YORUM EKLE
Ad Soyad
E-posta
Başlık
Yorum
1+1=?
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Kadim Kent Yok oluyor!
Birçok medrese ve tarihi yapı ya yok olmakla karşı karşıya ya da dernek, kurum, sendika, STK hizmet ofislerine dönmüş durumunda. Van Gölü Aktivistleri bu konuya dikkat çekti yetkilileri göreve davet etti.

 Tarihi geçmişi, coğrafyası, doğal güzellikleriyle kadim bir şehir olan Bitlis’te tarihe zarar veriliyor. Birçok medrese ve tarihi yapı ya yok olmakla karşı karşıya ya da dernek, kurum, sendika, STK hizmet ofislerine dönmüş durumunda. Van Gölü Aktivistleri bu konuya dikkat çekti yetkilileri göreve davet etti.


 


Birçok medeniyete başkentlik eden Van ile aynı havza olan Van Gölü havzasında yer alan ve kadim bir kent olan Bitlis’in tarihi yok oluyor. Van’da olduğu gibi Bitlis’te de tarihi yapılar ya korunmayıp yok ediliyor ya da birçok dernek, STK, kurum tarafından restore edilerek kullanılıyor. Kadim bir şehir olan, doğası, Van Gölü sahili, birçok medeniyetin izini taşıyan Bitlis’teki yapıların zarar görmesi ve başka kesimler tarafından bu yapılan kullanılmasıyla ilgili Van Gölü Aktivistlerinden tepki geldi. Aktivistler, “Tarihte Bitlisliler bu medreseleri, siz gelip; kendi kurumunuzun hizmet binası yapasınız diye yapmadı. STK’nızın Bitlis şubesinin hizmet binası olarak kullanasınız diye yapmadı. Cezaevi olarak kullanılsın diye yapmadıl.


Sanayi ve İşadamları Derneğinizin yeri olsun diye ya da derneğinizin kocaman tabelasıyla kitap kahve yapasınız diye yapmadılar.” Diyerek tepkisini gösterdi.


 


“AMACI DIŞINDA KULLANILIYOR”

Değerlendirmelerde bulunan Van Gölü Aktivistleri, “Mimari açısından önemli bir yere sahip olan Bitlis ne yazık ki kadim kent kimliğini gün geçtikçe kaybediyor. Daha önce tarihi Bitlis evlerinin yok oluşu sorununu dile getirip restorasyon ve korunma önemini vurgulamıştık, Şehirde restorasyon geçirmekte olan ev sayısı çok az. Genel itibarı ile restore edilmeyi bekleyen yüzlerce ev bulunuyor. Bu evler kış şartlarından dolayı ne yazık ki gün geçtikçe yok olmaya devam ediyor, kapsamlı bir restorasyon süreçlerinden geçmeli şehir. Restorasyonu yapılan yapılar ise amacı dışında kullanılıyor.” Dedi.


 


AKTİVİSTLER: GENEL MÜDÜRLÜK YAPILDI

Yapılan yanlışlarla ilgili örnekler veren Aktivistler şunları söyledi: “Buna en büyük örnek de 1589 yılında V. Şeref Han tarafından yaptırılan zamanın üniversitesi konumunda olan İhlasiye Medresesidir. Yakınındaki vilayetlerden ve ülkelerden talebe alan İhlasiye Medresesi zengin eğitim müfredatı ile ilmi ve kültürel birikime sahip birçok alim yetiştirmiştir. Bitlis Kalesinden sonra, şehirde mimari görünüş açısından en heybetli yapı olarak karşımıza çıkan İhlasiye Medresesi, arkeoloji müzesi olarak hizmet vermek amacıyla (niyetiyle), vakıflar genel müdürlüğü tarafından restorasyondan geçirildi fakat medrese restore edildikten sonra ne arkeoloji müzesi oldu nede amacına uygun şekilde hizmet vermeye devam etti. Kurum tarafından yer yetersizliği nedeniyle vakıflar genel müdürlüğü binası olarak kullanılmaktadır.”


 


STK TABELASI ASILDI

Aktivistler, “Bu kaderi Yusufiye Medresesi de yaşamakta. XVII – XIX yüzyıllarında yapıldığı tahmin edilen Yusufiye Medresesi, Bitlis’te bulunan diğer medreseler gibi zamanın ilim ve bilim merkezi konumundadır. İlim ve bilim yuvası olan medrese tarihte çok garip bir şekilde kapalı bir cezaevine çevrilir. Daha sonra uzun bir süre atıl durumda kalan medrese binası uyuşturucu madde kullananların uğrak yeri haline gelir. Yusufiye medresesi vakıflar genel müdürlüğü tarafından restorasyondan geçirilir ama anlamakta halen güçlük çektiğimiz bir şekilde Yusufiye Medresesi 2011 yılında kısa adı Bisiad olan bir STK ‘ ya verilir. Medreseye yerleşen STK, dükkan kiralamışçasına medresenin girişine STK tabelasını asar. 2016 yılında ise medresesinin giriş tabelası değiştirilir  "Yusufiye Medresesi Mescidi" adıyla diyanete bağlı bir mescit olarak medresenin ruhuyla örtüşür şekilde Bitlislilere ve gelen ziyaretçilerine hizmet etmeye başlar ta ki medrese binası 2018 yılında bir STK’nın Bitlis şubesi tarafından kitap kahveye çevrilene kadar. Çevrilmekle kalmayıp medrese binasının giriş cephesinin duvarına, otuz tane duvar taşını kaplayacak şekilde kitap kahve tabelası asılır. Başka bir örnek de Hatibiye medresesi. Zeydan mahallesinde bulunan Hatibiye medrese tıpkı diğer medreseler gibi yakın tarihte restore edilir ve Türkiye'de faaliyet gösteren bir STK’nın Bitlis şubesinin Dernek binası olarak kullanılmaya başlanılıyor. STK'nın Bitlis şubesi medreseyi sıradan bir bina olarak görecek ki, medresenin girişine üç adet STK tabelasını aşmış bulunmaktadır.”


 


AKTİVİSTLER: MEDRESELERİ RAHAT BIRAKIN

Açıklamanın devamında şunları kaydetti: “Tarihte Bitlisliler bu medreseleri, siz gelip; Kendi kurumunuzun hizmet binası yapasınız diye yapmadılar. STK’nızın Bitlis şubesinin hizmet binası olarak kullanasınız diye yapmadılar. Cezaevi olarak kullanılsın diye yapmadılar. Sanayi ve İşadamları Derneğinizin yeri olsun diye yapmadılar. Derneğinizin kocaman tabelasıyla kitap kahve yapasınız diye yapmadılar. Bitlisin Tarihinde ve Kültüründe önemli bir yer tutan bu üç medrese bugün sorumsuzca amacı dışında kullanılmaktadır. Rica ediyoruz, zamanında elliye yakın medrese sayısıyla ilim ve kültür merkezi olan Bitlis’te, bu kalan medrese binalarını rahat bırakın.”


 

“AMACINA UYGUN HİZMET VERMELİ”

Talep ve önerilerini de sunan Aktivistler, “İhlasiye Medresesi, Bitlis'in medrese geleneğini yansıtan bir müzeye dönüştürülsün. Ya da mescit olarak kalması için diyanete verilsin.


Hatibiye ve Yusufiye medreselerinin mescit yapılması için diyanete verilsin.Vakıflar genel müdürlüğü isterse Rahva bölgesinde modern bir yapıya taşınır , yada merkezde üç katlı bir Tarihi Bitlis Evini restore edip geçebilir. Hatibiye medresesinde şube açan STK’nın da Tarihi yapılara merakı varsa, lütfen Tarihi bir Bitlis Evinin restorasyonuna vesile olun ve Tarihi Evi STK binası yapsın. Kitap kahve çok güzel bir uygulama fakat bunun yeri bir medrese binası değildir. Rica ediyoruz aynı şekilde sizlerde Tarihi Bitlis Evlerinden birini restore edip oraya geçin. Vangölü Havzasında yer alan Tarihi Bitlis Şehrinin, bizlere bıraktığı yüzlerce Tarihi Taş Yapılarının güçlendirilmesi, korunması ve amacına uygun hizmet vermesi gerekmektedir.”




YENİ DOĞU GAZETESİ: AYCAN DOĞMAZ