Manşetleri / Kapat
BDP'de Yeni Dönem - Van Haberleri
BDP'de Yeni Dönem  - Van Haberleri
03.09.2012  11:19:00 eklendi.

Barış ve Demokrasi Partisi Van İl Başkanlığı 3'üncü Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gerçekleştirildi.

Yorum Yaz

 

Genel Kurul yapıldı

 

Kongreye katılan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, konuşmasında Başbakan Erdoğan´ı eleştirdi. Şemdinli´de yaşanan gelişmeleri değerlendiren Demirtaş, Şemdinli´de PKK´nin 45 gündür alan hakimiyeti yürüttüğünü belirterek, "Başbakan canlı yayında şunları da söylüyor, "Bunlar benim kaymakamımı kaçırıyor. Yolları kesiyor. İş adamlarını tehdit ediyor.

İlçe başkanlarını kaçırıyor." Ben deyince yalan bak sen söylüyorsun. Her tarafı bunlar tutmuş diyorsun. Ben diyorum ki Şemdinli´de bin alan hakimiyeti var, bana yalancı diyorsun ama sen diyorsun ki Urfa, Antep hariç her yerde alan hakimiyeti var PKK´nın. Bunu sen söylüyorsun.

Peki tüm yolları PKK kontrol ediyorsa. Bunu sen itiraf ediyorsan. Burada PKK´nin dışında kimse adım atamıyor diyorsan, seçimleri bile PKK belirliyor diyorsan o zaman ben yalancı olayım sen doğrucu ol. Ben 400 kilometre demiştim sen 20 ili içine kattın. Demek ki sende tablonun farkındasın." diye konuştu.

Kongrede gündem maddelerinin ardından tek liste ile yapılan seçimlerde Yakup Ataş BDP´nin Van İl Başkanlığı´na seçildi.


Van´da KCK operasyonları kapsamında gözaltına alınan ve tutuklanan BDP Van İl Eşbaşkanı Cüneyt Caniş ve parti yöneticilerinin koltuklarının boşalmasından dolayı BDP Van İl Başkanlığı Olağanüstü Kongreye gitti. 

Diren Düğün Salonu´nda düzenlenen Olağanüstü Kongreye BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP MYK üyesi Nimet Sezgin, BDP Van Milletvekili Özdal Üçer, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ile partililer katıldı. Sarı -Kırmızı-Yeşil balonlarla süslenen düğün salonunda tutuklanan Belediye Başkanı Bekir Kaya ve BDP İl Başkanı Cüneyt Caniş´in posterleri de asıldı. Kongrede ilk olarak Divan Kurulu belirlendi. Divanın oluşmasının ardından konuşmalar yapıldı.


Divan Başkanı seçilen BDP MYK Üyesi Nimet Sezgin yaptığı konuşmada baskıların hiçber zaman Kürt halkının mücadelesini engelleyemeyeceğini söyledi. Ardından söz alan BDP Eski İl Başkan Mihriban Şah ise bu güne kadar ellerinden geldiği kadar Van halkı için mücadele ettiklerini belirtti. Görevde oldukları süre içinde depremi yaşadıklarını ve depremin etkisinden kurtulmadan siyasi operasyonların başladığını söyleyen Şah, kongrenin ülkeye barış ve özgürlük getirmesi dileklerinde bulundu.


Belediye Başkan Vekili Sabri Abi ise Kürtlerin acılı bir süreçten geçtiğini dile getirerek, shalkın büyük bedellerle büyüttüğü özgürlük mücadelesinin AKP´nin inkan ve imha politikaları ile yok edilmeye çalışıldığını aktardı. Bekir Kaya´nın tutuklanmasının ardından birbirlerine daha iyi kenetlendiklerini söyleyen Abi, "Biz halka söz verdik hedeflerimize ulaşacağız. Bunun için elimizden geldiği kadar en iyiyi yapmaya çalışıyoruz. Biz halkımızın hizmetkarıyız. Bekir Kaya´ya yapılanları reddediyor ve şiddetle kınıyoruz." dedi.


BDP Van Milletvekili Özdal Üçer ise ülkede yıllardır Kürt sorununun konuşulduğunu söyleyrek, "Bu ülkede Kürt sorunu yoktur. Devlet sorunu vardır. Faşizm sorunu vardır. Birde Erdoğan sorunu vardır. Bizlerde bu sorunları çözmek için suradayız" diye konuştu.


"SURİYE İLE SAVAŞMAK İÇİN 4 MİLYAR DOLAR HARCANDI"

Son olarak kürsüye çıkan BDP EŞ Genel Başkanı Selahattin Demirtaş söz aldı. Konuşmasında Başbakan Erdoğan´ı sert sözlerle eleştiren Demirtaş, Van depreminin ardından devletin Van´a gereken yardımları yapmadığını da söyledi. Depremin ardından kentte siyasi operasyonların yapıldığını ve belediye başkanı ile il başkanlarının tutuklandığını söyleyen Demirtaş, "Depremin yaşandığı bir kentte depremin ardından tüm Türkiye´nin ortak olduğu bir seferberlik düzenlendi. İlk anda tüm Türkiye´den maddi ve manevi yardımlar çığ gibi yağmaya başladı. Van halkı yalnız olmadığını bir kez daha gördü.

Ama devletten de beklenen halkın yaptığı gibi yaraları sarmak ve halka gereken desteği vermektir. Ancak depremin üzerinden neredeyse 1 yıl geçecek hala kontlardan bir tanesi bile teslim edilmiş durumda değil. Kışı insanlar çadırlarda geçirdi. Bazı insanlar çadırlarda ısınmaya çalışırken yanarak can verdi. Bazı insanlarımız çadır bile bulamayarak brandaların altında hayata tutunmaya çalıştı. Bu kış çok sert geçti. Van´da bunlar yaşanırken onlar kalkıp Kilis´te, Hatay´da prefabrik konteynerkentler kurdular.

İnsanlar burada brandaların altında soğuktan korunmak için türlü yollar denerken, onlar mülteciler için konteynerkentler kurdular. Şu anda da bir çoğu halen boş. Onların hesabı mülteciler gelsin, sayı 50 - 100 bin olsun bunları bahane ederek Suriye´ye saldırmak. Bir çok insana para teklif ederek zorla getirmek istediler. Bu yollarla ancak18 bine yakın insan geldi.

Fakat Türkiye´nin vadettiği paraları alamayan mültecilerin bazıları geri döndü. Van halkı Van´da bu zulmü yaşarken, onlar siyasi hesaplarının peşindeydiler. Suriye´de katliamın yaşandığı günden bu yana Türkiye 2,5 milyar dolar reel harcama yapmıştır. Bu bilançoya çiftçinin, üreticinin, ihracatçının kaybı eklenmemiştir. Özgür Suriye Ordusu´na el altından aktarılan paralar eklenmemiştir. Bu paralarda dahil edilirse harcanan para 4 milyar dolardır.

Van ile kıyasladığımız zaman durumun vahameti ortaya çıkıyor. Bir ülke ile savaşmak için bu kadar para harcayacaksın, ancak derem yaşayan kente bu kadar ilgi göstermeyeceksin. Bunun adı ırkçılıktır.Deprem yaşayan bir kentin belediye başkanı tutuklanır mı? Depremin ardından kenti yeniden inşa ederek ayağa kaldıracak olan onlardır. Ancak siz Van´ın enkazından kendi zenginlerinizi çıkarıyorsunuz. Enkazdan servet çıkarıyorsunuz. Peki bunları yaparken, çalışmak isteyen belediye başkanından ne istiyorsunuz. Rant peşinde olmayan, servet peşinde olmayan ve tek amacı hizmet etmek olan belediye başkanlarından ne istiyorsunuz?


Tüm Türkiye´de olduğu gibi Van´da da eğitim, ekonomi, sağlık sorunları var. Hem de 100 kat daha fazla var. Ancak 100 kat fazla sorunun olduğu Van´a devlet 100 kat daha fazla ilgi gösteriyor mu? Erciş´te belediye AKP´li diye tüm işler ortak yürütülüyor. Ancak Van´da durum böyle değil. Tüm işler genel merkezden, sormadan danışmadan hallediliyor. Biz burada enkaz içinde bize gaz sıkılmasını unutmayacağız." dedi.


"PKK ŞEMDİNLİ´DE 45 GÜNDÜR ALAN HAKİMİYETİ SÜRDÜRÜYOR"

Şemdinli´de yaşanan olayları değerlendiren ve başbakan yaşanan gerçekleri gizlediğini söyleyen Demirtaş sözlerini şöyle sürdürdü, "Biz bu ülkede savaş var diyoruz. Çıkmışlar bu yalandır diyorlar. Bu yalansa her gün bu kadar cenaze, bu kadar tank, top niye. Gerçeği neden saklıyorsunuz. Savaşı gizleyerek neyi saklıyor ve amaçlıyorsun.  Savaşın boyutları bu aşamaya gelmiş gelin diyalog kanallarını açalım diyoruz. Onlar öyle bir tehlike yok diyorlar. Onların demeçleri karşısında ben insan olmaktan utanıyorum.

Nasıl savaşı sürdürme politikasını sürdürüyorsunuz. Başbakan talimat veriyor. BDP´nin haberlerini yazmayacaksınız, göstermeyeceksiniz, yazmayacaksınız diyor. Yazanları da işten attırıyor. Bu kadar pervasız bir şekilde panik havası ile faşizan bir ortam yaratılıyor.  Biz bu savaşı sonuna kadar sürdüreceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Siz ordu, ABD, AB, İsrail´in istihbari desteği ile savaşı sürdürdünüz. 3 ayda sorunu bitireceğiz dediniz.

Srilanka modeli gibi kandili dümdüz edeceğiz dediniz. Roboski´yi konuşmayın çünkü bizim mücadele elimizi zayıflatıyorsunuz dediniz. Herkesten destek aldınız. Bu kadar büyük bir destekle yürüttüğünüz savaştan bir fiyasko ile çıktınız, Bitireceğiz dediğiniz PKK Şemdinli´de 45 gündür alan hakimiyeti yürütüyor.


BEN 400 KM DEDİM BAŞBAKAN 20 İLİ İÇİNE KATTI

Ben bunları niye ısrarla söylüyorum. Savaş politikasından vazgeçin diye söylüyorum. Bu proje tutmuyor.  Yürüttüğünüz bu stratejik hamleler tutmuyor diyorum. Şimdi başbakan bana bunlar yalan söylüyor diyor. Bana yalan söylüyor diyen başbakan canlı yayında şunları da söylüyor, "Bunlar benim kaymakamımı kaçırıyor. Yolları kesiyor. İş adamlarını tehdit ediyor. İlçe başkanlarını kaçırıyor." Ben deyince yalan, bak sen söylüyorsun. PKK, her tarafı bunlar tutmuş diyorsun.

Ben diyorum ki Şemdinli´de bir alan hakimiyeti var, bana yalancı diyorsun ama sen diyorsun ki Urfa, Antep hariç her yerde alan hakimiyeti var PKK´nın. Bunu sen söylüyorsun. Peki tüm yolları PKK kontrol ediyorsa. Bunu sen itiraf ediyorsan. Burada PKK´nin dışında kimse adım atamıyor diyorsan, seçimleri bile PKK belirliyor diyorsan o zaman ben yalancı olayım sen doğrucu ol.

Ben 400 kilometre demiştim sen 20 ili içine kattın. Demek ki sende tablonun farkındasın. Dağı taşı bombalamakla, anadil ve ekonomi sorunu çözülmüyor. İnsanlarımız bir halk gibi özgürce yaşayalım diyor. Bu topraklarda birlikte eşit bir şekilde yaşayalım diyor. Ülke bölünsün demiyor. Birlikte yaşayalım diyor. Ama sen kabul etmiyorsun. Kürt halkı bu sorun bitti demeyene kadar bu sorun bitmiş olmayacak.


TÜRKİYE´DE TAYYİP ERDOĞAN SORUNU VAR

Türkiye´de Kürt sorunundan büyük bir Tayyip Erdoğan sorunu var. Bu AKP´nin de en büyük sorunu. Onanla yola çıkanlar yarı yolda kaldı.

 Suriye meselesinde Başbakan ve dışişleri bakanı kafa kafaya vererek ülkeyi savaşa sokmuştur. Tezkere olmadan, bakanlar kurulu bilgisi olmadan ülke savaşa sokulmuştur. Türkiye´de içerde savaş dışarda savaş yaşanıyor. Hangi politika ile bu savaşları bitireceksin."


Konuşmaların tamamlanmasının ardından diğer gündem maddeleri ile devam etti. Güm maddelerinin görüşülmesinin ardından yapılan seçimlerde Yakup Ataş BDP´nin Van İl Başkanlığı´na seçildi. /Cemal AŞAN






Paylaş : FacebookFacebook, GoogleGoogle, YahooYahoo, DiggDigg, Del.icio.usDel.icio.us, TwitterTwitter





Yapılan Yorumlar

YORUMLAR
Haberi

Arkadaşınıza Gönderin


Siyaset
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Gazetevan İhlas Haber Ajansı ve Doğan Haber Ajansına Abonesidir.
Yazılım ve Tasarım: VanWebTasarim