2026-03-27 23:42:29 | Son Güncelleme : 2026-03-28 21:38:29
Van’da son yıllarda etkisini artıran kuraklık ve iklim değişikliğine bağlı yağış düzensizliği, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor. 2025 yılında son 60 yılın en kurak dönemlerinden birini yaşayan kentte, 2026 kışında artan yağış ve kar örtüsüyle birlikte Van Gölü Havzası ve Bejingir içme suyu kaynağında kısmi toparlanma gözlendi. Ancak uzmanlar bu iyileşmenin geçici olduğuna dikkat çekiyor.
Şehrivan Gazetesi'ne konuşan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, kuraklık riskinin ortadan kalkmadığını belirterek, mevcut su yönetimi politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
“VAN GÖLÜ HAVZASI KIRILGAN BİR YAPIYA SAHİP”
Van Gölü havzasının kapalı bir sistem olduğuna dikkat çeken Akkuş, “Bu havza dışarıdan su almıyor. Sadece yağışlarla besleniyor ve buharlaşmayla su kaybediyor. Kar yağışının fazla olduğu yıllarda su artıyor, az olduğu dönemlerde ise ciddi düşüş yaşanıyor” dedi.
İklim değişikliğiyle birlikte mevsimlerin kaydığını ifade eden Akkuş, geçmişte erken başlayan kışların artık geciktiğini, kar yağışının azaldığını ve bunun su kaynaklarını olumsuz etkilediğini vurguladı.
“ARTAN YAĞIŞLAR ÇÖZÜM DEĞİL”
2026 yılında yağışların geçen yıla göre önemli ölçüde arttığını belirten Akkuş, bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi. Akkuş, “Bu sorun bir yılda oluşmadı. Dolayısıyla bir yıl fazla yağış olmasıyla çözülmesi mümkün değil. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte buharlaşma da ciddi şekilde artıyor” diye konuştu.
“ASIL SORUN SU YÖNETİMİ”
Kuraklığın yalnızca iklim değişikliğiyle açıklanamayacağını belirten Akkuş, yanlış su politikalarına dikkat çekti. Akkuş, “Artan nüfusla birlikte suya talep yükseliyor ancak kaynaklar azalıyor. Bu nedenle etkin ve sürdürülebilir bir su yönetimi şart” dedi.
“TARIMDA SU TÜKETİMİ KONTROL ALTINA ALINMALI”
Tarımda su kullanımının kritik rol oynadığını belirten Akkuş, su tüketimi yüksek ürünlerin kontrolsüz şekilde yetiştirildiğini ifade etti. Akarsuların göle ulaşamamasının en önemli nedenlerinden birinin bu durum olduğunu belirten Akkuş, yer altı sularının da denetimsiz kullanıldığını söyledi.
Daha az su tüketen ürünlere yönelinmesi gerektiğini vurgulayan Akkuş, su kayıp ve kaçaklarının da azaltılması gerektiğini dile getirdi.
“SU KRİZİ DEĞİL, RİSK YÖNETİLMELİ”
Kuraklık sürecinin aşamalı ilerlediğini belirten Akkuş, “Hidrolojik kuraklık zamanla meteorolojik ve ardından sosyoekonomik kuraklığa dönüşür. Bu da tarımsal üretimin durmasına kadar gidebilir” dedi.
Kalıcı çözümün uzun vadeli planlamadan geçtiğini vurgulayan Akkuş, “Su sorunu kısa sürede çözülebilecek bir mesele değil. Kararlı ve sürdürülebilir politikalar uygulanmazsa, yağış artsa bile su kıtlığı kaçınılmaz olur” ifadelerini kullandı.
Bu habere ilk yorum yapan sen ol.