İPEKYOLU

Van’da deprem uyarısı: Saray-Özalp hattındaki faylar araştırılacak

Van YYÜ Deprem Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Sacit Mutlu, 2011 depreminin Van için son yıkıcı deprem olmayacağını belirterek Saray-Özalp hattındaki Hasan Timur Gölü Fayı, Saray Fay Zonu ve Dorutay Fayı’nın geçmiş deprem davranışları ile deprem üretme potansiyelinin araştırılması gerektiğini söyledi.

Abone Ol

2026-08-17 12:27:58 | Son Güncelleme : 2026-08-17 14:37:48

Van’da deprem uyarısı: Saray-Özalp hattındaki faylar araştırılacak

Türkiye’nin birçok bölgesinde deprem riski bulunurken, afetlere karşı hazırlık ve risk azaltma çalışmaları kentlerin en önemli gündemlerinden biri olmaya devam ediyor. Deprem kuşağında yer alan Van’da da 2011 yılında yaşanan yıkıcı depremlerin ardından yapı güvenliği, afet yönetimi ve aktif fayların araştırılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Kentin deprem tehlikesinin yalnızca geçmişte yaşanan depremlerle sınırlı olmadığına dikkat çekilirken, Van ve çevresindeki aktif fayların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda özellikle Saray-Özalp hattında bulunan Hasan Timur Gölü Fayı, Saray Fay Zonu ve Dorutay Fayı öne çıkıyor.

SARAY-ÖZALP HATTINA DİKKAT

Van ve çevresi, aktif fayları nedeniyle deprem riski taşıyan bölgeler arasında yer alıyor. Kentin deprem tehlikesinin yalnızca 2011 depremini meydana getiren fay üzerinden değerlendirilmemesi gerektiği belirtilirken, özellikle Saray-Özalp hattındaki Hasan Timur Gölü Fayı, Saray Fay Zonu ve Dorutay Fayı dikkat çekiyor. Bu fayların geçmiş deprem davranışlarının ve deprem üretme potansiyellerinin ayrıntılı şekilde araştırılması önem taşıyor. Şehrivan Gazetesi'ne değerlendirmelerde bulunan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Deprem Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Sacit Mutlu, 2011 depreminin Van için son yıkıcı deprem olacağını söylemenin bilimsel olarak mümkün olmadığını belirterek, özellikle Saray ve Özalp çevresindeki aktif fayların araştırılmasına yönelik yeni bilimsel çalışmalar planlandığını söyledi. Mutlu, deprem riskinin azaltılması için aktif fayların yanı sıra yapı stokunun ve zemin koşullarının da birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

MUTLU: TEHLİKEYİ BİLMEK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Deprem Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Sacit Mutlu, deprem tehlikesini bilmenin tek başına yeterli olmadığını belirterek, risklerin azaltılması gerektiğine dikkat çekti. Mutlu; “2011 yılında meydana gelen Van depremleri, kent açısından önemli bir milat olarak kabul edilebilir. Bu depremler yalnızca büyük can ve mal kayıplarına neden olmadı; aynı zamanda Van ve çevresindeki aktif fayların deprem üretme potansiyelinin daha iyi anlaşılması, yapı güvenliğinin sorgulanması, kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kazanması ve afet yönetimi anlayışının gelişmesi açısından da önemli bir dönüm noktası oldu. İlk olarak bölgenin deprem tehlikesini doğru şekilde ortaya koymak gerekiyor. Bilimsel çalışmalar sayesinde Van ve çevresinin depremselliğini, aktif faylarını ve bunların oluşturabileceği deprem tehlikesini önemli ölçüde değerlendirebiliyor, olası afetlere ilişkin öngörülerde bulunabiliyoruz. Ancak tehlikeyi bilmek tek başına yeterli değildir. Çünkü depremi engelleyemeyiz; asıl yapmamız gereken, deprem meydana geldiğinde ortaya çıkabilecek kayıpları en aza indirmektir. Bu nedenle deprem tehlikesinin yanı sıra risk unsurunu, yani insanı, yapı stokunu, altyapıyı ve insanın etkileşim içerisinde bulunduğu bütün unsurları birlikte değerlendirmemiz gerekir.” Dedi.

“VAN VE İLÇELERİNİ ETKİLEYEBİLECEK AKTİF FAYLAR BULUNMAKTA”

Van ve yakın çevresindeki aktif tektonik yapıların bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyleyen Mutlu, Van’daki fayları açıkladı; “Van ve yakın çevresi, aktif tektonik yapısı nedeniyle Türkiye’nin deprem tehlikesi yüksek bölgelerinden biridir. Burada öncelikle önemli bir ayrım yapmak gerekiyor. Van ili sınırları içerisinde haritalanmış aktif faylar, bölgenin deprem tehlikesinin yalnızca bir bölümünü temsil etmektedir. Deprem açısından yalnızca idari sınırlar içerisindeki fayları değerlendirmek doğru değildir. Van il sınırları dışında bulunmasına rağmen üreteceği kuvvetli yer hareketiyle Van ve ilçelerini etkileyebilecek aktif faylar da bulunmaktadır. Bu nedenle bölgenin deprem tehlikesini değerlendirirken Van ve yakın çevresindeki aktif tektonik yapıların bir bütün olarak ele alınması gerekmektedir. Van ili sınırları içerisinde Çaldıran Fayı, Erciş Fayı, Hasan Timur Gölü Fayı, Dorutay Fayı, Saray Fay Zonu, Başkale Fay Zonu ile bindirme karakterindeki Van Fay Zonu ve Yeniköşk Fayları gibi önemli aktif tektonik yapılar bulunmaktadır. Bunların bir kısmı yakın geçmişte yıkıcı depremler üretmiş ve bölgenin sahip olduğu deprem potansiyelini açık biçimde ortaya koymuştur.” Diye aktardı.

MUTLU: ÖZELLİKLE DİKKAT ÇEKİLMESİ GEREKEN ALANLARDAN BİRİ SARAY-ÖZALP VE ÇEVRESİDİR

Özellikle dikkat çekilmesi gereken alanlardan biri Saray-Özalp ve çevresidir. Bu bölgede bulunan Hasan Timur Gölü Fayı, Saray Fay Zonu ve Dorutay Fayı gibi aktif yapılar, aletsel dönemde Çaldıran Fayı veya 2011 Van depremi ölçeğinde yıkıcı bir deprem üretmemiştir. Bu durum kesinlikle bu fayların tehlikesiz olduğu anlamına gelmemektedir. Bir fayın aletsel dönemde büyük deprem üretmemiş olması, gelecekte büyük bir deprem üretmeyeceği şeklinde yorumlanamaz. Bu nedenle söz konusu fayların geometrilerinin, segment yapılarının, geçmiş deprem aktivitelerinin ve deprem üretme potansiyellerinin ayrıntılı bilimsel çalışmalarla ortaya konulması önem taşımaktadır.” Dedi.

“SARAY-ÖZALP HATTINDAKİ HASAN TİMUR GÖLÜ FAYI, SARAY FAY ZONU VE DORUTAY FAYLARINA DİKKAT”

2011 Van için ilk yıkıcı deprem olmadığı gibi son yıkıcı deprem olacağını da bilimsel olarak söylemenin doğru olmadığıı belrten Mutlu; “Dolayısıyla Van’ın deprem tehlikesini yalnızca 2011 depremini meydana getiren kaynak üzerinden değerlendirmek doğru değildir. Özellikle Saray-Özalp hattındaki Hasan Timur Gölü Fayı, Saray Fay Zonu ve Dorutay Fayı gibi aletsel dönemde büyük ve yıkıcı deprem üretmemiş aktif fayların ayrıntılı olarak araştırılması gerektiğini düşünüyoruz. Buradaki amacımız herhangi bir fay için “yakın zamanda deprem olacak” şeklinde bir öngörüde bulunmak değildir. Bilimsel olarak yapılması gereken; aktif fayların geçmiş deprem davranışlarını ortaya çıkarmak, deprem tekrarlanma aralıklarını mümkün olduğunca belirlemek ve gelecekte oluşturabilecekleri tehlikeyi bilimsel veriler ışığında değerlendirmektir. Bu kapsamda Saray ve Özalp çevresindeki aktif fayların araştırılmasına yönelik yeni bilimsel projeler de planlıyoruz. Hazırlıklarını sürdürdüğümüz bu projeleri yakın zamanda TÜBİTAK ve üniversitemizin BAP birimine sunmayı hedefliyoruz. Kısacası, 2011 Van için ilk yıkıcı deprem olmadığı gibi son yıkıcı deprem olacağını da bilimsel olarak söyleyemeyiz.” Diye konuştu.

MUTLU: ARAZİ ÇALIŞMALARIYLA TESPİT EDİLEREK HARİTALANDI

2011 Van depremi, bindirme karakterli bir fay üzerinde meydana geldi ve deprem sırasında yüzeyde kırıklar ile çeşitli yüzey deformasyonları oluştu. Bu izler depremin hemen ardından farklı araştırmacılar tarafından yapılan arazi çalışmalarıyla tespit edilerek haritalandı. Özellikle Bardakçı–Topaktaş ve çevresinde sıkışmaya bağlı yüzey deformasyonları, kırıklar ve düşey yer değiştirmeler belirlendi. Dolayısıyla 2011 depreminde yüzeyde meydana gelen deformasyonların nerelerde geliştiğine ilişkin önemli bir bilimsel veri birikimi zaten mevcut. Bundan sonraki süreçte önemli olan, bu verilerin yeni çalışmalarla desteklenmesi ve bölgedeki diğer aktif faylarla birlikte değerlendirilerek Van’ın deprem tehlikesinin daha ayrıntılı ortaya konulmasıdır.” Şeklinde konuştu.

“ÖNÜMÜZDE HÂLÂ YAPILMASI GEREKEN ÇOK İŞ BULUNMAKTADIR”

Van’da 2011 sonrasında önemli çalışmalar yapıldığını ve belirli alanlarda ilerleme kaydedildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Sacit Mutlu konuşmasına şöyle devam etti; “Afet riskini hiçbir zaman tamamen sıfırlayamayız. Literatürde “kalıntı risk” olarak ifade edilen ve bütün önlemler alınsa dahi devam eden riskler vardır. Önemli olan riski sıfırlamak değil, yönetilebilir ve kabul edilebilir seviyeye indirmektir. Bu açıdan baktığımızda Van’da 2011 sonrasında önemli çalışmalar yapıldığını ve belirli alanlarda ilerleme kaydedildiğini söyleyebiliriz. Ancak “Van bugün büyük bir depreme tamamen hazırdır” demek için önümüzde hâlâ yapılması gereken çok iş bulunmaktadır. Asıl hedefimiz, 2011’den daha hazırlıklı olmakla yetinmek değil; modern afet risk yönetiminin bütün unsurlarını hayata geçirerek depreme dirençli bir Van oluşturmak olmalıdır.” Diye aktardı.

  • Etiketler : SON DEPREMLER
  • YORUM YAP
    Yorumlar (0)

    Bu habere ilk yorum yapan sen ol.

    ÖNERİLENLER