son dakika haberleri
Bizi Facebook'dan takip edin
Bizi Twitter'dan takip edin
Müjdat BULCAR

Nereye kadar? - Nereye kadar?

Geçmişten günumuze  sürekli insanoğlu uzerine çalışmalar,araştırmalar,incelemeler ve kitaplar yazıla gelimiştir.Yapılan tüm bu çalışmalar sonucunda bircok din insanı,bilim insanı, düşünür,aydın ve filozof insanın aklıl sahibi olan ,düşünebilen ve tercih edebilen vasıfları üzerinde birleşmislerdir.


Ancak oluşan olaylara ve durumlara baktığmız zaman aklını,düşüncesini ve tercihini kiraya yada kulanmamak üzere bir kenara bırakmış sadece beden olarak yaşamayı felsefe haline getirmiş bir et ve kemik yığınından oluşan insan figürüyle karşılaşmaktayız.Bu durumda oluşan tüm bireysel,toplumsal ve evrensel sorunlar karşısında duyarsız,kör,sağır ve vicdanını yitirmiş bir sekilde sadece kendi menfaatini düşünen hayvansal bir yaşama  dogru evriliyoruz.


Nitekim daha kısa bir süre önce yaşamış olduğumuz ve halen acısını derinden hissetigimiz "SURUÇ" katliamı ve bunu izleyen çatışma ,kaos ortamıyla birlikte hergün gelen ölümler karşısındaki tepkimiz "Trene bakar gibi"olmuştur.


Sonuç olark; bu akıl edememe, duşünememe,eleştirememe ve görmek istememe acziyeti oluşan adaletsizilk,eşitsizlik ve haksızlık karşısında yek vucut olmamızı engeleyen en hayti sorun olmakla birlikte daha fazla kaos ve şiddet isteyenlerinde ekmegine her zaman oldugu gibi yağ sürmektedir.


Bunlara rağmen daha nereye kadar en kutsal olan akıl etme ve duşünme fiilini kulanmamakta ısraredecegiz.

Müjdat BULCAR  |  Diğer Yazıları

Müjdat BULCAR Yazılarına Yapılan Yorumlar

  • abdulselam2015-08-20 dusunmek lazim
    Cok anlamli ve uzerinde durulmasi gereken bir konu
  • Osman Koç2015-08-20 TAKDİRE ŞAHAN BİR ÇALIŞMA
    İnsanlarımızı aydınlatman yolunda başarılarının ve çalışmalarının devamını dilerim sayın MÜJDAT BULCAR :-)
  • Osman Koç2015-08-20 ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR ...
    Bu olayların yaşanmasına sebebiyet veren ve rant peşinde koşan kimi vicdan yoksunu kişilerin ve bunların maşası haline gelen kuklaların,hiç bir zaman kaybettikleri bi şey olmadı. Aksine"bakın biz hükümetin başında olmadığımız için ülke ne hale geldi ve bu olayların bir daha yaşanmaması için bize muhtaçsınız,bizi tekrar başa getirmek zorundasınız"gibi bir algı oluşturuldu ve açik olmasının yanı sıra kendilerince aciz bir mesaj verdiler.Sonuç olarak eskiden olduğu gibi ezilen ve buna göz yumup sömürülen halk yok artık.İnsanlarımız bir nevi gaflet uykusundan uyanmış durumda.Bu topraklarda kardeşlik türkülerinin sonsuza kadar çalınması için barış çığlıkları atılmakta.Koltuk sevdası yüzünden ölen canlardan rant sağlamaya çalışanların sonu da inşallah yerle bir olacaktır. Kısacası yine adalet yerini bulmayacak ve yine ateş sadece düştüğü yeri yakmakla kalacak. Güneşli günler görme umuduyla. Tüm halkların kardeşlik duyguları çatısı altında birleşmesi ümidiyle .
    VESSELAM !!!