İPEKYOLU

"Alınamaz" denilen tümör Van’da başarıyla çıkarıldı

Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, daha önce ışın tedavisi uygulanan ve farklı hastanelerde ameliyat edilemeyeceği söylenen 37 yaşındaki Gülsüm Acar’ın şah damarı (glomus) tümörünü başarılı bir operasyonla tamamen çıkardı.

Abone Ol

2026-08-12 17:54:17 | Son Güncelleme : 2026-08-12 21:15:45

"Alınamaz" denilen tümör Van’da başarıyla çıkarıldı

İzmir’de yaşayan 3 çocuk annesi Gülsüm Acar’a yaklaşık 10 ay önce glomus tümörü teşhisi konuldu. Tümörün beyin damarları üzerinde olması ve şah damarını kaplaması nedeniyle başvurduğu farklı hastanelerde ameliyatın riskli olduğu belirtilen Acar’a ışın tedavisi önerildi. Toplam 5 seans ışın tedavisi gören Acar’ın şikayetlerinin yeniden artması ve tümörün büyümeye devam etmesi üzerine bu kez ışın tedavisi nedeniyle ameliyat edilemeyeceği söylendi. Bunun üzerine ailesi internet üzerinden Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştı.

Hastayı değerlendiren Prof. Dr. Başel, ışın tedavisinin ameliyatı zorlaştırmasına rağmen tümörün büyümeye devam etmesi nedeniyle cerrahi müdahaleye karar verdi. Ameliyat öncesi tetkikleri tamamlanan Acar, aynı gün ameliyata alınırken yaklaşık 5 saat süren operasyonla şah damarı tümörü tamamen çıkarıldı. Ameliyat sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmeyen Acar, taburcu aşamasına geldi.

"Cerrahiyle çıkarılabilecek bir tümördü"

İHA muhabirine konuşan Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel, hastasına yaklaşık 10 ay önce glomus tümörü tanısı konulduğunu belirtti. Prof. Dr. Başel, "O dönemde filmlerine baktığımızda, tümörün çok rahat ameliyatla çıkarılabilecek durumda olduğunu gördük. Tabii İzmir’de eğitim hastaneleri ve özel hastaneler olmak üzere birçok hastaneye başvurmuşlar. Riskli bir ameliyat olduğu düşüncesiyle hastamıza ışın tedavisi önermişler. Normalde çok rahat cerrahiyle çıkarılabilecek bir tümördü. Tabii bu, gören hekimin tecrübesiyle de alakalı bir durum. Eğer daha önce bu tür bir ameliyatı yapmadıysa, tümörü riskli görüp ışın tedavisi önermiş olabilir. Ancak ışın tedavisinden sonra tümör tekrar büyümeye başlayınca, hastamıza bu kez "Tümör büyüyor, bir daha ışın tedavisi veremeyiz, ameliyatla da çıkarılamaz" denilmiş. Bunun üzerine hastamız ciddi bir strese girmiş. Beni ilk aradığında ağlayarak aradı. Ben de kendisine, ‘Işın tedavisi aldıysanız bu ameliyat çok riskli olur. Işın tedavisi yapışıklıklara neden olur ve tümörü çıkarmak zorlaşır. Ama tümör büyüyorsa yine de bir şans verelim, siz gelin’ dedim" dedi.

"Bizim için bu ameliyat bir tecrübe oldu"

Hastanın Van’a gelmesinin ardından ameliyat öncesi tetkiklerinin yapıldığını ve aynı gün operasyonu gerçekleştirdiklerini dile getiren Başel, "Hastamızın glomus tümörünü tamamen çıkardık. Çok ilginç bir durum yaşandı. Hastamız o kadar korkutulmuş ki İzmir’de, uyandığı zaman, anestezinin etkisi tam olarak geçmemişken bana, ‘Hocam, ben yaşıyor muyum? Çocuklarıma kavuşabilecek miyim?’ diye sordu. Bu beni çok etkiledi. Çünkü hastamız çok korkmuştu. Kendisine ameliyat sırasında masada kalabileceği, felç olabileceği gibi şeyler söylenmiş. Bu da hastamızı ciddi şekilde etkilemiş. Ama Allah’a şükür, şu anda taburcu aşamasına geldik. Bizim için de zor bir ameliyat oldu. Çünkü gerçekten ışın tedavisi ciddi yapışıklıklara neden oluyor. Normalde ışın tedavisi almış hastaya dokunulmaması gerektiği söyleniyor. Bizim için de bu ameliyat bir tecrübe oldu. Glomus tümörü nedeniyle ışın tedavisi almış bir hastaya yaptığım ikinci ameliyattı. Ancak yapılabildiğini de görmüş olduk. Neticede hastamız genç, henüz 37 yaşında. Bu şansı vermemiz gerekiyordu. Allah’a şükür, gördüğünüz gibi herhangi bir komplikasyon gelişmedi. Ne ses kısıklığı ne de başka bir problem oluştu. İnşallah taburcu aşamasına da geldi" diye konuştu.

Hasta yakını Fatih Sultan Acar da yaklaşık 10 ay boyunca birçok hastaneye başvurduklarını hatırlatarak, "Birçok devlet hastanesi, üniversite hastanesi ve özel hastane olmak üzere birçok hastaneyi gezdik. İstanbul ve Ankara’da da araştırmalar yaptık. Ablama, tümörün beyin damarları üzerinde olması ve şah damarını da kaplaması nedeniyle ameliyatın riskli olduğunu söylediler ve ışın tedavisi önerdiler. Ablam 5 seans ışın tedavisi gördü. Ancak bir ay sonra şikayetleri tekrar arttı ve tümör daha fazla büyümeye başladı" şeklinde konuştu.

Işın tedavisinin ardından ameliyatın mümkün olmadığının söylendiğini anlatan Acar, "Sonra biz de internet üzerinden Halil Başel hocamıza ulaştık. Kendisiyle iletişime geçtik. Ameliyatın çok zor olduğunu ancak elinden geleni yapacağını söyledi. Bizi kabul etti ve buraya geldik. Sağ olsun, gerçekten insani yaklaşımı olsun, ekibi olsun, hepsi bizimle çok iyi ilgilendiler. Ablama ameliyat öncesinde çok güzel psikolojik destek sağladı. Daha önce ameliyat ettiği hastalarla görüştürdü. Bu şekilde bize çok yardımcı oldu. Ameliyat yaklaşık 5 saat sürdü. Güzel geçti ve tümörü tamamen çıkardı. Şu an ablam gerçekten çok iyi, sağlığına kavuştu" ifadelerini kullandı.

"Beynimde saatli bomba taşıdığımı söylediler"

3 çocuk annesi Gülsüm Acar ise farklı hastanelerde kendisine ameliyatın yapılamayacağının söylendiğini belirterek, "Nereye gitsem beni reddediyorlardı. ‘O ameliyat yapılamaz, çok riskli. Masada kalırsın, ölebilirsin, felç kalabilirsin. Beyninde saatli bomba taşıyorsun’ gibi şeyler söylediler. Bir türlü bu sözleri duymaktan kurtulamadım ve psikolojim iyice bozuldu. Ne yapacağımı şaşırdım. Daha sonra Halil Hocaya ulaştım. Sağ olsun, bana çok güzel moral verdi. Beni buraya çağırdı, hemen geldik. Ertesi gün beni ameliyata aldı ve benimle çok güzel ilgilendi. Ameliyatım çok başarılı geçti. Hocamdan çok çok memnunum ve herkese tavsiye ediyorum. Hiç korkmasınlar. Biz büyükşehirdeyiz Van’da ne işimiz var, ne yapacağız diye hiç düşünmesinler. Gelsinler ve ameliyatlarını olsunlar. İnşallah benim gibi onlar da sağlıklarına kavuşurlar" dedi.

  • Etiketler : AMELİYAT
  • YORUM YAP
    Yorumlar (0)

    Bu habere ilk yorum yapan sen ol.

    ÖNERİLENLER