2025-11-30 01:38:06 | Son Güncelleme : 2025-11-30 14:01:13
Yol-İş Sendikası Van 1 No’lu Şubesi’nin 13. Olağan Genel Kurulu, yoğun katılımla yapıldı. Genel kurula Türk-İş Genel Mali Sekreteri ve Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Ağar’ın yanı sıra genel merkez yöneticileri, STK temsilcileri ve sendika üyeleri katıldı. Divanın teşekkülü, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan genel kurulda konuşan Türkiye Yol-İş Sendikası Van Şube Başkanı ve Türk-İş Van İl Temsilcisi Salih Çalımlı, sendikal mücadelenin önemine vurgu yaparak birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini ifade etti.
Konuşmaların ardından 111 delegenin oy kullandığı seçimde mevcut başkan Salih Çalımlı, 80 oy alarak yeniden başkanlığa seçildi ve güven tazeledi.
ÇALIMLI: SENDİKA ORTAK SESİMİZ, ORTAK GÜCÜMÜZ VE AŞILMAZ KALEMİZDİR
Delegelere ve üyelere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Çalımlı, sendikal dayanışmanın önemine işaret ederek, “Sizlerin güveniyle taşıdığım bu kutsal görevde her sabah tek bir amaçla uyanıyorum: Bu camiaya hizmet etmek. Yüreğimde tek bir hedef var; alın terimizin karşılığını almak ve Yol-İş bayrağını en yükseğe taşımak. Bu kürsüden sadece bir başkan adayı olarak değil; içinizden çıkmış, sizinle birlikte ter dökmüş bir yol arkadaşı olarak sesleniyorum. Arkadaşlar, sendika yalnızca bir imza atmak değildir. Sendika; bireysel gücümüzün yetmediği yerde ortak sesimiz, ortak gücümüz ve aşılmaz kalemizdir. Eğer bugün haklarımızı konuşabiliyor, insanca yaşayacak bir ücret için pazarlık yapabiliyor, yarınlarımıza güvenle bakabiliyorsak; bunu sadece ve sadece örgütlü yapımıza borçluyuz” dedi.
“BİRLİK VE BERABERLİK SAYESİNDE TÜM SORUNLARIN ÜSTESİNDEN GELİYORUZ”
Çalımlı, birlik ve beraberliğe dikkat çekerek, “Sendika yönetimi deneyim işidir, bilgi işidir, strateji işidir. Yıllar süren mücadelede öğrendiğimiz her ders, kazandığımız her başarı, bugün önümüzdeki zorlu yolların rehberidir. Bu tecrübe sendikamızın en büyük sermayesidir. Biz o yollardan defalarca geçtik; nerede hangi engelin çıkacağını çok iyi biliyoruz. Kazanılmış haklarımızı korumak ve yeni haklar elde etmek için bu tecrübeyi kullanmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“TAŞERON İŞÇİLERİN KADROYA GEÇMESİ TARİHİ BİR KAZANIMDI”
Yıllardır güvencesiz çalışan taşeron işçilerin kadro mücadelesine değinen Çalımlı, “Yıllardır kanayan bir yara olan, güvencesiz ve zor şartlarda çalışan taşeron işçi kardeşlerimizin kadro mücadelesi… Bu sadece bir hak arayışı değil, bir onur mücadelesiydi. Kapı kapı dolaştık, Ankara’nın koridorlarında sesimizi duyurduk, meydanlarda ter döktük. Tarihi bir zaferle binlerce taşeron işçiyi kadroya geçirdik. Onlara yalnızca bir iş değil; gelecek güvencesi, ailelerine huzur ve en önemlisi eşit işe eşit muamele hakkı sağladık. Bu başarı, Yol-İş’in azminin ve mücadele ruhunun en somut kanıtıdır. Bu başarı hepimizin ortak başarısıdır. Başta Sayın Genel Başkanımız olmak üzere emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum” diye aktardı.
“BUGÜNE KADAR HEP BİRLİKTE KAZANDIK, BUGÜN DE YİNE BİRLİKLE, İNANÇLA KAZANACAĞIZ”
Çalımlı, bu başarının Yol-İş camiasının ortak emeğiyle kazanıldığını vurgulayarak şunları söyledi: “Ben sizlerin içinden çıkan, terinizi teri bilen, derdinizi derdi bilen bir kardeşinizim. Bugüne kadar hep birlikte kazandık, bugün de yine birlikle, inançla kazanacağız. Daha güzel çalışmalara hep birlikte yürüyeceğiz. Yeni bir döneme girerken sizleri deneyime, istikrara ve kazanımlara sahip çıkmaya davet ediyorum. Unutmayın; Yol-İş’in gücü sizin omuzlarınızdadır. Yaşasın örgütlü mücadelemiz, yaşasın Yol-İş!”
ÇALIMLI: “ÖZELLEŞTİRME, TAŞERONLAŞMA VE GÜVENCESİZLİK İŞÇİ SINIFINI DERİNDEN ETKİLİYOR”
Konuşmasında küresel süreçlere de değinen Çalımlı, “Yaklaşık dört yıllık çalışma dönemimizde dünyada ve ülkemizde akıl almaz değişiklikler yaşandı. Sermayenin çıkarlarına göre şekillenen bu gelişmeler, sendikal harekete ve çalışanlara olumsuz yansıdı. Soğuk savaşın sona ermesinden sonra dünyanın tek kutuplu hale gelmesi uluslararası barışı zayıflattı. Kapitalist, emperyalist ve siyonist güçlerin siyasi ve ekonomik çıkarları uğruna birçok ülke sömürgeleştirildi, işgal edildi. Gazze’den Suriye’ye, Irak’tan Afganistan’a, Libya’dan Ukrayna’ya kadar birçok coğrafyada yaşanan acılar bunun en açık göstergesidir. Küreselleşen şey refah değil; sermayenin gücü, baskısı ve sömürüsüdür” dedi.
“İŞSİZLİK YALNIZCA EKONOMİK BİR SORUN DEĞİL, ÇOK CİDDİ TOPLUMSAL SONUÇLARI OLAN BİR MESELEDİR”
Çalımlı, neoliberal politikalar ve özelleştirme uygulamalarının çalışanlar üzerindeki etkisini eleştirerek, “Gelir dağılımını olumsuz etkileyen en temel faktörlerden biri de uzun süredir uygulanan neoliberal politikaların bir sonucu olarak ortaya çıkan özelleştirme, taşeronlaşma, esnek ve güvencesiz çalışma uygulamalarıdır. İşsizlik yalnızca ekonomik bir sorun değil, çok ciddi toplumsal sonuçları olan bir meseledir. Kıdem tazminatının fona devri, özel istihdam büroları, işçi kiralama yetkisi, esnek çalışma uygulamaları gibi tamamen işveren taleplerine dayanan adımlar kabul edilemez” diye aktardı.
BAŞKAN ÇALIMLI GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALETSİZLİĞE DİKKAT ÇEKTİ: “ÜLKEMİZDE ÇALIŞANLAR ALEYHİNE CİDDİ BİR VERGİ ADALETSİZLİĞİ VAR”
Çalımlı, gelir dağılımına dikkat çekerek, “Gelir dağılımındaki adaletsizlik her geçen gün büyümektedir. Ülkemizde çalışanlar aleyhine ciddi bir vergi adaletsizliği vardır ve bu konuda adil bir düzenleme şarttır. Ekonomik ve sosyal politikaların merkezinde insan olmalıdır. Sendikal nedenlerle işten çıkarılma riski sürerken, özgürlüklerden ve demokrasiden bahsedilemez. Özelleştirmeler sonucunda güvencesiz, kuralsız istihdam biçimleri çalışanlara dayatılmaktadır. Kayıt dışı istihdam artmakta, düşük ücret ve kötü çalışma koşulları işçilerin sömürülmesine yol açmaktadır. İşçinin sendikaya üyeliği güvence altına alınmadıkça örgütlenme özgürlüğü kağıt üzerinde kalacaktır” ifadelerini kullandı.
“AÇLIK SINIRI ASGARİ ÜCRETİN ÜZERİNDE, BU TABLO KABUL EDİLEMEZ”
Çalımlı, işçilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara değinerek, “Bugün ülkemizde milyonlarca insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Açlık sınırı 28 bin 412 TL’ye, yoksulluk sınırı 92 bin 547 TL’ye çıkmışken, asgari ücret 22 bin 107 TL’de kalmıştır. Bu kıyaslamanın takdirini sizlere bırakıyorum. İş kazaları ise kanayan yara olmaya devam etmektedir. Alınacak önlemlerle iş kazalarının yüzde 98’i önlenebilir durumdayken, son bir yılda yaklaşık 2 bin işçi hayatını kaybetmiştir. Günde ortalama 5 işçinin öldüğü bir ülkede iş sağlığı ve güvenliğinden söz etmek mümkün değildir” dedi.
“KARAYOLLARINDAKİ ÖZELLEŞTİRME İŞ BARIŞINI BOZUYOR”
Şubenin faaliyet alanına giren Karayolları teşkilatındaki özelleştirme uygulamalarına dikkat çeken Çalımlı, “Şubemizin faaliyet alanında bulunan Karayolları Teşkilatı’nda birçok birim özelleştirilmiştir. Araç ve iş makinelerinin büyük kısmı ekonomik ömrünü doldurmuş olmasına rağmen gerekli yenileme yapılmamaktadır. Bu olumsuz gidişatın durdurulmasını talep ediyoruz. 696 sayılı KHK ile kadroya alınan arkadaşlarımızın iki temel sorunu vardır: Tayin ve transfer hakkı ile denetim istasyonlarında ağır çalışma koşulları ve barınma sorunları. Bu konuda çalışmalarınız olduğuna inanıyor ve çözümü için umutlu olduğumuzu belirtmek istiyorum” diye konuştu.
“İŞÇİYİ, ÇİFTÇİYİ, KÖYLÜYÜ İKİNCİ SINIF GÖRENLERE YAZIKLAR OLSUN”
Konuşmasının sonunda işçilere hitaben duygusal bir bölüm paylaşan Çalımlı, “Bu vesileyle şubemizin sloganı haline gelen sözlerimi paylaşmak istiyorum: “Selam olsun emeği ile geçinenlere. Selam olsun elleri nasırlaşmış köylülere, çiftçilere. Selam olsun kar, kış, gece, gündüz demeden çalışanlara. Selam olsun görev şehidi olan tüm işçi kardeşlerimize. Yazıklar olsun emeğin karşılığını ödemeyenlere, yazıklar olsun kamu mallarını peşkeş çekenlere, yazıklar olsun işçiyi, çiftçiyi, köylüyü ikinci sınıf görenlere.” Bu duygu ve düşüncelerle; genel kurulumuzun işçi camiasına, sendikamıza, Türk-İş’e, halkımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Şubemizin yetkili kurulları adına hepinizi en derin saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyorum” dedi. (Şehrivan Gazetesi)
Bu habere ilk yorum yapan sen ol.