son dakika haberleri

James Jeffrey: İncirlik'ten kalkan uçaklara Erdoğan izin veriyor...

ABD'deki düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyi'nde (CFR) Türk-Amerikan ilişkilerinin masaya yatırıldığı bir panel düzenlendi.

Bizi Facebook'dan takip edin
Bizi Twitter'dan takip edin
James Jeffrey: İncirlik'ten kalkan uçaklara Erdoğan izin veriyor...
Haber Yorumları

    Haber Tarihi : 16.01.2018  13:32:00 eklendi.

 Konuşmacılar, hem Türk-Amerikan ilişkileri hem de Türkiye'deki iç gelişmelerle ilgili mevcut sorunlar ve geleceğe yönelik olası senaryoları tartıştı.


Jeffrey'in Afrin gerilimi gündmedeyken İncirlik'i hatırlatması ve Erdoğan ile ilgili kurduğu cümlele rise dikkat çekti. Jeffrey "Amerika IŞİD'e karşı savaşta PKK bağlantılı grubun öncülüğündeki güce destek veriyor, Türkiye buna her gün tepki gösteriyor ama bu gücü destekleyen uçaklar büyük oranda Türkiye'deki üslerden kalkıyor. Erdoğan buna her gün izin veriyor" dedi.


"ERDOĞAN BUNA HER GÜN İZİN VERİYOR"


Amerika'nın Sesi'nden Mehmet Toroğlu'nun haberine göre, Jeffrey şunları kaydetti:


“Dünyanın geldiği bu durumda aşırı biçimde müttefiklere ihtiyacımız var. Ukrayna'dan Güney Çin Denizi'ne, Kuzey Kore'den Suriye'ye, dünyanın haline bir bakın; çok zorlu bir jeostratejik vaziyette olduğumuzu göreceksiniz. Bu durumdan kurtulmak için Türkiye birçok bakımdan önem taşıyor. Jeostratejik rekabetler ve kaos durumunda bir ülkede iki unsura bakarsınız: Kabiliyetler ve niyetler. Ekonomideki sorunlara rağmen, bunlar zaten uzun zamandır vardı ve son 15 yılda büyüme oranı üçe katlandı. Bu olağanüstü başarılı bir ekonomi ve büyük ölçüde de temeli Gümrük Birliği ve Batı entegrasyonuna dayanıyor. İçerideki birçok soruna rağmen de nispeten istikrarlı bir ülke. Coğrafi konumu ve askeri kabiliyetlerine baktığınızda da Ortadoğu'da, Karadeniz'de Türkiyesiz faaliyet göstermek mümkün değil. Dolayısıyla Türkiye'nin kabiliyetleri konusunda bir soru işareti yok. Soru; niyetleri.


Türkiye statükocu bir güç. Türkiye'nin bölgede istikrarı ve güvenliğine tehdit, bir dereceye kadar, PKK dahil terörden, ana unsur olarak da İran ve Rusya'dan kaynaklanıyor ve Erdoğan da bunun farkında. Suriye'de çok güçlü askeri adımlar atıyor çünkü Ruslar ve Esat ülkenin kuzeydoğusundaki ateşkesi ihlal etti. Fars yayılmacılığı olarak adlandırdığı durumdan çok endişeli. Bu da onu aslında Amerika'nın kampına itiyor. Sorun şu; Türkiye bu kampta diğer ülkelerden farklı durumda. Erdoğan'ın bir tarafı dünyaya 19'uncu yüzyıl merceğinden bakan Putin, diğer tarafı da Charles de Gaulle. O ve çoğu Türk, ABD'den ne kadar bağımsız olduklarını göstermek istiyor ama yine de ayrılmıyorlar.


Amerika IŞİD'e karşı savaşta PKK bağlantılı grubun öncülüğündeki güce destek veriyor, Türkiye buna her gün tepki gösteriyor ama bu gücü destekleyen uçaklar büyük oranda Türkiye'deki üslerden kalkıyor. Erdoğan buna her gün izin veriyor.


Rusya'dan S400 füze savunma sistemi alıyor ama aynı zamanda NATO, Türkiye'yi Afganistan'daki çabalarımızda en kritik 4 ülkeden biri olarak görüyor. Türkiye-AB ilişkileri her zaman çukurda ama mülteci anlaşması Avrupa'nın istikrarında en önemli gelişmelerden biri. Dolayısıyla Erdoğan'ın aslında neler yaptığına bakıldığında, işbirliği açısından muazzam bir alan var.”


Jeffrey, New York'taki Hakan Atilla davası, Fethullah Gülen'in iadesi gibi hukuki konuların yakın dönemde çözülmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla iki ülkenin bu konuları bir kenara bırakıp, Suriye, Irak gibi ortak jeostratejik çıkarların olduğu alanlara odaklanması gerektiğini kaydetti.


"GÜL'ÜN ADAY OLACAĞINI BEKLEMEK GODOT'YU BEKLEMEK GİBİ"


Dış İlişkiler Konseyi'nden eski CIA uzmanı Henri Barkey de, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'de gittikçe daha da otoriterleşen bir sistem yarattığını ayrıntılı örneklerle anlattı. Barkey, Abdullah Gül'ün gelecek yıl için planlanan seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı olabileceği ihtimali ve Erdoğan'ın seçimlere bakışı hakkında şu değerlendirmelerini paylaştı:


“Erdoğan 2033'e kadar iktidarda kalmaya her yönüyle niyetli. Erdoğan bugüne kadar kendisiyle birlikte 2001'de AKP'yi kuran herkesi devre dışı bıraktı. Buna Gül de dahil. Gül şimdi Erdoğan'ın çok ileri gittiği yönünde sesini çıkarmaya başladı. Dolayısıyla herkes onun Erdoğan'a meydan okuyacağını umut ediyor çünkü Gül herkese hitap edebilecek ve Erdoğan'ı yenebilecek biri. Aslında Erdoğan'ın büyük korkusu da bu. Şu anda yaptıklarının tamamı, nüfusun yarısının kendisinin arkasında olduğundan emin olmadığı endişesinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla şimdi Gül'ü hedef almış durumda. Ama bence Gül'e beklemek Godot'yu beklemek demek. Nihayetinde aday olacak cesareti göstereceğini düşünmüyorum.


Erdoğan, gelecek yılki seçimler konusunda kendinden emin değil. Geçen yılki referandumu, kamuoyunda hemen hemen hiç tartışma olmaması, referanduma karşı olanların kendilerini ifade edememeleri ve medyada sürekli referandum yanlısı yayınlara rağmen resmi olarak kıl payı kazanabildi. Hatta aslında kaybettiği şeklinde iddialar var. Dolayısıyla şimdi çok çok endişeli. Geleceğinden, Gül'den, birinin çıkacağından endişe duyuyor. Politikalarına bu gözle bakmanız lazım.”


Günün Haberleri |  Diğer Haberler

Yazarlarımız

Haber Akışı

Vizyondakiler

İlçe Haberleri

İlçeye Tıklayarak Haberlere Ulaşabilsiniz.

Bugün En çok Okunanalar
Anketimize Katılın
Van'ın en önemli sorunu nedir
Ekonomi
Elektrik Sorunu
Huzur
Ulaşım Sorunu
Yönetim Sorunu
Sonuçları Gör
Bizi Takip Edenler