2026-03-09 14:43:46 | Son Güncelleme : 2026-03-09 22:07:20
Vangölü Aktivistleri Derneği, Denizli’de meydana gelen depremin ardından yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekerek Van Gölü Havzası için kapsamlı hazırlık yapılması gerektiğini bildirdi.
Açıklamada, bilimsel çalışmaların Van’ın doğusunda yaklaşık 230 kilometre uzunluğundaki bir fay hattında sismik gerilim biriktiğini ortaya koyduğuna işaret edildi.
2011 yılında meydana gelen Van depreminde özellikle Erciş ilçesinde yaşanan büyük yıkım ve can kayıplarının deprem riskinin bölge açısından önemini ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, deprem hazırlığının yalnızca şehir merkezleri için değil Van Gölü Havzası’nın tamamı için bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği ifade edildi.
Afet toplanma alanlarının korunması istendi
Dernek açıklamasında, depreme hazırlığın yalnızca bina dayanıklılığıyla sınırlı olmadığına vurgu yapılarak şehir planlaması, ulaşım altyapısı, afet toplanma alanları ve kriz yönetiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.
Afet toplanma alanı niteliği taşıyan kamu arazilerinin korunması gerektiği belirtilen açıklamada, bu alanlara yeni ve yoğun kamu yapıları planlanmaması ve kamusal alan planlamasında afet riskinin öncelikli kriter olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Deprem hazırlık ve koordinasyon yapısı önerisi
Açıklamada ayrıca bilim insanları, yerel yönetimler, ilgili kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının yer aldığı bir deprem hazırlık ve koordinasyon yapısı oluşturulması önerildi.
Bu yapının belirli aralıklarla kamuoyuna açık şekilde risk değerlendirmeleri ve hazırlık çalışmalarını paylaşmasının önemine dikkat çekildi.
Ulaşım planlarının afet senaryolarına göre düzenlenmesi çağrısı
Şehir merkezinde özellikle Van–İpekyolu Caddesi üzerindeki trafik yoğunluğu ve alternatif ulaşım akslarının sınırlı olmasının olası bir deprem veya afet durumunda erişim ve tahliye süreçlerini zorlaştırabileceği ifade edilen açıklamada şu önerilere yer verildi:
Şehrin farklı bölgelerinde yürüme mesafesinde ulaşılabilir alternatif afet toplanma alanlarının planlanması, bu alanların ulaşım planlarıyla entegre edilmesi ve tek bir ana arter üzerine bağımlı olmayan bölgesel tahliye senaryolarının oluşturulması gerektiği belirtildi.
Açıklamada ayrıca afet anında kullanılacak öncelikli ulaşım koridorlarının önceden belirlenerek kamuoyuna duyurulmasının önemine işaret edildi.
Dernek açıklamasında, deprem sonrası ilk saatlerin hayati öneme sahip olduğu vurgulanarak, bu sürecin sağlıklı yönetilebilmesinin bugünden yapılacak planlama ve koordinasyon çalışmalarına bağlı olduğu kaydedildi.
Bu habere ilk yorum yapan sen ol.