son dakika haberleri

Edremit'in ilk ulusal markası 'Göksel Tantuni' açıldı

Türkiye'nin kurumsal tek tantuni firması olan 40 yıllık bir geçmişe sahip 'Göksel Tantuni' Van İki Nisan şubesinin ardından kentin turizm ilçesi Edremit merkezde de şube açtı.

Bizi Facebook'dan takip edin
Bizi Twitter'dan takip edin
Edremit'in ilk ulusal markası 'Göksel Tantuni' açıldı
Haber Yorumları

    Haber Tarihi : 06.07.2019  14:11:00 eklendi.

Edremit'teki şubede Tantuni'nin yanı sıra ızgara, cafe, nargile, lokma tatlısı gibi seçenekleri de kompleks bir şekilde içinde barındıran işletme,  kurumsal bir markayı kente kazandırmanın mutluluğunu yaşıyor.  Göksel Tantuni  işletme sahipleri, yıllardır iş adamı kimlikleriyle de bilinen, farklı sektörlerde bir çok başarıya imza atan Veysel Ürüm ve Zeki  Özköseoğlu ile 'Göksel Tantuni'nin Van'a geliş hikayesini konuştuk.  İlk olarak işletme ortaklarından Veysel Ürüm'den Göksel Tantuni'yi dinliyoruz.

 

 

 

-Veysel Bey neden tantuni, fikir nasıl oluştu, kısaca anlatabilir misiniz?

 

Biz işimiz gereği bir çok yere gittik, farklı şehirleri gezdik. Hoşumuza giden tatların, lezzetlerin kendi memleketimizde de olmasını istedik.  Bu anlamda da olumlu tepkiler aldık. Van'da kurumsal anlamda tantuni yapan bir yer yoktu. Tantuni satan arkadaşlarımız, meslektaşlarımız var ama kurumsal anlamda bu işi yapan hiç bir firma yoktu. Türkiye genelinde de zaten genel merkezi olan, özel et kesimhanesi olan tek firma var o da Göksel Tantuni. Bu işletmeyi açalı 5 ay oldu. Zeki Beyle ortak bu işe girdik tabi ortaklıktan ziyade benim eniştem, akrabayız. Biz 4-5 yıl öncesinden bu markayı Van'a getirmek istiyorduk. İki Nisan caddesi haliyle güzel bir lokasyon olmaya başlayınca biz bu işi yapmaya karar verdik. Bu kararı da 1 hafta gibi çok kısa bir sürede aldık. Birçok müşterimiz geldi, tantunimizden tattı ve 'iyi ki bu işletmeyi açmışsınız' dedi.

 

 

-Peki bu işletmeyi açarken çekinmediniz mi? Riskli bulmadınız mı? Malum ekonomi olarak zor bir süreçten geçiyor ülke

 

Biz ticaret yapıyoruz. Onlarca farklı sektörde işimiz var. Ticaretin yüzde 90'nı risktir. Biz de bu riskleri tecrübemizle, dostlarımızla, arkadaşlarımızla minimize etmişiz. Sosyal medyadan takip edenler bilirler. Her gün olmazsa bile iki üç günde bir devlet büyüğü, bir amir, bir müdür, bürokrat, iş adamları ve birçok kesimden insan bizim misafirimiz oluyor. Gelen kişiler şubemizin özelliğini ve mimarisini görünce çok mutlu oluyorlar. Biz kendimize güveniyoruz, sevenlerimize inanıyoruz. Daha da güzel olacağına kanaat getiriyoruz. Edremit'te ikinci şubemizi açtık, belki de üçüncü şubemizi açacağız. Tantuni ustalarımız Mersin'den geldi, personelimiz de gerekli eğitimlerden geçti. Personel anlamında ise sıkıntı yaşamadık, yaşamayız da çünkü gerekli tedbirleri aldık. Buraya gelecek firmaların da sıkıntı yaşayacağını sanmıyorum.

 

 

 

 

 

- Göksel Tantuni fikri hayat bulunca yani somut bir şeyler ortaya çıkınca ilk etapta tepkiler nasıl oldu?

 

Biz memleketin bir tüccarı olarak Zeki Beyle beraber istiyoruz ki yanımızda çalışan mesai arkadaşlarımızın sayısı artsın, bu bize gurur verir. Çok yoğun bir iş hayatım olduğundan dolayı Türkiye'nin neresinde ne var, nerenin neyi meşhur, nerede güzel yemek yenir, nerede kalınır. Bunları çok iyi bilen birisi olarak 5 yıl içerisinde bunların gözlemini yapmıştım. Ama Van'a geldiğimizde Göksel Tantuni'yi açacağız dediğimizde bilgi sahibi olup buna cevap veren vardı bir de iş olsun, söz olsun diye cevap veren vardı. Bunun ayrımını iş adamı olmamız hasebiyle yapabiliyorduk. Sadece dışarıdan gördüklerimizi uygulama noktasında çok mantıklı bir karar verdiğimizi görüyorum.

 

 

 

 

 

-Yani size gurme diyebilir miyiz?

Ben İstanbul'da zaten bu işi yapıyordum. Yaklaşık 15 yıldır gıda sektörünün içerisindeyim. Çok yoğun bir iş hayatım olduğundan Türkiye'yi dolaşma fırsatım oldu. Nerede ne meşhur, ne var. Hangi cafe iyi, hangi şehrin kahvaltısı güzel, hangi yerin içeceği iyi bunları biliyorum. Kendime göre bir gurme olduğumu iddia ediyorum. Bu sektörün yabancısı değilim, öyle olsaydım zaten başarıyı yakalamazdım ya.


 


-İki Nisan ve Edremit'teki şubelerde kaç kişi çalışıyor, bu şubelerin yatırım değeri ne kadar? Başka bir şube açmayı düşünür müsünüz?

 

Van'daki ve Edremit'teki şubeyi açarken hiç bir maliyetten kaçmadık. Maliyetler Bayındırlığın belirlediği tutarların yüzde 30 üstünde mal oldu bize. İki nisan şubemizde 25, Edremit'te 35 kişi çalışıyor. Biz bu sayıyı iki şubede minimum 50 de tutacağız. Tabi bu sayının artması için çaba harcayacağız. Şunu söyleyebilirim yıl sonuna kadar Göksel Tantuni şubelerinde 100 kişi çalışacak. İki şubenin bize maliyeti 3 milyon ama bu maliyetler öyle görünüyor ki artacak. Edremit şubemizde kumpir, waffle düşünüyoruz bunların alt yapısını oluşturmak ta bir maliyettir. Biz maliyetten kaçmıyoruz, kaliteden de ödün vermiyoruz, vermeyiz.

 

 

 

 

 

- Neden Edremit?

 

Edremit turizm bölgemiz, orada da böyle bir ihtiyaç vardı. Hemşehrilerimiz Edremit'ten Van'a cafelere geliyordu. Bizim Edremit'te açtığımız şubede hem cafe var hem de restaurant var. Biz bu konsepti Van'da uygulayan tek firmayız. Edremit'teki işletmemiz çok kompleks bir yapı. İşletmemizde ızgara var, cafe var, nargile, lokma tatlısı da sütlü tatlılar da olacak. Bizim müthiş bir ortamımız var. Bunu söylerken de kulağımıza hoş geliyor diye değil, müşterilerimizin bize söylediklerini size iletiyoruz. Dostlarımızla istişare ediyoruz belki sabah kahvaltısı bırakacağız. Bütün bunları da yaparken asla kaliteden ödün vermeyeceğiz. Müşterilerimize sadece müşteri gözü ile bakmıyoruz. Onlar bizim arkadaşlarımız, dostlarımızdır.

 

 

 

- İnsanlarımız Göksel Tantuni'ye rahatlıkla gelebilirler mi? Fiyat konusunda nasıl bir politikanız var, burada fiyatlar uygun mu?

 

Buradaki fiyatları kendimize göre belirlemiyoruz. Bu fiyatlar genel merkezimizin belirlemiş olduğu fiyatlardır. Yalnız genel merkezde sadece tantuni satan firmalarla değil yemek sektöründe olan bütün firmaların fiyat politikalarını göz önüne alır ve bir fiyat belirler. Örneğin; bir tantuni yediğiniz zaman o tantuni'nin maliyetinden daha fazla meze, salata sunuyoruz. Çalışan sayımız farklı, temizliğimiz, hijyenimiz farklı. Bu saydığımız hususlar olunca ister istemez fiyat piyasaya göre bir tık oynama yapılabiliyor. Açıkçası ucuz olsun ama ne olursa olsun diyen bir insan bize gelmesin, bizim müşterimiz olmasın. Burada da yanlış bir şey söylemiyoruz. Çünkü bu sağlıkla ilgili bir şeydir. Bizim müşterimizin tamamı yediği şeyin hesabını bizden sorabilir. Yani kendimiz yemediğimiz şeyi sattırmıyoruz.

 

 

 

 

 

 

Röportajımızın ikinci bölümünde ise sözü işletme ortağı aynı zamanda Van Ticaret ve Sanayi Odası (VAN TSO) meclis üyesi Zeki Özköseoğlu'na bırakıyoruz. Bu bölümde iş adamı Zeki Özköseoğlu, Van'ın sorunlarını, ekonomik gidişatını, gıda sektörünü kısaca konuştuk.

 

 

 

-Zeki Bey İki Nisan caddesinde bir çok işletme var. Sizde burada işletmenizi açtınız. Burada acaba piyasada tutunur muyum kaygısı olmadı mı?

 

Biz rekabetin olumlu bir şey olduğuna inanıyoruz. Evet İki Nisan caddesinde onlarca yemek satan işletme var ve biz bunun çoğalmasını isteriz. Çünkü herkes rızkını yer. Çeşitlilik her zaman büyük bir potansiyeldir. İki Nisan caddesi gibi bir kaç tane farklı lokasyon olsun, bunun için çalışmalar yapılsın istiyoruz.

 

 

 

 

 

 

-Size de aynı  soruyu sormak isterim Neden Edremit?

 

Biz şöyle bir sorumluluk hissettik. Ulusal bir markayı Van'a veya ilçelerine getireceğiz.  Göksel Tantuni Van merkezde şube açtı. Evet, merkezde ulusal birçok şube var ama Van'ın göz bebeği Edremit'ti ulusal bir marka yoktu biz de  bunu Edremit'te başlattık. Edremit'te yapılar vardı ama biz gittik oraya tek başına müstakil bir işletme yaptık. Biz bu sorumluluğu Edremit'te yerine getirdik. Biz Van'ın gelişmesi ile ilgili konularda elimizi seve seve taşın altına koyarız. Bunu diğer esnafların da yapmasını isteriz.

 

 

 

 

-Gıda sektörü nasıl daha fazla canlanır, gelişir sizce?

 

Gıda sektörü canlı olarak bizim zaruri ihtiyacımızdır. Yani bütün canlılar olarak beslenmeye ihtiyacımız var. Bilen insan ile yol gidildiğinde bu sektörün kalitesi de artar.

 

 

 

-Zeki Bey yıllardır iş dünyasındasınız. Olumlu, olumsuz bir çok şeye şahit oluyorsunuz. Van'ın özellikle dışarıdaki imajı nasıl? Nasıl bir ortam hayal ediyorsunuz Van'da

 

Van'ın imajı kötü değil. Siyasi anlamda korkulacak hiç bir tarafı yok. Huzur da huzursuzluk da bizim elimizde. Bu memleket bizim memleketimiz, kim bu memleket için taş üstüne taş koyuyorsa başımızın üstünde yeri vardır. Biz bütün esnaflarımıza bunu diyoruz. Birlik olalım. Kulaktan dolma bilgilerle farklı sektörlere yönelmeyelim. Burada önemli olan Van'da yaşayan insanların birbirine destek vermesi, her anlamda birbirinin yanında olması. Ben bir tüccar olarak Van'da birliktelik göremiyorum. Asırlar öncesinden, ata sözlerinden birlikten güç doğar demişler biz bunu biliyoruz ama bunun uygulayamıyoruz.

 

 

 

 

 

- Biliyorsunuz turizm sloganıyla bölgemizde ön plana çıkan bir kentiz. Sizce kent turizmi bu anlamda hangi noktada? Van'ı daha çok ön plana çıkarmak için ne yapmalıyız?

 

Mardin'e, Diyarbakır'a, Gaziantep'e, Mersin'e gittiğimde gelen tur sayısını görüyorum. Biz bu konuda, tur konusunda maalesef geri kalmışız. Memleketimiz Türkiye'ye tanıtmak zorundayız. Festivaller olsun, konserler olsun, Van daha çok tanıtılsın. Hala Van'ı bilmeyenler var. Van halkının ne kadar misafirperver, modern olduğunu bilmeyen var. Ama gururla ifade ediyorum ki biz Türkiye'de bu konuda çok iyi bir yerdeyiz. Bizim birçok ilden eksiğimiz yok, fazlamız var. Ama bu güzellikleri insanlarımıza tanıtmamız gerekiyor. Sonrasında İranlı, Iraklı, Rus herkes gelsin. Mesela Antalya'yı belki dünyada bilmeyen yoktur. Bu nasıl oldu. İlin iş adamlarıyla siyasetçileriyle, yatırımlarla, gösterilen özenle oluştu.

 

 

 

-Özellikle bu zorlu süreçte kentin iş adamlarının üzerine düşen görevler nelerdir?

İş adamları olarak daha çok bir araya gelelim. Ben hala 4-5 işadamının ortak olarak kurduğu büyük bir işletme görmedim. O anlamda büyük bir fabrika göremedim. Bunlar kimin eksikliği bence herkes bu konuları tartışmalıdır. Van, çok iyi bir noktaya gelebilir ama bunun için birliktelik lazım. Biz bunu oluşturamıyoruz maalesef. Hep yadırgama ve eleştirme üzerine bir üslup belirliyoruz, bu yanlıştır. STK'lar arasındaki  kavganın, gürültünün, kopukluğun bitmesi lazım. Bizim kendimizden sonraki nesile karşı sorumluluğumuz var, bu sorumluluğu nasıl en iyi şekilde yerine getireceğiz bunu düşünmemiz lazım. Örneğin: Özel günlerin birleştirdiği STK toplantıları olmazsa ben daha 2-3 STK başkanının bir arada yemek yediğini, bir şeyleri olumlu yönde istişare ettiğini görmemişim. Bizim bunları aşmamız lazım. Devir memleketimize katkı sunma devridir

 

 

 

 

-Van ile ilgili en son ne demek istersiniz?

Van modern, kültürel anlamda ileri bir şehirdir. Van, turizmin gözdesidir. Turizme yapılacak yatırımlar, şehrimizi tanıtmaya yönelik yapılacak hizmetler arttığında Van, Türkiye'nin büyük illerindendir. Van geçmişi ile görseli ile tarihi ve turistik yerleriyle dünyaya kazandırılması gereken bir ildir.


Edremit |  Diğer Haberler

Yazarlarımız

Haber Akışı

Vizyondakiler

İlçe Haberleri

İlçeye Tıklayarak Haberlere Ulaşabilsiniz.

Bugün En çok Okunanalar
Anketimize Katılın
Van'ın en önemli sorunu nedir
Ekonomi
Elektrik Sorunu
Huzur
Ulaşım Sorunu
Yönetim Sorunu
Sonuçları Gör
Bizi Takip Edenler