son dakika haberleri

Naif Yaşar:MÜLTECİNİN ÖLÜMLE YOLCULUĞU

Naif Yaşar yazdı: MÜLTECİNİN ÖLÜMLE YOLCULUĞU

Bizi Facebook'dan takip edin
Bizi Twitter'dan takip edin
Naif Yaşar:MÜLTECİNİN ÖLÜMLE YOLCULUĞU
Haber Yorumları

    Haber Tarihi : 19.07.2019  22:25:00 eklendi.

 

Göçmen ya da göçmenliğin ne olduğunu Halepçe katliamından bilirim.

 

Yıl 1988 ..

 

 

Aylardan Mart ..

 

Diktatör Saddam , uçaklardan Halepçe üzerine hardal gazlı bombalar bırakmış ve çoluk-çocuk, yaşlı-genç, erkek-kadın beş bin masum Kürt hayatını kaybetmiş, on binlercesi yaralanmıştı.

 

 

Katliam sonrası, Halepçe ve civar ilçe ve köylerden canını kurtaran yuzbinlerce Kürt, can havliyle Türkiye sınırına yönelmişlerdi.

 

Bir kısmı, Silopi sınırından, Çukurca tarafına yakın olanlar ise Deştan bölgesine koşmuşlardı.

 

 

Arş-i Ala'yi tövbeye getiren feryatları duyar duymaz, Ankara’dan yola çıkıp, soluğu Deştan bölgesinde aldık.

 

O an gördüklerini ve duyduğum çığlıkları unutabilmek imkansız.

 

 

Dikenli, taşlı yollarda gelen yalınayak anaların korku dolu bakışları.

 

Gözyaşlarını kayalıklara akıtan yaşlı amcaların çaresizliği.

 

 

Takatsiz kalan anaların kucağındaki bebelerin çığlıkları.

 

On binler hatta yüz binler can havliyle sadece ve sadece ölümden kaçmışlardı.

 

 

Dilleri, dinleri ve renkleri ne olursa olsun, her şeyden önce insanlardı.

 

Ülke yönetimlerinde kuran i kerim yasalarını (sözde esas) alan diktatör Saddam'in ülkesi Irak’ın vatandaşlarıydılar.

 

 

Bu Halepçe anekdotunu neden paylaştım biliyor musunuz?

 

İki gün önce Van'ın Özalp ilçesinde yaşanan ve adeta bir katliam olan trafik kazasına dikkat çekmek için.

 

 

Üç- dört gün öncesinde kaçak göçmenleri taşıyan midibüs kaza yapmış ve kazada 17 göçmen hayatını kaybetmiş, onlarcası yaralanmıştı.

 

En fazla 16 kişinin aldığı midibüs de abartısız 65 kişiyi yerleştirmişler.

 

 

Zulümden, yoksulluktan belki de (bir umut, belki de bir yeni hayat) umuduyla yeni yaşama yelken açan 65 can...

 

Göz göre göre ölüme götürüldüler.

 

 

Renkleri ve dilleri, dinleri ne olursa olsun.

 

Ne fark eder ki?

 

 

Üç-beş kuruşluk menfaat uğruna, insan tacirleri bu garibanları ölümle buluşturdu.

 

Özalp toprakları kanla kırmızıya boyandı.

 

 

Ya peki bu garibanları buraya nasıl getirdiler?

 

Bir kaplumbağanın dahi görüldüğü sınır boylarında bu insanlar neden görülmedi!!!

 

 

Can güvenlikleri neden emniyete alınmadı?

 

Bir-kaç bidon mazotun dahi kaçak giremediği bu sınırlarda bu kadar insan nasıl geçti?

 

 

Bir kirli tezgaha kimler göz yumuyor?

 

Birilerinin bu katliamlara dair söyleyebilecekleri birkaç söz yok mu?

 

 

Bu kentin yargısı ve insan hakları savunucuları neden suskun?

 

Bu insanların canı Vangölü’nden daha mi değersiz?

 

 

Nerde bu kentin sivil aktivistleri ?

 

Özalp kırsalında yükselen mazlumların feryadın duyan yok mu?

 

 

Sözüm ona 'kadın hakları' savunucuları neden sessiz?

 

Bu anaların parçalanmış bedenini görmezler mi???

 

Oy oyyy hawar..

 

Oyun hawar.

 

Oy hawar....


Van |  Diğer Haberler

Yazarlarımız

Haber Akışı

Vizyondakiler

İlçe Haberleri

İlçeye Tıklayarak Haberlere Ulaşabilsiniz.

Bugün En çok Okunanalar
Anketimize Katılın
Van'ın en önemli sorunu nedir
Ekonomi
Elektrik Sorunu
Huzur
Ulaşım Sorunu
Yönetim Sorunu
Sonuçları Gör
Bizi Takip Edenler