son dakika haberleri

Bakan Soylu: 'Çözüm süreci diyenler PKK ile kol kola'

TGRT Haber'e özel açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 'Çözüm süreci diyenler PKK ile kol kola' dedi.

Bizi Facebook'dan takip edin
Bizi Twitter'dan takip edin
Bakan Soylu: 'Çözüm süreci diyenler PKK ile kol kola'
Haber Yorumları

    Haber Tarihi : 17.05.2019  01:10:00 eklendi.

 TGRT Haber özel yayınına katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 

İşte Bakan Soylu'nun açıklamalarından satırbaşları…

İçişleri Bakanı Soylu: “Oradaki kişinin Mahmut Tanal'la bağlantısı var”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, TGRT Haber özel yayınında TBMM'de yakalanan DHKP-C'li teröristlerle ilgili açıklamalarda bulunarak, “Oradaki kişinin daha önce Mahmut Tanal'la bir bağlantısı var, olabilir milletvekilidir çağırmış olabilir. Çocuğun telefonunda Mahmut Tanal'ın telefonu aranmış. Başka milletvekilleri de aranmış. Ama aranabilir” dedi.


İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “TBMM'deki hadise iki türlü yorumlanabilir, bir oradaki kişinin daha önce Mahmut Tanal'la bir bağlantısı var, olabilir milletvekilidir çağırmış olabilir. Çocuğun telefonunda Mahmut Tanal'ın telefonu aranmış. Başka milletvekilleri de aranmış. Ama aranabilir, oradaki bir kişinin telefonundan milletvekilinin telefonu aranabilir. Burada esas dikkat edilmesi gereken legal yapılanmalar üzerinden bunları gerçekleştirmeye çalışırlar, sürekli. Nuriye Gülmen meselesinde olduğu gibi, katı bir örgüttür DHKP-C, açlık grevi yapan akademisyenlerden bahsediyorum. Talimatlarından vazgeçmez” dedi. 


“Bütün bu süreçte DHKP-C ciddi bir çöküntüye uğradı” 

Meclisin güvenliğine yönelik tedbirleri aldıklarını söyleyen Bakan Soylu, “Esas biz onlara ilk darbeyi Nuriye Gülmen ve Semih Özakça meselesinde vurduk. DHKP-C tarihinde ilk kez açlık grevi yapanlar burada ciddi şekilde yıkıma uğradılar. Devletin geri adım atmaması söz konusu oldu. Bütün bu süreçte DHKP-C ciddi bir çöküntüye uğradı. Bu eylem iki türlü yorumlanabilir, bir arkadaşlar şu anda sorgularını gerçekleştiriyorlar. Örgüt talimat vermedikçe konuşmazlar. Bu çok belirgin bir özelliktir. Eğer soruşturmalardan bir şey çıkarsa savcı Selim Kiraz benzeri bir şey yapabilirlerdi. İçeriye girmesi kolay bir iş değil. Bazen Allah her zaman getirir de adamın aklına bir şeyler getirir. İçişleri Bakanlığıyla meclis karşı karşıya. Benim meclis güvenliğiyle ilgili bir sorunum oldu. Meclis özerk bir yapı olarak değerlendiriliyor. İsmail Kahraman'a burada çok teşekkür etmek gerekir. Meclisle ilgili biz geniş kapsamlı güvenlik kapsamı hazırladık. Ben ürküyorum, meclisten, çünkü TBMM karşımızda duruyor, bir İçişleri Bakanına şunu sorarlar. Bütün grup başkanvekilleriyle yaptığım toplantıda söyledim, ‘Kardeşim sen karşındaki meclisi koruyamıyorsun, Türkiye ile ilgili nasıl bir güvenlik oluşturacaksın' biz meclise güvenlik önerimizi sunduk. Çevre duvarları dahil olmak üzere neler yapılması lazım. Sınırlarımızla ilgili genel tedbirler alan bir devlet adamıyız. Tüm tedbirleri alan, genel bütün bunların içerisinde dışarıdan içeriye birisinin gelmesini de düşünmek zorundayım. Milletvekiline yapılacak saldırıyı düşünmek zorundayım. Demokrasinin en önemli meclisi olan meclisinin karakterinin ortadan kalkmamasını korumak zorundayım. İyi çalışıldı tek tek bütün maddeler ortaya koyuldu. Girişinde bütün odalar kadar, başka bir tehlike var, o da şu, cumhurbaşkanı da artık meclise gelmeye başladı” diye konuştu.


“1 hafta 10 gündür Türkiye ile ilgili ciddi bir tehditle uğraşıyoruz” 

TBMM'de yakalanan teröristlerin yakalanma sürecini anlatan Bakan Soylu, “O dönem içerisinde burada genel tedbirleri aldık. O tedbirler çerçevesinde burada arkadaşlar iki kişi geliyor, ilk önce birisi girmek istiyor, onu yasaklı diye sokmuyorlar. Daha sonra onun GBT'sine de bakıyorlar. Ötekisi gidiyor, onun aranması da yok. Netice de görüşmelerini yapıyor ve dışarıda bir saat kadar birlikte oluyor. Tekrar girmek isteyince burada arbede kopuyor. İlgili o düzenek görülüyor. Bomba süsü verilmiş, bir eylem planlayabilirler, bu bomba diye sunabilirler. Bu terör örgütleri bu tip eylemlerle taban kazanmaya çalışıyorlar. Arkadaşlarımızın dikkati, gayreti, özellikle biz son 1 hafta 10 gündür başka bir tehditle uğraşıyoruz. Burada söyleyemem. Türkiye ile ilgili ciddi bir tehditle uğraşıyoruz. Epey bir mesafe aldık, ciddi bir tehditle ve son dönemlerde coğrafyayla ilgili bir tehditle onun için herkes alarm vaziyette, İstanbul, Ankara her taraf ciddi bir alarm vaziyette. Zannediyorum, o alarm vaziyeti de, TBMM bu konuda çok yetkin olmak zorunda, bu konuda çok dikkatli ve iyi bir iş çıkardılar” şeklinde konuştu.


“Ben söyleyemiyorken, Mahmut Tanal'ın ‘Esas hedef bendim' diye değerlendirme yapması boş bir kelamdır” 

Mahmut Tanal'ın yaptığı açıklamaya ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Soylu, “Bu güvenlik meselesi, kimseyi fokuslamak, odaklamak doğru olur, ne de artı çıkartmak doğru olur. Ben bunu söylemiyorken, Mahmut Tanal'ın bunu söylemesi boş bir kelamdır. Buna saf bir şekilde bakarsan, milletvekili herkesle görüşebilir. İki başka türlü bakarsan, bunlar kullanmaya açık olan adamlar ararlar, buna aitte kendilerine hedef gösterirler. Orada bu işle ilgilenen insanlar var. DHKP-C ile irtibatta olanlar var, son zamanlarda azaldığını söyleyebilirim. Burada hedef bendim dediğiniz zaman DHKP-C eylem biçimine benzer, nede bizim anlayabildiğimiz bir durum söz konusu. Sadece popilist bir görüş oluşturmak için değerlendirilmiş. Kimsenin haberi olmuyor, Türkiye'de onlarca eylem engelleniyor. Polisin eksikliği var falan deniyor. İstanbul il başkanı biz onları takip ediyoruz, merak etmeyin diyorlar, hakikaten anlamakta zorlanıyor. Bu güvenlik güçlerine şaşı bakış, Türk Polis Teşkilatına bu konuda teşekkür ediyorum, denmesi gerekirken, meseleyi bu tarafa saptırmayı ben ucuzculuk olarak görüyorum” ifadelerini kullandı.  




'Özellikle son 1 hafta 10 gündür Türkiye ile ilgili ciddi bir tehditle uğraşıyoruz'

-Herkes İstanbul ve Ankara'da tüm Türkiye'de arkadaşlarımız alarm vaziyetindeler. Çok dikkatli ve önemli bir iş çıkardılar. Bu tehditi burada söyleyemiyorum ama ciddi bir tehdit.


-Türkiye'de onlarca saldırı engelleniyor çoğundan kimsenin haberi olmuyor. Türkiye'nin güvenlik kuvvetlerine teşekkür etmek gerekirken şaşı bakışı biraz ucuzculuk olarak görüyorum. 


Ankara-Çubuk'ta şehit cenazesinde gerçekleşen Kılıçdaroğlu'na saldırı

-Kılıçdaroğlu'na saldırıda dışardan gelenler var denildi, bir kişi gösterin dışardan gelen. Dışardan gelen bir kişi bile yok gelen. Kılıçdaroğlu'nun koruma amirinin koruma kursu yoktu. Bunları biz şimdi kursa aldık eğitimsizdi. Polis amirine 'koruma' dedikten sonra esas sorumluluk koruma amirine düşer. Kritik duruma göre önlem ve ilgili kişilere ulaşması gereken kendisidir. Kılıçdaroğlu saldırısı hakkında soruşturma da devam ediyor. 


- "Kılıçdaroğlu'nun koruma amirinin, koruma kursu yok. Pazartesi koruma kursuna alıyoruz onu"


-''Kılıçdaroğlu'nun yapmış olduğu Adalet Yürüyüşü'nde o zaman Tekin Bingöl'le iyi bir irtibat kuruldu.

O yürüyüş sırasında çok ciddi ve net bir eylem de engellendi''


İstanbul'daki seçim tekrarı

Seçimi iktidar yönetmez, böyle yanlış bir değerlendirme var. Bu, CHP'nin uzun süredir ortaya sürdüğü bir değerlendirmedir. Her seçimde bunu söylerler.


Bu seçim hariç, CHP her girdiği seçimde seçim öncesi ve sonrasında 'hırsızlık var' der. Bilgisayar hileleri, uçucu mürekkepler böyle aklımıza bile gelmeyecek saçma sapan bahaneler üretiyorlar. Bir tek bu seçimde birşey söylemediler. Halk evleri seferber olurdu, oy ve ötesi seferber olurdu, bir de kendileri olurdu bu seçim de bunlar olmadı. İstanbul seçimi için düzeltilen seçim kurulu başkanları eski alışkanlıklarıyla kaymakamın verdiği listeyi aldılar. TV'de bunların avukatları seçim kurulu hakkında çıkıp yalan yanlış konuşuyorlar bu da doğru değil.


OYLARI ÇALAN SANDIK BAŞKANLARI

YSK'nın son kararı olsa partilere seçim kurulu başkanlarını verecek olsaydı bugün bunları konuşuyor olmazdık. Yalnız bunların isimlerini verseydi FETÖ bağlantısı olup olmadığını verirdik. 230 bin memurun kaydını biz sarı zarflarla verdik. Burada bize sormadan hangi memurun nereye verildiğini hangi sandığa verildiğini bilemeyiz ki. 83 bin bal gibi oyu Binali Yıldırım'ın karşısında oy sıfır olarak yazılmış. İşte neden çalınmış diyorum onları. Bunu yapan sandık başkanları. Milletimin oylarını başka partilere yazmışlar. Bunu sandık kurulu başkanları dışında kimse yapamaz. Bu konuda tek hak iddia edemeyecek kurum CHP'dir. Bizim geçmişimizde oy hırsızlığı hiç olmadı. Sandık kurulu üyesinin başkanı sandık kurulu başkanıdır. 200 sandıklık hile yapılacak alan bulabilirler. CHP akrabası sandık başkanları var. Bu hile metodu bunlara net bir şekilde anlatılmış. Bu metotların hepsi kullanılmış. Oylar 27 bin 500 den 13 bin oya nasıl düşer? Farkı düşerse ikisinde de düşer. Sapma bunda \%1-2 olur. Geninde hile olanlar bunu yaparlar.  


Sandık görevlilerinin FETÖ ilişkisi

700 sandık görevlisi FETÖ ile ilişkili. Türkler tarih boyunca seçimde başarılıdır. Bu tip hileler hariç dış ülkelerden gelen gözlemciler gelip desinler ki siz başarısızsınız. İlçelerde ve muhtarlıklarda fark yok. Binali Bey'in hakkını yediler. Bunu İstanbul genelinde uyguladılar bilgisayar hilesi ile artı sandık kurulu başkanları ile bu iklimi oluşturdular. Kadıköy'de nasıl oylar kullanıldı ben endişe içindeyim mesela. 


Ekrem İmamoğlu'nun veri kopyalama talimatı

Bu bir sapkınlıktır ve hukuk katliamıdır. Ben istihbarat verilerini kopyalayayım İçişleri Bakanı olarak bu olur mu? CHP'nin yapmak istedikleri net. CHP'nin amacı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve milletten rövanş istiyorlar. Türkiye'de görünen ve görünmeyen darbeler vardır. 17-25 Aralık, 6-7 Ekim birer darbedir. O rövanşı almak isteyenler 17-25 Aralık zihniyetiyle bunu alacağız diyorlar. Bunu 15 Temmuz talimatını verenlere de söylüyorlar okyanus ötesine. İBB'nin sahibi değil yöneticisisin sen. 


Tevfik Göksu'nun 'Trabzon-Rum' açıklaması

Tevfik Göksu yerli bir açıklamaya imzaya atmıştır ben kendim altına imza atıyorum. Biz doğruları söylüyoruz. Burda oyun oynanıyor reaksiyon gösterin diyorlar. Ben kendime yanıyorum bu reaksiyonu gösteremediğim için. Göksu'nun açıklamaları çarpıtılıyor.


Teröristbaşı Öcalan'ın avukatlarıyla görüşmesi

Şunu net bir şekilde ifade etmem gerekir Türkiye terörle mücadele konusunda ciddi bir maliyet ödemiştir. Kürt kardeşlerimiz bu bedeli ödemiştir. Terör konusunda Türkiye tüm dünyanın ve güçlerinin her türlü desteğine rağmen tüm bu terör örgütlerinin bileğini bükmüştür. Dış dünyanın da kuşatmasıyla Türkiye karşı karşıya. Türkiye tüm dünyaya nasıl galip geldiğini göstermiştir. Şuan terörist sayısı 700'ün altında. Hareket ve finansal tüm faliyetlerine darbe indirildi. Teröristlerin hareket kabiliyeti sıfırlandı. Sakın sığınaklardan çıkmayın talimatları verildi çıkdıkları an 60 terörist etkisiz hale getirildi. DEAŞ da ve FETÖ'de hareketlilik söz konusu ve bu konuda arkadaşlarımız ciddi şekilde çalışıyor. 'Çözüm süreci' ile bize yüklenenler bu süreçte teröristlerle kol kola girenler. Doğu'da bu terörden kurtulan çocuklar sevinç içerisinde ben gidip görüyorum. Bu çocuklar kodlama eğitimi öğreniyorlar. Tam da bizim istediğimiz bu.


-PKK'dan kurtulan çocuklar seviniyor. 


Terörle ilişkili belediyeler

Kimseye terör üssü kurdurmayız. Kimseye dejavu imkanı vermeyiz. Arkadaşlar takip edip izliyorlar. Doğu ve Güneydoğu'da 39 belediyeyi AK Parti aldı. Benim beklentim bile bu kadar değildi. Doğu ve Güneydoğu'da Tayyip Erdoğan gerçeği var. Dönem dönem haksız şekilde üzerine gelseler de onun yürüyüşü onu bir şekilde oraya bütünleştiriyor. Sayın Cumhurbaşkanı'nın kayyum ısrarı oldu. Çünkü oradaki çocukların terörden kurtulmasını istedi oraya hizmet gitsin istedi. İşin sonucunda bu ısrarın doğru olduğunun sürecini gördük. Orada bir takım sıkıntılar yaşandı ama şimdi böyle bir şey orada söz konusu değil. Artık ceberrut bir devlet anlayışı yok. Ben kürt kardeşlerim hakkında ne söylemişim de eleştiriyorlar bu konuda beni? Bunlar rasyonel olmayan değerlendirmelerdir.


Suriye'den göç dalgası ve Türkiye'deki göçmenlerin durumu

300-400 bin göç beklentisi var. Türkiye'nin sınırı dışarında yerleri ayarladık oralara yerleştireceğiz bu göç edenleri. Bu kadar göçmeni alacak kapasiteye sahip değiliz artık. Göç konusunda çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Tüm gelenler Türkiye'de kayıtlı. 268 bin geçen yıl kaçak göçmen yakaladık ve yüzde 46'sını geri gönderdik. Böyle bir rakam yok. İstanbul'dan 25 bin daha göçmen göndereceğiz. Bunlar Afganistan ve Pakistan'a gönderiliyor gönderirken de içim acıyor açıkcası. Bu da bir Amerikan tezgahı oralarla aramız kötü olsun istemeyiz. 


Pasaport iptalleri meseleleri

Türkiye'de FETÖ ile bağlantılı olanlarla ilgili KHK ile kanun çıkardık. İhraç edilenlerle ilgili pasaport verilemez. Biz bu kararı bunlar yurt dışına çıkmasın diye almışız. Biz hukukumuzu korumak için bu kararı aldık. FETÖ'cüler kaçmasın diye kanun çıkardık. Bu KHK ile ihraç edilen Prof. Dr. Haluk Savaş'ın yeniden pasaport çıkartma talebi bize kadar geldi. Araştırmamız lazım bakmamız lazım tabiki bu durumlara. Fakat Prof. Dr. Haluk Asuman'a Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla pasaport verildi. İhraç edilenlerin pasaportları iptal edilir. Burda değişiklik yapıyoruz idari işlemle ilgili edilebilir diyoruz. Şimdi tüm tahkikler kalktı kalkmaya da devam ediyor. Bir tahkikin kalkmasından yeri gelir bakan gider yani. Burda artık bir suç görülmezse tahkik kaldırılır fakat rakam çok fazla olmaz.


Günün Haberleri |  Diğer Haberler

Yazarlarımız

Haber Akışı

Vizyondakiler

İlçe Haberleri

İlçeye Tıklayarak Haberlere Ulaşabilsiniz.

Bugün En çok Okunanalar
Anketimize Katılın
Van'ın en önemli sorunu nedir
Ekonomi
Elektrik Sorunu
Huzur
Ulaşım Sorunu
Yönetim Sorunu
Sonuçları Gör
Bizi Takip Edenler