluyorum.

Bir Vanlı, genç bir siyasetçi, iş insanı ve Yüksek Endüstri Mühendisi* olarak inanıyorum ki Van, yalnızca coğrafi konumuyla değil; insan kaynağı, üretim kapasitesi, girişimci ruhu, tarımsal zenginliği ve bölgesel ticaret potansiyeliyle de çok daha büyük hedeflere ulaşabilecek bir şehirdir.

Van’ın ihtiyacı yalnızca yeni projeler değil, doğru planlanmış, finansmanı oluşturulmuş, takvime bağlanmış ve sonuçları ölçülebilen projelerdir.

Bugün mesele, Van’ın potansiyelinin olup olmadığı değildir. Asıl mesele, bu potansiyeli ne ölçüde üretime, ihracata, istihdama ve toplumsal refaha dönüştürebildiğimizdir.

VAN, TÜRKİYE’NİN BÖLGESEL ÜRETİM VE TİCARET MERKEZLERİNDEN BİRİ OLABİLİR

Van’ın geleceğini değerlendirirken günübirlik ticari beklentilerin ötesine geçmek zorundayız. Şehrimizin ekonomik kalkınmasını birbirini tamamlayan sektörler üzerinden ele almalı; yatırım kararlarını bilimsel veriler, mühendislik hesapları, pazar araştırmaları ve uzun vadeli planlamayla şekillendirmeliyiz.

Bu çerçevede Van için öncelikli gördüğüm yatırım ve gelişim alanları şunlardır:

1. Sanayi ve katma değerli üretim: Organize sanayi bölgelerinin altyapısının güçlendirilmesi, üretime uygun yeni yatırım alanlarının geliştirilmesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyümesinin desteklenmesi ve Van’da üretilen ürünlerin ulusal ve uluslararası pazarlara taşınması gerekmektedir. Hedefimiz yalnızca ürün satan değil, üreten, işleyen, markalaşan ve ihraç eden bir Van ekonomisi olmalıdır.

2. Tarım ve hayvancılığa dayalı entegre sanayi: Van’ın hayvancılık ve tarımsal üretim potansiyeli, ham ürün satışının ötesine taşınmalıdır. Et ve süt ürünleri işleme tesisleri, yem üretimi, gıda sanayisi, soğuk hava depoları, paketleme merkezleri ve yan sanayi yatırımları birbirini tamamlayan bir üretim zinciri içinde planlanmalıdır. Üreticinin emeği daha fazla değer kazanmalı, kırsal bölgelerde sürdürülebilir gelir ve istihdam oluşturulmalıdır.

3. Lojistik, sınır ticareti ve ihracat: Van’ın İran başta olmak üzere komşu ülkelerle ticari ilişkileri, profesyonel bir dış ticaret ve lojistik yaklaşımıyla geliştirilmelidir. Depolama, gümrükleme, dağıtım, soğuk zincir, ihracat danışmanlığı ve uluslararası tedarik zinciri hizmetleri güçlendirilmelidir. Ulaşım ve demiryolu bağlantılarının geliştirilmesi için ilgili kurumlarla ortak, sürekli ve sonuç odaklı bir çalışma yürütülmelidir.

4. Turizm ve Van Gölü odaklı ekonomik gelişim: Van Gölü, Akdamar Adası, tarihî mirasımız, kültürümüz ve gastronomimiz yalnızca tanıtım başlıkları olarak kalmamalıdır. Konaklama, ulaşım, destinasyon yönetimi, kültür turizmi, doğa turizmi ve yerel ürünlerin pazarlanması birlikte ele alınmalıdır. Turizm yatırımları, çevrenin korunması ve yerel halkın ekonomik kazanımıyla birlikte planlanmalıdır.

5. Teknoloji, enerji verimliliği ve dijital dönüşüm: Van’daki işletmelerin dijitalleşmesi, üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, yenilenebilir enerji potansiyelinin değerlendirilmesi ve enerji maliyetlerinin düşürülmesine yönelik yatırımlar desteklenmelidir. Üniversiteler, meslek kuruluşları, kamu kurumları ve özel sektör arasında güçlü bir teknoloji ve girişimcilik iş birliği kurulmalıdır.

6. Genç istihdamı ve girişimcilik: Gençlerimize yalnızca iş arayan değil, iş kurabilen, üretime katılan, teknoloji geliştiren ve ihracat yapabilen bireyler olabilecekleri bir ekonomik ortam sunmalıyız. Mesleki eğitim, uygulamalı mühendislik, girişimcilik desteği ve işletmelerle eğitim kurumları arasında iş birliği, kalkınma politikalarının temel parçaları arasında yer almalıdır.

BİR MÜHENDİSİN BAKIŞIYLA: PROJELER SÖZDE DEĞİL, SAHADA SONUÇ VERMELİDİR

Yüksek Endüstri Mühendisi olarak meseleye yalnızca ticari bir bakış açısıyla değil; sistem, verimlilik, kaynak yönetimi ve sürdürülebilirlik perspektifiyle yaklaşıyorum.

Her yatırım projesinin öncelikle fizibilitesi hazırlanmalı; yatırım maliyeti, finansman modeli, istihdam kapasitesi, pazar büyüklüğü, geri dönüş süresi ve çevresel etkileri değerlendirilmelidir. Kamu kaynaklarının, özel sektör sermayesinin ve teşvik mekanizmalarının en verimli biçimde kullanılabilmesi için ölçülebilir hedefler belirlenmelidir.

Van Ticaret ve Sanayi Odası, bu süreçte yalnızca üyelerinin sorunlarını dile getiren bir kurum değil; yatırımcıyla kamu arasında köprü kuran, proje geliştiren, finansman ve teşviklere erişimi kolaylaştıran, ihracat kapasitesini büyüten ve şehrin ekonomik geleceğine yön veren güçlü bir koordinasyon merkezi olmalıdır.

Bu anlayışla Van için hazırlanacak bir “Stratejik Yatırım ve Kalkınma Yol Haritası” önemli bir başlangıç olabilir. Bu yol haritasında sektörlerin öncelikleri belirlenmeli, yatırımcıların ihtiyaçları tespit edilmeli, kamu kurumlarıyla ortak çalışma takvimi oluşturulmalı ve her projenin ilerlemesi şeffaf biçimde takip edilmelidir.

VAN TSO SEÇİMLERİ BİR YARIŞTAN İBARET DEĞİL, VAN’IN GELECEĞİ İÇİN BİR FIRSATTIR

Van Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerinin, kişisel rekabetlerin ötesinde bir anlayışla değerlendirilmesini önemsiyorum. Bu süreçte yarışan her adayın bilgi birikimi, tecrübesi, projeleri ve Van’a ilişkin hedefleri demokratik bir ortamda ortaya konulmalıdır.

Seçimler tamamlandığında ise geride kalan ayrılıkların yerini ortak hedefler almalıdır. Çünkü Van’ın kalkınması, tek bir kişinin, tek bir kurumun ya da tek bir siyasi görüşün başarısıyla sınırlı değildir. Bu başarı; iş dünyasının, kamu kurumlarının, üniversitelerin, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve gençlerin birlikte çalışmasıyla mümkündür.

Seçimlere katılan tüm adaylara bir kez daha başarılar diliyor; hangi yönetim anlayışı göreve gelirse gelsin, Van’ın üretim kapasitesini artıran, girişimcinin önünü açan, gençlere istihdam sağlayan ve şehrimizi uluslararası ticarette daha güçlü bir noktaya taşıyan her yapıcı çalışmanın desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.

VAN’IN GELECEĞİNE YATIRIM YAPMAK, GENÇLERİMİZİN GELECEĞİNE YATIRIM YAPMAKTIR

Van’ın geleceğini yalnızca bugünün ekonomik şartlarına göre değil, önümüzdeki 10, 20 ve 30 yılın ihtiyaçlarına göre planlamalıyız. Gençlerimizin başka şehirlerde fırsat aramak zorunda kalmadığı, yatırımcıların güvenle yatırım yaptığı, üreticilerin emeğinin karşılığını aldığı ve işletmelerimizin dünya pazarlarında rekabet edebildiği bir Van için çalışmalıyız.

Benim Van için temel yaklaşımım açıktır: Daha fazla üretim, daha fazla katma değer, daha güçlü ihracat, nitelikli istihdam ve sürdürülebilir kalkınma.

Van’ın potansiyelini geleceğin başarısına dönüştürmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Bu vesileyle VAN TSO başkanlığı için yarışan tüm adaylara başarılar diliyor; seçim sürecinin Van iş dünyasına, esnafımıza, sanayicimize, yatırımcılarımıza ve bütün hemşehrilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum.

Van için söylenecek sözümüz var; fakat daha önemlisi, hayata geçirilecek projelerimiz, kurulacak tesislerimiz, oluşturulacak istihdamımız ve gelecek nesillere bırakacağımız güçlü bir ekonomik mirasımız olmalıdır.

*Cüneyt Tuncil: Yüksek Endüstri Mühendisi – İş İnsanı – Genç Siyasetçi

  • Etiketler : SEÇİM
  • YORUM YAP
    Yorumlar (0)

    Bu habere ilk yorum yapan sen ol.

    ÖNERİLENLER